Onlar, kendilerine kitap, hikmet ve nübüvvet verdiğimiz kimselerdir. Şimdi bunlar (Kureyşliler) onları inkâr edip, küfre sapıyorlarsa biz de yerlerine onları inkâr edip, küfre sapmayan bir topluluğu onlara vekil kılarız.
En’âm Suresi’nin 89. ayeti (6:89) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 138. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 89. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
89. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İşte zikredilen bu peygamberlere kitap, hikmet ve peygamberlik verdik. Eğer senin kavmin kendilerine verdiğimiz bu üç şeyden birini küfreder iseler, biz bunları küfredip inkâr etmeyen bir kavmi hazır hale getirdik. Bilakis onlar buna iman edip sımsıkı sarılmışlardır. Onlar muhacir, ensar ve kıyamete kadar onlara iyilikle tabi olanlardır.
88. “Bu” sözü geçen hidâyet, hidâyetinden başka doğru yol bulunmayan “Allah’ın hidâyetidir ki O, onunla kullarından dilediğini hidâyete erdirir.” O halde siz de ondan hidâyet isteyin. Çünkü O, sizi hidâyete iletmeyecek olursa O’ndan başka sizi hidâyete erdirecek kimse bulunmaz. İşte bu anılanlar da Allah’ın hidâyete iletmeyi dilediği kimseler arasındadır. Faraza “eğer onlar da şirk koşsalardı yaptıkları her şey boşa giderdi.” Çünkü şirk koşmak amelleri boşa çıkartır ve cehennemde ebedi kalmayı gerektirir. Bu seçkin ve en hayırlı kimseler bile -hâşâ- şirk koşacak olsalar, amelleri boşa … Devamını oku
Tevhidin faziletinden bir tanesi de özellikle ahirette insanların korku içinde oldukları zaman kul için emniyette olmasını garanti eder.
Ayetler geçmiş bütün peygamberlerin davetlerini kendi başarı ve güçleri ile değil sadece Allah Teâlâ'nın muvaffak kılması ile tebliğ ettiklerini ifade etmektedir.
Peygamberlerin emrettikleri şeriatlerin tafsilatları birbirinden farklıdır. Ancak her birinin Allah Teâlâ'nın birliğine/tevhide davet etmeleri ortaktır.
Özellikle tevhit ile ilgili aslî prensiplerinde peygamberleri örnek almak övülmeye layık bir yoldur.
89. ayetin diğer mealleri
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer (kâfirler) bunlara küfrederse, şüphesiz, onların yerlerine bunlara küfretmeyecek bir kavmi (Muhacir ve Ensar'ı), vekil kılarız.
İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar (kâfirler) bunları inkâr ederse şüphesiz yerlerine bunları inkâr etmeyecek bir toplum getiririz.
İşte onlar, kendilerine kitap, hüküm (hikmet ve hükümranlık) ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Bunlar, ona inanmayacak olurlarsa, yerlerine, onu tanımamazlık etmiyecek bir toplum getiririz.