21:54 ayetinin metni
قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ ٥٤
Okunuşu
qāla laqad kuntum antum waābāukum fī ḍalālin mubīnin
Meal
İbrahim: “Andolsun siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.” dedi.
سورة الأنبياء، الآية ٥٤
قَالَ لَقَدْ كُنتُمْ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ ٥٤
qāla laqad kuntum antum waābāukum fī ḍalālin mubīnin
İbrahim: “Andolsun siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.” dedi.
Enbiyâ Suresi’nin 54. ayeti (21:54) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 326. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
İbrahim onlara şöyle dedi: -Ey Tabi olanlar!- Andolsun ki siz ve atalarınız hak yoldan ayrılıp apaçık bir sapkınlığı takip eden kimselersiniz.
54. “Andolsun ki siz de atalarınız da apaçık bir sapıklığa düşmüşsünüz.” Sizin sapıklığınız, gâyet açık ve seçik bir şekilde ortadadır. Şirk koşmak ve tevhidi terk etmek sureti ile içine düşülen sapıklıktan daha ileri sapıklık ne olabilir ki? Bu şu demek oluyordu: Şirk koşmanıza dair ileri sürdüğünüz bu gerekçe, delil diye tutunulabilecek bir gerekçe değildir. Siz de onlar da herkes tarafından görülebilen apaçık bir sapıklık içerisindesiniz.
Enbiyâ suresinin 45-57. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 326. sayfası).
Hiç kuşkusuz siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorsunuz, dedi.
Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
İbrahim: "And olsun ki sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.