İçeriğe geç

Enbiyâ Suresi 39. Ayet

سورة الأنبياء، الآية ٣٩

21:39 17. cüz 33. hizb Mushaf’ta 325. sayfa Mekki sure

21:39 ayetinin metni

لَوْ يَعْلَمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ حِينَ لَا يَكُفُّونَ عَن وُجُوهِهِمُ ٱلنَّارَ وَلَا عَن ظُهُورِهِمْ وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ۝٣٩

Okunuşu

law yaʿlamu alladhīna kafarū ḥīna lā yakuffūna ʿan wujūhihimu l-nāra walā ʿan ẓuhūrihim walā hum yunṣarūna

Meal

O kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enbiyâ Suresi’nin 39. ayeti (21:39) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 325. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Enbiyâ Suresi 39. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

39. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Yeniden dirilmeyi inkâr eden o kâfirler yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacaklar. Ve azabı kendilerinden def etmek için bir yardımcı da bulamayacaklardır. Eğer bunu kesin olarak biliyor iseler niçin azap için aceleci davranıyorlar?

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

39. “O kâfirler, ateşi yüzlerinden de sırtlarından da savamayacakları ve kendilerine yardım da edilmeyeceği” başkalarının kendilerine yardım edemeyeceği gibi kendileri de başkalarına yardım edemeyecek ve başkalarının yardımını alamayacakları o “zaman” karşı karşıya kalacakları feci hallerini “bir bilselerdi!” Zira o vakit azap onları her bir yandan kuşatmış olacak, dört bir taraftan sarmış olacaktır.

Enbiyâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enbiyâ suresinin 36-44. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 325. sayfası).

  • Söz, fiil ya da işaret ile de olsa resuller ile alay edenlerin küfrü açıklanmıştır.
  • İnsanın tabiatında acelecilik vardır. Sabırlı olmak ise güzel ahlaktır.
  • Bir kimseyi Yüce Allah'ın azabından ancak Allah Teâlâ'nın kendisi korur.
  • Batılın sonu yok olmak, hakkın sonu ise var olmaktır.

39. ayetin diğer mealleri

O kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi.

O küfredenler, ne yüzlerini ve ne de sırtlarını ateşten koruyamayacakları ve kendilerine yardım da edilmeyeceği zamanı keşke bilselerdi.

Bu kâfirler ateşi yüzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı, bir bilseler!

39. ayet kelime kelime

  1. لَوْ law eğer
  2. يَعْلَمُ yaʿlamu bir bilselerdi ع ل م
  3. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  4. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(ler) ك ف ر
  5. حِينَ ḥīna zamanı ح ي ن
  6. لَا lā savamayacakları
  7. يَكُفُّونَ yakuffūna ك ف ف
  8. عَن ʿan yüzlerinden
  9. وُجُوهِهِمُ wujūhihimu و ج ه
  10. ٱلنَّارَ l-nāra ateşi ن و ر
  11. وَلَا walā ne de
  12. عَن ʿan sırtlarından
  13. ظُهُورِهِمْ ẓuhūrihim ظ ه ر
  14. وَلَا walā ve
  15. هُمْ hum onlara
  16. يُنصَرُونَ yunṣarūna yardım da olunmayacakları ن ص ر

39. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zümer 39:16

    لَهُم مِّن فَوْقِهِمْ ظُلَلٌ مِّنَ ٱلنَّارِ وَمِن تَحْتِهِمْ ظُلَلٌ ذَٰلِكَ يُخَوِّفُ ٱللَّهُ بِهِۦ عِبَادَهُۥ يَٰعِبَادِ فَٱتَّقُونِ

    Onların üstlerinde ateşten tabakalar, altlarında da tabakalar vardır. Allah, kullarını işte bununla korkutuyor. Ey kullarım! Benden sakının.

  • A’râf 7:41

    لَهُم مِّن جَهَنَّمَ مِهَادٌ وَمِن فَوْقِهِمْ غَوَاشٍ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلظَّٰلِمِينَ

    Onlara, Cehennem'de ateşten döşekler ve üstlerine de ateşten örtüler vardır. İşte biz, zalimleri böyle cezalandırırız.

  • İbrâhîm 14:50

    سَرَابِيلُهُم مِّن قَطِرَانٍ وَتَغْشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ

    Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir.

  • Ra’d 13:34

    لَّهُمْ عَذَابٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَقُّ وَمَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah’ın azabından koruyacak kimse de yoktur.

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ