İçeriğe geç

Enfâl Suresi 35. Ayet

سورة الأنفال، الآية ٣٥

8:35 9. cüz 18. hizb Mushaf’ta 181. sayfa Medeni sure

8:35 ayetinin metni

وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ ۝٣٥

Okunuşu

wamā kāna ṣalātuhum ʿinda l-bayti illā mukāan wataṣdiyatan fadhūqū l-ʿadhāba bimā kuntum takfurūna

Meal

Onların Kâbe’deki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Öyleyse küfrünüzden dolayı tadın azabı!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enfâl Suresi’nin 35. ayeti (8:35) Medeni bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 181. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Enfâl Suresi 35. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

35. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Müşriklerin Mescid-i Haram'daki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Ey müşrikler! Allah'ı küfretmeniz ve resulünü yalanlamanız karşılığında Bedir savaşında öldürülerek ve esir alınarak haydi tadın azabı.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

35. Yüce Allah Beyt-i Haram’ı, orada dininin emirleri dosdoğru uygulansın ve yalnızca O’na ihlasla ibadet edilsin diye var etmiştir. Bu emri yerine getirenler ise mü’minlerdir. Bu Mescidden insanları alıkoyan şu müşriklere gelince, onların oradaki namazları -ki o ibadet türlerinin en büyüğüdür- sadece “ıslık çalmaktan ve el çırpmaktan” ibaretti. Bu ise kalplerinde Rablerini tazimden eser bulunmayan, O’nun haklarını tanımayan, en faziletli ve en şerefli o bölgenin saygınlığını bilmeyen cahil ve ahkamakların işidir. Onların oradaki dua ve namazları bu şekilde olursa ya diğer ibadetlerine ne … Devamını oku

Enfâl Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enfâl suresinin 34-40. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 181. sayfası).

  • Mescid-i Haram'dan alıkoymak büyük bir günah olup, bunu yapanlar ahiret azabından önce dünya azabını hak ederler.
  • Mescid-i Haram'ı imar etmek ve ona sahiplenmek bir şereftir. Bunu ancak Allah'ın takvalı kulları hak eder.
  • Ayetlerde kâfirlere uyarı vardır. Mallarını batıl yollarda harcamalarından kendilerine bir fayda gelmez. İleride onların başlarına üzüntü ve şiddetli pişmanlık gelecektir.
  • Kâfirlerin inadı devam etmesine rağmen Allah'ın onları iman ve tövbe etmeye çağırması açık bir davettir.
  • Allah, kimin Mevla'sı ve yardımcısı olduysa, o kimse için hiçbir korku yoktur. Allah kime de düşman olduysa, o kimse için asla izzet yoktur.

35. ayetin diğer mealleri

Onların Kâbe’deki namazları, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. Küfrünüzden dolayı azabı tadın!

Onların Beytullah yanındaki duaları da ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildir. (Ey kâfirler!) İnkâr etmekte olduğunuz şeylerden ötürü şimdi azabı tadın!

Kâbe huzurunda onların duaları ise ıslık çalıp el çırpmaktan başka birşey değildir. O halde inkârınızdan (ve nankörlüğünüzden) dolayı bu azabı tadın bakalım.

35. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā ve
  2. كَانَ kāna değildir ك و ن
  3. صَلَاتُهُمْ ṣalātuhum onların namazları ص ل و
  4. عِندَ ʿinda yanındaki ع ن د
  5. ٱلْبَيْتِ l-bayti Beyt(ullah) ب ي ت
  6. إِلَّا illā başka
  7. مُكَآءً mukāan ıslık çalmadan م ك و
  8. وَتَصْدِيَةً wataṣdiyatan ve el çırpmadan ص د ي
  9. فَذُوقُوا۟ fadhūqū O halde tadın ذ و ق
  10. ٱلْعَذَابَ l-ʿadhāba azabı ع ذ ب
  11. بِمَا bimā dolayı
  12. كُنتُمْ kuntum olmanızdan ك و ن
  13. تَكْفُرُونَ takfurūna inkar ediyor(lar) ك ف ر

35. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:106

    يَوْمَ تَبْيَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ٱسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْ أَكَفَرْتُم بَعْدَ إِيمَٰنِكُمْ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    Bir takım yüzlerin parladığı ve bir takım yüzlerin de karardığı o günde yüzleri kararanlara: İmanınızdan sonra kâfir mi oldunuz? Öyleyse, kâfir olduğunuz için tadın azabı (denir).

  • En’âm 6:30

    وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ وُقِفُوا۟ عَلَىٰ رَبِّهِمْ قَالَ أَلَيْسَ هَٰذَا بِٱلْحَقِّ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    Rablerinin huzurunda durduruldukları zaman, sen onları bir görsen: O vakit Allah onlara, bu yeniden dirilme olayı gerçek değil miymiş? diyecek, onlar da “Rabbimize andolsun ki, evet” diyeceklerdir (Allah): “Öyleyse inkâr etmekte olduğunuzdan dolayı tadın azabı!” diyecek.

  • Ahkâf 46:34

    وَيَوْمَ يُعْرَضُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ عَلَى ٱلنَّارِ أَلَيْسَ هَٰذَا بِٱلْحَقِّ قَالُوا۟ بَلَىٰ وَرَبِّنَا قَالَ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    Küfre sapanlar ateşe sunuldukları gün; “Bu gerçek değil miymiş?” denir. Onlar; “Evet! Rabbimize andolsun ki gerçekmiş.” derler. Allah; “Öyle ise küfretmekte olduklarınızdan dolayı azabı tadın!” der.

  • Yâsîn 36:64

    ٱصْلَوْهَا ٱلْيَوْمَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    Küfrünüz (İnkârınız) sebebiyle bugün girin oraya!

  • A’râf 7:39

    وَقَالَتْ أُولَىٰهُمْ لِأُخْرَىٰهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

    Öncekiler de, kendilerinden sonra gelenlere: “Sizin, bizden herhangi bir üstünlüğünüz yoktur. Siz de kazanmış olduklarınıza karşılık azabı tadın!” derler.

Enfâl Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

18 Ekim 2026 Pazar 7 جمادى الأولى 1448 هـ