İçeriğe geç

En’âm Suresi 119. Ayet

سورة الأنعام، الآية ١١٩

6:119 8. cüz 15. hizb Mushaf’ta 143. sayfa Mekki sure

6:119 ayetinin metni

وَمَا لَكُمْ أَلَّا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلَّا مَا ٱضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَآئِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُعْتَدِينَ ۝١١٩

Okunuşu

wamā lakum allā takulū mimmā dhukira us'mu l-lahi ʿalayhi waqad faṣṣala lakum mā ḥarrama ʿalaykum illā mā uḍ'ṭurir'tum ilayhi wa-inna kathīran layuḍillūna bi-ahwāihim bighayri ʿil'min inna rabbaka huwa aʿlamu bil-muʿ'tadīna

Meal

Size ne oluyor da, Allah’ın ismi anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Oysa Allah, zorda kalmanız dışında, size haram olanları ayrıntılarıyla açıklamıştır. Doğrusu birçokları, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden saptırıyorlar. Şüphesiz Rabbin, haddi aşanları en iyi bilendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 119. ayeti (6:119) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 143. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 119. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

119. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Müminler! Sizleri üzerlerine Allah’ın adı zikredilerek kesilenleri yemenizden men eden nedir? Oysa Allah, zaruretle muhtaç olmanız dışında size haram kıldığı ve terk etmeniz gereken şeyleri açıkladı. Zaruret haram olan şeyleri mübah kılar. Şüphesiz müşriklerden birçoğu, cahilliklerinden kaynaklanan bozuk görüşleri sebebiyle kendilerine tabi olan kimseleri haktan uzaklaştırıyorlar. Çünkü Allah’ın onlara haram kıldığı leş ve bunun dışında kalan şeyleri helal kılıyorlar. Bahîra, Vasîle ve Hâmî ve diğer hususlardan Allah’ın helal kıldığı şeyleri de haram kılıyorlar. -Ey Resul!- Rabbin, Allah’ın hudutlarını çiğneyenleri, onun sınırlarını çiğnemelerinden ötürü elbette cezalandıracaktır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 118–119. ayetler

118-119. Yüce Allah mü’min kullarına imanlarının bir gereği olarak, eğer mü’min iseler üzerine Allah’ın adı anılan helâl kılınmış ehli ve diğer hayvanlardan yemelerini, bunları yemenin helâl olduğuna inanmalarını, cahiliye halkı gibi kendiliklerinden bir şeyler uydurarak ve şeytanların saptırmasına uyarak helâl olan birçok şeyi haram kılma yoluna gitmemelerini emretmektedir. Yüce Allah, mü’minin alametinin bu kötü ve yerilmiş âdet hususunda cahiliye mensuplarına muhalefet etmek olduğunu zikretmiştir. Çünkü cahiliyenin bu kötü adeti Allah’ın şeriatını değiştirmeyi içermektedir. Peki … Devamını oku

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 119-124. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 143. sayfası).

  • Eşyada ve yiyeceklerde asıl olan mübah/helal olmasıdır. Eğer şeriatta bir şey hakkında haram olduğuna dair herhangi bir nas gelmemişse, o şey mübah olarak kalmaya devam eder.
  • Din hakkında bilmediği şeyleri konuşan veyahut insanları hak veya batıl olduğunu bilmediği bir şeye davet eden herkes, bu durumda kendine ve insanlara haksızlık eden zalim bir kimse olur. Fetva vermek için yeterli ilmi olmadığı halde, fetva veren insanlar da aynı durumdadır.
  • Mümin bir kimsenin faydası sadece kendi nefsiyle sınırlı değildir. Bilakis diğer insanlara da faydası dokunur.

119. ayetin diğer mealleri

Size ne oluyor ki, Allah size zorda kalmanızın dışında, haram olanları genişçe açıklamışken ismi anılarak (kesilmiş) olanlardan yemiyorsunuz? Doğrusu bir çokları, heva ve heveslerine uyarak, bilmeden sapıtıyorlar. Şüphesiz Rabbin, ölçüyü aşanları en iyi bilendir.

  Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu birçok kimse, bilmeden, kendi heva ve hevesleriyle (fetva verip halkı) saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.

Size ne oluyor da Allah'ın adı anılarak kesilenlerden yemiyorsunuz? Halbuki O size, mecbur kalmanızın dışında haram olan şeyleri genişce açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilmeden keyiflerine uyarak insanları doğru yoldan saptırıyorlar. Muhakkak ki, Rabbin, sınırı aşanları çok iyi bilir.

119. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā ne oluyor ki?
  2. لَكُمْ lakum size
  3. أَلَّا allā yemiyorsunuz
  4. تَأْكُلُوا۟ takulū أ ك ل
  5. مِمَّا mimmā olanlardan
  6. ذُكِرَ dhukira anılmış ذ ك ر
  7. ٱسْمُ us'mu adı س م و
  8. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  9. عَلَيْهِ ʿalayhi üzerine
  10. وَقَدْ waqad ve muhakkak
  11. فَصَّلَ faṣṣala açıklamıştır ف ص ل
  12. لَكُم lakum size
  13. مَّا mā şeyleri
  14. حَرَّمَ ḥarrama haram kıldığı ح ر م
  15. عَلَيْكُمْ ʿalaykum size
  16. إِلَّا illā dışında
  17. مَا mā şeyleri
  18. ٱضْطُرِرْتُمْ uḍ'ṭurir'tum mecbur kaldıklarınız ض ر ر
  19. إِلَيْهِ ilayhi onlara
  20. وَإِنَّ wa-inna ve doğrusu
  21. كَثِيرًا kathīran birçokları ك ث ر
  22. لَّيُضِلُّونَ layuḍillūna şaşırtıyorlar ض ل ل
  23. بِأَهْوَآئِهِم bi-ahwāihim keyiflerine uyarak ه و ي
  24. بِغَيْرِ bighayri olmaksızın غ ي ر
  25. عِلْمٍ ʿil'min bir bilgileri ع ل م
  26. إِنَّ inna muhakkak ki
  27. رَبَّكَ rabbaka Rabbin ر ب ب
  28. هُوَ huwa O
  29. أَعْلَمُ aʿlamu çok iyi bilir ع ل م
  30. بِٱلْمُعْتَدِينَ bil-muʿ'tadīna sınırı aşanları ع د و

119. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • A’râf 7:33

    قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلْإِثْمَ وَٱلْبَغْىَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًا وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    De ki: “Rabbim ancak hayasızlıkları, onların açık olanını, gizli olanını; günahı, haksızca yapılan taşkınlıkları, hakkında hiçbir delil indirmemiş olduğu halde Allah’a şirk koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.”

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • En’âm 6:118

    فَكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَٰتِهِۦ مُؤْمِنِينَ

    Eğer ayetlerine iman eden kimseler iseniz artık üzerine Allah’ın ismi anılarak kesilmiş hayvanlardan yiyin!

  • Hicr 15:86

    إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

    Elbette Rabbin, her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.

  • En’âm 6:117

    إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ مَن يَضِلُّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    Doğrusu Rabbin, yolundan kimin saptığını daha iyi bilir. Hidayete ermiş olanları da en iyi O bilir.

  • Kalem 68:7

    إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir. Hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.

  • Necm 53:30

    ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    İşte onların erişebilecekleri ilim budur. Şüphesiz Rabbin, kimin yolundan saptığını en iyi bilendir. Kimin hidayet üzere olduğunu da en iyi bilen O’dur.

  • Nahl 16:125

    ٱدْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِٱلْحِكْمَةِ وَٱلْمَوْعِظَةِ ٱلْحَسَنَةِ وَجَٰدِلْهُم بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُهْتَدِينَ

    (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.

En’âm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ