A’râf Suresi’nin 182. ayeti (7:182) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 174. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
A’râf Suresi 182. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
182. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ayetlerimizi yalanlayıp onlara iman etmediler, hatta inkâr ettiler. Biz ise, onlara rızkın kapılarını açacağız ama bu onlara ikram olarak değil; bilakis onların üzerinde oldukları sapıklıklara devam etmeleri için bunu yapacağız. Sonra bizim azabımız aniden başlarına gelecektir.
182. Yani Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in getirmiş olduğu hidâyetin doğruluğuna delil olan Allah’ın âyetlerini yalanlayarak onları reddeden ve kabul etmeyen kimseleri “Biz hiç bilmeyecekleri bir yerden yavaş yavaş helâke yaklaştıracağız.” Bu da onlara bol bol rızık verilmesi suretiyle olur. (Onlar buna aldanıp isyanlarına devam ederler de azap onlara ansızın geliverir.)
Yüce Allah, beşer için ilme ulaşıp, idrak etmenin araçları olan kalp, göz ve kulakları yaratmıştır ki, faydalı şeyleri elde edip zararlı olan şeyleri de kendilerinden def edebilsinler.
Yüce Allah'ın güzel isimleri ile dua etmek, yapılan duanın kabul edilmesinin sebeplerindendir. Her talep edilen şey, kendisine uygun olan isim ile dua edilerek istenir. Örneğin: "Ey çokça bağışlayan Allah'ım! tövbemi kabul et ve beni bağışla!" diyerek dua etmek gibi.
Göklerin ve yerin büyüklüğü tefekkür edilmelidir. Bu tefekkürle başkasının değil, sadece Allah Teâlâ'nın uluhiyeti hak ettiği inancına varılır. Çünkü O, tek başına her şeyi yaratıp, yapandır.
182. ayetin diğer mealleri
Ayetlerimizi yalanlayanları ise yavaş yavaş bilmedikleri bir yerden (azaba) yaklaştıracağız.
Âyetlerimizi yalanlayanları, hiç bilmeyecekleri yerden yavaş yavaş helâke götüreceğiz.
Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, biz onları, bilemiyecekleri yönlerden derece derece düşüşe yuvarlayacağız.
182. ayet kelime kelime
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnakimseleri
كَذَّبُوا۟kadhabūyalanlayanları
بِـَٔايَٰتِنَاbiāyātināayetlerimizi
سَنَسْتَدْرِجُهُمsanastadrijuhumyavaş yavaş helake yaklaştıracağız
Verilen öğütleri unuttukları bir sırada, her şeyin kapılarını onlara açtık. Kendilerine verilenler ile şımarıp azdıkları zaman, onları ansızın bütün ümitlerini yitirmiş bir halde yakaladık. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.