İçeriğe geç

A’râf Suresi 20. Ayet

سورة الأعراف، الآية ٢٠

7:20 8. cüz 16. hizb Mushaf’ta 152. sayfa Mekki sure

7:20 ayetinin metni

فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ ۝٢٠

Okunuşu

fawaswasa lahumā l-shayṭānu liyub'diya lahumā mā wūriya ʿanhumā min sawātihimā waqāla mā nahākumā rabbukumā ʿan hādhihi l-shajarati illā an takūnā malakayni aw takūnā mina l-khālidīna

Meal

Şeytan, örtülü olan avret yerlerini onlara göstermek için ikisine de vesvese vererek “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı.” dedi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 20. ayeti (7:20) Mekki bir surededir; 8. cüzde, Mushaf’ın 152. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 20. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

20. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İblis, onların örtünmüş mahrem yerlerini açığa çıkarmak için onlara gizlice fısıldayarak dedi ki: "Allah, sizin bir melek olmanızı ve cennette ebediyen kalmanızı istemediği için size bu ağaçtan yemenizi yasakladı."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

20. İblis, onlara vesvese verdi ve bu vesvesesi ile onları aldattı, gerçeği onlara başka türlü gösterdi ve onlara gerçeği tahrif ederek: “Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek” yani siz melek türünden olmayasınız “yahut ebedi kimselerden olmayasınız diye yasakladı, dedi” Bir başka âyette de bu husus şöyle ifade edilmektedir: “Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir mülkü göstereyim mi?” (Tâhâ, 20/120)

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 12-22. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 152. sayfası).

  • Ayetler, Mevla’sına asi olan kimsenin zelil, alçak bir kimse olduğuna işaret etmektedir.
  • Şeytan, Âdemoğluna düşmanlığını ilan etmiş, bütün sebep ve yöntem çeşitlerini kullanarak onları dosdoğru yoldan alıkoyacağını söylemiştir.
  • Günahın tehlikeli oluşu ve bunun Yüce Allah’ın dünya ve ahirette vereceği cezaların sebebi olduğu ifade edilmiştir.

20. ayetin diğer mealleri

Şeytan, örtülü olan avret yerlerini onlara açmak için, ikisine de vesvese vererek şöyle dedi: Rabbiniz, bu ağacı yalnızca ikinizin de melek olmamanız veya ölümsüz olmamanız için yasakladı.

Ne var ki şeytan, kendilerine kapatılmış olan avret yerlerini onlara göstermek için içlerine vesvese sokmuş ve şöyle demişti: Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.

Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.

20. ayet kelime kelime

  1. فَوَسْوَسَ fawaswasa derken fısıldadı
  2. لَهُمَا lahumā onlara
  3. ٱلشَّيْطَٰنُ l-shayṭānu şeytan
  4. لِيُبْدِىَ liyub'diya göstermek için
  5. لَهُمَا lahumā kendilerine
  6. مَا mā olan
  7. وُۥرِىَ wūriya gizlenmiş
  8. عَنْهُمَا ʿanhumā onların
  9. مِن min çirkin yerlerinden
  10. سَوْءَٰتِهِمَا sawātihimā
  11. وَقَالَ waqāla dedi
  12. مَا mā sizi men'etti
  13. نَهَىٰكُمَا nahākumā
  14. رَبُّكُمَا rabbukumā Rabbiniz
  15. عَنْ ʿan (-tan)
  16. هَٰذِهِ hādhihi şu
  17. ٱلشَّجَرَةِ l-shajarati ağaç(tan)
  18. إِلَّآ illā sırf
  19. أَن an diye
  20. تَكُونَا takūnā olursunuz
  21. مَلَكَيْنِ malakayni ikiniz de birer melek
  22. أَوْ aw ya da
  23. تَكُونَا takūnā olursunuz (diye)
  24. مِنَ mina ebedi kalıcılardan
  25. ٱلْخَٰلِدِينَ l-khālidīna

20. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tâhâ 20:120

    فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ

    Sonunda Şeytan ona vesvese verdi: "Ey Âdem!" dedi. "Sana ebedilik/sonsuzluk ağacını ve yok olmayacak bir saltanatı göstereyim mi?"

  • Nisâ 4:176

    يَسْتَفْتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِى ٱلْكَلَٰلَةِ إِنِ ٱمْرُؤٌا۟ هَلَكَ لَيْسَ لَهُۥ وَلَدٌ وَلَهُۥٓ أُخْتٌ فَلَهَا نِصْفُ مَا تَرَكَ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمْ يَكُن لَّهَا وَلَدٌ فَإِن كَانَتَا ٱثْنَتَيْنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَ وَإِن كَانُوٓا۟ إِخْوَةً رِّجَالًا وَنِسَآءً فَلِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ ٱلْأُنثَيَيْنِ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ أَن تَضِلُّوا۟ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

    Senden fetva isterler. De ki: Allah size kelâle/babasız ve çocuksuz miras bırakan kimse hakkında hükmü açıklıyor. Eğer çocuğu olmayıp bir kız kardeşi bulunan kimse ölürse, bıraktığının yarısı kız kardeşinindir. Eğer kız kardeş ölür de çocuğu da bulunmazsa, erkek kardeş malının tümüne varis olur. Eğer iki kız kardeşi varsa bu ikisine (erkek kardeşin bıraktığı) mirasın üçte ikisi düşer. Eğer mirasçılar erkek ve kadın kardeşler ise, erkeğe iki kadının hissesi kadar düşer. Sapmayasınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

  • Nahl 16:15

    وَأَلْقَىٰ فِى ٱلْأَرْضِ رَوَٰسِىَ أَن تَمِيدَ بِكُمْ وَأَنْهَٰرًا وَسُبُلًا لَّعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

    Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları koydu, nehirler (yarattı) ve yolunuzu bulmanız içinde yollar kıldı.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ