İçeriğe geç

Câsiye Suresi 19. Ayet

سورة الجاثية، الآية ١٩

45:19 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 500. sayfa Mekki sure

45:19 ayetinin metni

إِنَّهُمْ لَن يُغْنُوا۟ عَنكَ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا وَإِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱللَّهُ وَلِىُّ ٱلْمُتَّقِينَ ۝١٩

Okunuşu

innahum lan yugh'nū ʿanka mina l-lahi shayan wa-inna l-ẓālimīna baʿḍuhum awliyāu baʿḍin wal-lahu waliyyu l-mutaqīna

Meal

Zira onlar Allah’tan gelecek bir şeyi senden savamazlar. Zalimler, birbirlerinin velisidir. Allah da takva sahiplerinin velisidir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Câsiye Suresi’nin 19. ayeti (45:19) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 500. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Câsiye Suresi 19. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

19. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Şüphesiz hakkı bilmeyenlerin hevâlarına uyarsan, Allah'tan gelecek herhangi bir azabı önleme hususunda, sana asla fayda sağlayamazlar. Şüphesiz bütün uluslar/dinler ve inançlar birbirlerine yardım edip Müminlere karşı destek olurlar. Yüce Allah ise emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan muttakilere yardım eder ve zafer bahşeder.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

19. “Çünkü onlar, Allah’a karşı sana hiçbir fayda sağlayamazlar.” Allah nezdinde bunların sana faydaları olmayacaktır. O bakımdan sen, onların hevâlarına uyacak olursan bil ki onlar, senin için bir fayda sağlayamayacaklar ve sana gelen bir kötülüğü de engelleyemeyeceklerdir. Esasında senin onlara uyman ve onları dost edinmen de uygun değildir. Çünkü onlar ve sen, birbirinizden çok farklısınız: “Şüphesiz zalimler birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise takvâ sahiplerinin dostudur.” Takvâları sebebi ile O’na itaat ederek amelde bulundukları için O da kendilerini karanlıklardan aydınlığa çıkartır.

Câsiye Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Câsiye suresinin 14-22. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 500. sayfası).

  • Yeryüzünde fesadı ortaya koymaz ve Allah'ın sınırlarını aşmaz ise zalimi affedip onu bağışlamak üstün bir ahlaktır. Zannı galipleriyle güzel bir son olacaksa Allah bunu (affetmeyi ve bağışlamayı) Müminlere emretmiştir.
  • Şeriata tabi olmanın farz olduğu ve insanların arzularına uymaktan uzaklaşılmanın gerekliliği beyan edilmiştir.
  • Müminler ve kâfirler sıfatlarda eşit olmadıkları gibi yapmış oldukları amellerinin karşılığını almakta da eşit olmazlar.
  • Allah gökleri ve yeri büyük ve açık bir hikmete uygun bir şekilde yarattı. Bunu meteryalist cahil ateistler bilmezler.

19. ayetin diğer mealleri

Zira onlar Allah’tan gelecek bir şeyi senden savamazlar. Zalimler, birbirlerinin velisidir. Allah da takva sahiplerinin velisidir.

Çünkü onlar, Allah'a karşı sana hiçbir fayda vermezler. Doğrusu zalimler birbirlerinin dostlarıdır; Allah da takvâ sahiplerinin dostudur.

Çünkü onlar Allah'tan gelecek hiçbir şeyi senden uzaklaştıramazlar. Şüphesiz zâlimler, birbirlerinin dostlarıdır. Allah ise müttakilerin dostudur.

19. ayet kelime kelime

  1. إِنَّهُمْ innahum çünkü onlar
  2. لَن lan asla
  3. يُغْنُوا۟ yugh'nū savamazlar غ ن ي
  4. عَنكَ ʿanka senden
  5. مِنَ mina Allahtan
  6. ٱللَّهِ l-lahi
  7. شَيْـًٔا shayan hiçbir şeyi ش ي أ
  8. وَإِنَّ wa-inna ve şüphesiz
  9. ٱلظَّٰلِمِينَ l-ẓālimīna zalimler ظ ل م
  10. بَعْضُهُمْ baʿḍuhum bir kısmı ب ع ض
  11. أَوْلِيَآءُ awliyāu velisidirler و ل ي
  12. بَعْضٍ baʿḍin diğerinin ب ع ض
  13. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah ise
  14. وَلِىُّ waliyyu velisidir و ل ي
  15. ٱلْمُتَّقِينَ l-mutaqīna muttakilerin و ق ي

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ