Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın. Öldüren kişi, kardeşi (maktulün velisi) tarafından bağışlanmışsa artık ona örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da haddi aşan kimseye elem verici azap vardır.
Bakara Suresi’nin 178. ayeti (2:178) Medeni bir surededir; 2. cüzde, Mushaf’ın 27. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 178. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
178. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Bilerek ve düşmanca başkalarını öldürmesi halinde, katilin işlediği suçun misliyle cezalandırılması sizlere farz kılındı. Öldürülen hür kimseye karşılık hür kimse, köleye karşılık köle, kadına karşılık da kadın öldürülür. Maktul ölmeden önce veya maktulün velisi diyet karşılığında -diyet katilin affedilmesi için ödediği belli bir miktar maldır- katili affederse, affeden kimse artık başa kakmadan ve eza etmeden örfe uygun bir şekilde katilden diyet talep etmenin ardına düşmesi gerekir. Katil de, diyeti oyalamadan ve ertelemeden güzellikle verir. Bu affetme ve diyet alma izni, Rabbinizden size bir hafifletme ve bu ümmete bir rahmettir. Katilin affedilmesi ve diyetin kabul edilmesinin ardından her kim, katile bir saldırıda bulunursa, Allah Teâlâ tarafından onun için elem verici bir azap vardır.
178. “Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas farz kılındı.” Yüce Allah mü’min kullarına öldürülenler hakkında kısası farz kılma lütfunu hatırlatmaktadır. Kısas, öldürmelerde eşitlik sağlamak ve katilin, -kullar arasında adaleti ve dengeyi sağlamak üzere- maktulü öldürdüğü şekilde öldürülmesi demektir. Hitabın bütün mü’minlere yöneltilmiş olması, hepsinin bunu yerine getirmekle yükümlü olduğuna delildir. Hatta katilin velileri ve kendisi bile öldürülenin velisine -velileri kısas talebinde bulundukları takdirde ve katile kısasın uygulanması mümkün ise- yardımcı olmalıdırlar … Devamını oku
Allah'ın sevdiği iyilik, iman ve salih amelin gerçekleşmesiyle olur. Sadece görünen amellerin yerine getirilmesine gelince, bu Allah Teâlâ’nın katında yeterli değildir.
Canları muhafaza eden, sataşma ve adaletsizliği önleyen en büyük durumlardan biri de Allah'ın can alma ve daha hafif suçlara dair koyduğu kısas hükmünün uygulanmasıdır.
Vasiyet etmenin ne kadar önemli olduğu; özellikle de kendisinin vasiyet edeceği şeyleri olan insanların vasiyetinin önemi. Ölen kimsenin vasiyetini değiştiren veya içeriğine müdahale eden kişinin günahı.
178. ayetin diğer mealleri
Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın öldüren kişi, kardeşi (maktulün velisi) tarafından bağışlanmışsa artık ona örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da haddi aşan kimseye elem verici azap vardır.
Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azâp vardır.
Ey iman edenler! Öldürmede kısas size farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Ama her kim, ölenin kardeşi tarafından bir şey karşılığı bağışlanırsa, o zaman örfe uyması, ona diyeti güzellikle ödemesi gerekir. Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve bir rahmettir. Her kim bunun arkasından yine saldırırsa, artık ona acı veren bir azab vardır.
Kitapta onlara cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara karşılık kısas yazdık. Kim hakkından vazgeçerse bu onun günahlarına kefaret olur. Allah’ın indirdikleriyle hükmetmeyenler, işte onlar zalimlerdir.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Ey iman edenler! Andolsun Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile elbette imtihan edecek ki, görmediği halde kendisinden korkanı ayırıp meydana çıkarsın. Bu (uyarıdan) sonra kim sınırı aşarsa, onun için elem dolu bir azap vardır.