İçeriğe geç

Câsiye Suresi 10. Ayet

سورة الجاثية، الآية ١٠

45:10 25. cüz 50. hizb Mushaf’ta 499. sayfa Mekki sure

45:10 ayetinin metni

مِّن وَرَآئِهِمْ جَهَنَّمُ وَلَا يُغْنِى عَنْهُم مَّا كَسَبُوا۟ شَيْـًٔا وَلَا مَا ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ وَلَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ ۝١٠

Okunuşu

min warāihim jahannamu walā yugh'nī ʿanhum mā kasabū shayan walā mā ittakhadhū min dūni l-lahi awliyāa walahum ʿadhābun ʿaẓīmun

Meal

Önlerinden Cehennem (beklemektedir)! Kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Câsiye Suresi’nin 10. ayeti (45:10) Mekki bir surededir; 25. cüzde, Mushaf’ın 499. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Câsiye Suresi 10. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Önlerinde cehennem, onları ahirette beklemektedir. Onların kazanmış oldukları mallar, Allah'a karşı onlara hiçbir şey fayda vermez. Allah'tan başka ibadet ettikleri putlar onların üzerinden hiçbir şeyi kaldıramaz. Kıyamet gününde onlar için büyük bir azap vardır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 6–10. ayetler

6-10. Daha sonra Yüce Allah, bu âyetlerden yararlanıp yararlanmama açısından insanların iki kısma ayrıldığını bildirmektedir: Bir kısım, bu âyetleri delil olarak görürler, bunlar vasıtası ile tefekkür ederler ve onlardan faydalanırlar. Bunlarla yücelirler. Onlar Allah’a, meleklere, kitaplara ve âhiret gününe tam bir iman ile inanan ve bunlar vasıtası ile yakîn derecesinde inanca ulaşan kimselerdir. Böylelikle bunların akılları arınıp yücelmiş, bu âyetlerle bilgileri artmış, akılları ve ilimleri kemal derecesine doğru ilerlemiştir. Diğer bir kısım ise Allah’ın âyetlerini kendisine karşı … Devamını oku

Câsiye Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Câsiye suresinin 1-13. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 499. sayfası).

  • Yalan söylemek, günah işlemede ısrar etmek, kibirli olmak ve Yüce Allah'ın ayetleri ile alay etmek sapıkların sıfatlarıdır. Yüce Allah bu vasıflarla vasıflananları tehdit etmiştir.
  • Yüce Allah'ın nimetleri pek çoktur. Kâinatta bulunan şeyleri kullarının hizmetine sunması onlara bahşettiği bazı nimetlerindendir.
  • Bahşedilen nimetler, kullarına bu nimetleri sunan Yüce Allah'a karşı kulların şükretmesini gerektirmektedir.

10. ayetin diğer mealleri

Arkalarından cehennem (vardır)! kazandıkları hiçbir şey, Allah’ın dışında edindikleri evliyalar onlara fayda vermez. Onlar için büyük bir azap vardır.

Ötelerinde de cehennem vardır. Kazandıkları şeylerde, Allah'ı bırakıp edindikleri dostlar da onlara hiçbir fayda vermez. Büyük azap onlaradır.

Ötelerinde cehennem var. Ne kazandıkları şeyler, ne de Allah'tan başka edindikleri dostlar, kendilerinden hiçbir şeyi (azabı) kaldıramaz. Onlar için büyük bir azab vardır.

10. ayet kelime kelime

  1. مِّن min ötelerinden de
  2. وَرَآئِهِمْ warāihim و ر ي
  3. جَهَنَّمُ jahannamu cehennem
  4. وَلَا walā ve
  5. يُغْنِى yugh'nī bir yarar sağlamaz غ ن ي
  6. عَنْهُم ʿanhum kendilerine
  7. مَّا mā kazandıkları
  8. كَسَبُوا۟ kasabū ك س ب
  9. شَيْـًٔا shayan şeyler ش ي أ
  10. وَلَا walā ve (sağlamaz)
  11. مَا mā şeyler
  12. ٱتَّخَذُوا۟ ittakhadhū edindikleri أ خ ذ
  13. مِن min başka
  14. دُونِ dūni د و ن
  15. ٱللَّهِ l-lahi Allah'tan
  16. أَوْلِيَآءَ awliyāa veliler و ل ي
  17. وَلَهُمْ walahum ve onlar için vardır
  18. عَذَابٌ ʿadhābun bir azab ع ذ ب
  19. عَظِيمٌ ʿaẓīmun büyük ع ظ م

10. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ankebût 29:41

    مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلْعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتْ بَيْتًا وَإِنَّ أَوْهَنَ ٱلْبُيُوتِ لَبَيْتُ ٱلْعَنكَبُوتِ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    Allah’tan başka veliler edinenlerin durumu kendine yuva yapan örümceğin durumuna benzer. Evlerin en dayanıksızı ise şüphesiz örümcek evidir. Keşke bilselerdi!

  • Zümer 39:43

    أَمِ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُفَعَآءَ قُلْ أَوَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَمْلِكُونَ شَيْـًٔا وَلَا يَعْقِلُونَ

    Yoksa Allah’tan başka şefaatçiler mi edindiler? De ki: “Hiçbir şeye güçleri yetmese ve düşünemiyor olsalar da mı?”

  • Ahkâf 46:28

    فَلَوْلَا نَصَرَهُمُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ قُرْبَانًا ءَالِهَةًۢ بَلْ ضَلُّوا۟ عَنْهُمْ وَذَٰلِكَ إِفْكُهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    Allah'tan başka kendilerine yakınlık sağlamak için ilah edindikleri şeyler, kendilerine yardım etselerdi ya! Aksine onlardan uzaklaştılar. Çünkü o, onların uydurduğu kendi yalanlarıdır.

Câsiye Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ