qul lā ajidu fī mā ūḥiya ilayya muḥarraman ʿalā ṭāʿimin yaṭʿamuhu illā an yakūna maytatan aw daman masfūḥan aw laḥma khinzīrin fa-innahu rij'sun aw fis'qan uhilla lighayri l-lahi bihi famani uḍ'ṭurra ghayra bāghin walā ʿādin fa-inna rabbaka ghafūrun raḥīmun
Meal
De ki: “Bana vahyolunanlar arasında ölmüş hayvan eti, akıtılmış kan, bir pislik olan domuz eti veya bir günah olarak Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar dışında haram kılınan başka bir şey bulamıyorum.” Kim zaruret halinde, bunları arzulamadan ve zaruret miktarını aşmadan bunlardan yerse; şüphesiz Rabbin, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.
En’âm Suresi’nin 145. ayeti (6:145) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 147. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
En’âm Suresi 145. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
145. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul- de ki: "Allah’ın bana vahyettikleri arasında kesilmeden ölmüş hayvanlardan, akan kandan veya haram bir pislik olan domuz etinden veya putlar için kesilen hayvanlar gibi, Allah’ın adı haricinde başkası adına kesilen hayvanlar dışında haram olan bir şey bulamıyorum.” Kim zaruretten ötürü bu haramlardan, lezzet almak için değil de açlığının şiddetinden ötürü ve zaruret sınırını aşmadan yerse bunu yapmasından ötürü ona bir günah yoktur. -Ey Resul!- Şüphesiz Rabbin, mecbur kalmış bir kimsenin onlardan yemiş olması durumunda ona karşı çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
145. Yüce Allah müşrikleri, helâlleri haram kılmaları ve bunu Allah’a nispet etmeleri dolayısıyla yerip bu iddialarını çürüttükten sonra Rasûlüne, Allah’ın insanlara haram kıldığı şeyleri açıklamasını emretmekdedir ki böylelikle onlar, bunların dışında kalanların helâl olduğunu bilsinler. Artık bunların Allah tarafından haram kılındığını ileri sürenler, yalancıdırlar ve batıl bir iddiada bulunmaktadırlar. Çünkü haram kılmak, ancak Allah tarafından Rasûlü vasıtası ile olur. O da Rasûlüne şöyle demesini emretmiştir: “De ki: Bana vahyolunanlar arasında yiyen kimse için şunlardan başka haram … Devamını oku
Ayetlerde, ilmi meselelerde münazara yapmaya, teori ve kıyas metoduyla söz söylemeye bir delil vardır.
Vahiy ve ondan çıkarılan hükümler, helalleri ve haramları bilmenin tek yoludur.
Bir kimse vermekte olduğu fetvanın zannı galibine göre Allah'ı razı edecek bir fetva olduğunu görüp, bilmeden fetva verme görevine atılması zulümdür.
Zaruret halinde haram olan şeylerden yenmesine izin vermesi, Allah’ın kullarına olan rahmetindendir.
145. ayetin diğer mealleri
De ki: Bana vahyolunanlar içinde, bu (haram dediklerinizin), yemek isteyen kimseye haram kılındığını bulamıyorum. Ancak; ölü, akıtılmış kan, domuz eti ki (bunlar) pistir veya bir fısk olarak Allah'tan başkası adına kesilen hayvan olursa başka. (Bunlar haramdır) Kim zaruret içindeyse, arzulamadan ve zaruret miktarını aşmadan (bunlardan da yiyebilir.) Şüphesiz Rabbin, çokça bağışlayandır, çokça merhamet edendir.
De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti ki pisliğin kendisidir ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış birşey bulamıyorum. Başkasına zarar vermemek ve sınırı aşmamak üzere kim (bunlardan) yemek zorunda kalırsa bilsin ki Rabbin bağışlayan ve esirgeyendir.
De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz eti - ki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.
145. ayet kelime kelime
قُلqulde ki
لَّآlābulamıyorum
أَجِدُajidu
فِىfīşeyde
مَآmā
أُوحِىَūḥiyavahyolunan
إِلَىَّilayyabana
مُحَرَّمًاmuḥarramanbir haramlık
عَلَىٰʿalāüzerine
طَاعِمٍṭāʿiminyemek
يَطْعَمُهُۥٓyaṭʿamuhuyiyen kimse
إِلَّآillāancak hariçtir
أَنanolması
يَكُونَyakūna
مَيْتَةًmaytatanleş
أَوْawyahut
دَمًاdamankan
مَّسْفُوحًاmasfūḥanakıtılmış
أَوْawyahut
لَحْمَlaḥmaeti
خِنزِيرٍkhinzīrindomuz
فَإِنَّهُۥfa-innahupistir-ki şüphesiz
رِجْسٌrij'sunpistir
أَوْawya da
فِسْقًاfis'qanbir fısk
أُهِلَّuhillaboğazlanmış
لِغَيْرِlighayribaşkası adına
ٱللَّهِl-lahiAllah'tan
بِهِۦbihionun
فَمَنِfamaniama kim
ٱضْطُرَّuḍ'ṭurraçaresiz kalırsa (yiyebilir)
غَيْرَghayrasaldırmaksızın
بَاغٍbāghin
وَلَاwalāve
عَادٍʿādinsınırı aşmaksızın
فَإِنَّfa-innaçünkü
رَبَّكَrabbakaRabbin
غَفُورٌghafūrunbağışlayandır
رَّحِيمٌraḥīmunesirgeyendir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.
Allah size, ölmüş hayvanı-leşi, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı. Kim bu haram kılınan şeylerden yemeye mecbur kalırsa, helâl saymayarak, zarurî ihtiyaç sınırını aşmadan yiyebilir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah size, ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanları haram kıldı. Kim bunları yemeye mecbur kalırsa, taşkınlık etmemek, aşırı gitmemek şartıyla bunlardan yemesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -(ölmeden önce yetişip) kestikleriniz hariç- ve (ibadet olunan putlar) dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve (karar vermek için) kaseler (içine yap-yapma-boş yazıp bu şekilde karar vermeniz) ile kura çekmeniz size haram kılınmıştır. İşte bunları yapmak (Allah'a itaatten) çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (döneceğiniz hakkında) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha yönelme kasdı olmadan (bu yasaklanan hayvanlardan yiyebilir.) Allah, çokça bağışlayandır, çok merhamet edendir.