Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe iman etmediği halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Artık onun durumu, üzerinde biraz toprak bulunan düz kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez.
Bakara Suresi’nin 264. ayeti (2:264) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 44. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 264. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
264. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey iman edenler! Allah'a iman edin ve onun resulüne tabi olun. Başa kakmak suretiyle eziyet ederek sadakalarınızın sevabını ifsat etmeyin. Böyle yapanların misali insanların onu görmesi ve övmesi için malını sarf eden kimseye benzer. O kimse kâfir bir kimsedir. Allah'a ve Kıyamet gününe iman etmez ve Kıyamet günündeki sevap ve cezaya da iman etmez. Bunun misali; üzerinde toprak bulunan kaygan bir kayaya benzer. Bu kayaya sağanak bir yağmur isabet ettiğinde onun üzerindeki toprağı alıp götürür ve böylece o kaya, üzerinde hiçbir şey olmayan bir kaya haline gelir. İşte riya yapanların amellerinin ve vermiş oldukları sadakaların sevaplarının gidişi de böyledir. Böyle kimseler için Allah katında amellerinden hiçbir şey kalmaz. Allah kâfirlere hidayet etmez. Onları rızasına, onlara fayda verecek olan amellere ve infak etmeye ulaştırmaz.
264-266. Allah, bu âyet-i kerimelerde (farklı tiplere dair) üç misal vermektedir: Kendi rızası için infak edip bu infakının akabinde başa kakma ve herhangi bir eziyet bulunmayan kişi, yaptığı infakın akabinde başa kakıp eziyet eden kişi ve bir de riyakârlık yapan kişi. Birincisinin infakı iman ve tam bir ihlâs ile verildiğinden dolayı makbuldür ve kat kat mükâfaat görecektir. Çünkü bu infak, “Allah’ın rızasını arayarak ve nefislerinden bir sebat ile” yapılmıştır. Yani bunlar cömertlikle, doğru ve samimi niyet üzere sebat eder halde infaklarını yaparlar. İşte böyle bir amelin misali “yüksek … Devamını oku
Allah'a iman ve yakin mertebeleri çok çeşitli olup, belli bir sınırı yoktur. Kulun, Allah'ın şeri ve kevnî ayetlerine her bakışında imanı ve yakini artar.
Allah Teâlâ'nın canlıları öldükten sonra tekrar diriltmesi O'nun kudretinin mükemmelliğine ve yüceliğinin tam oluşuna delildir.
Allah yolunda infak/harcama, amelleri boşa çıkaran eza vermek, başa kakmaktan uzak ve salih bir niyet ile birlikte yapılırsa fazileti çok büyüktür.
Kişinin, insanlara sunduğu en güzel şeylerden bir tanesi de güzel söz, güzel fiil ve affedicilik yani güzel ahlaklı olmasıdır.
264. ayetin diğer mealleri
Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde, insanlara gösteriş için malını harcayan adam gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Bunun durumu, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayaya benzer ki, şiddetli bir sağanak iner de onu kupkuru bırakır. Onlar, kazandıklarından bir şey elde edemezler. Allah inkarcı topluma yol göstermez.
Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin (gösteriş için sadaka verenin) durumu, üzerinde biraz toprak bulunan bir kayaya benzer ki, sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak bir kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah, kâfirleri doğru yola iletmez.
Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah'a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez.