İçeriğe geç

A’râf Suresi 109. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٠٩

7:109 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 164. sayfa Mekki sure

7:109 ayetinin metni

قَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ ۝١٠٩

Okunuşu

qāla l-mala-u min qawmi fir'ʿawna inna hādhā lasāḥirun ʿalīmun

Meal

Firavun’un kavminden ileri gelenler, dediler ki: “Şüphesiz bu adam gayet bilgin bir sihirbazdır.”

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 109. ayeti (7:109) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 164. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 109. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

109. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kavmin ileri gelen büyükleri ve önderleri Musa'nın asasının büyük bir yılana dönüşmesi ve elinin abraş hastalığı olmadan bembeyaz ışıl ışıl parladığını gördüklerinde; "Musa ancak sihirde çok kuvvetli bilgiye sahip bilgin bir sihirbazdır." dediler.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

109. Firavun ve beraberindekiler, gördükleri mucizeler ile gözleri kamaştığı halde iman etmediler. Bu yüzden de “Firavun’un kavminden ileri gelenler” tutarsız açıklama ve yorumlara giderek “Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” yani ustaca sihir yapan birisidir “dediler.”

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 105-120. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 164. sayfası).

  • Her bir peygamberin mucizesini, kavminin anlayacağı dilden kılması Allah'ın hikmeti ve rahmetindendir. O mucize, kavmin kabiliyetli ve becerikli olduğu şeylerde olabilir.
  • Şüphesiz Firavun; hakir, alçak, adi, aşağılık bir kimseydi. Yoksa Musa -aleyhisselam-'ı uzaklaştırmak için sihirbazların yardımına muhtaç olmazdı.
  • İsteklerini yerine getirmeleri için şeytanlarla iletişim halinde olmalarına rağmen Firavun'dan makam ve ücret istemeleri sihirbazların acizliğine delalet etmektedir.

109. ayetin diğer mealleri

Firavun kavminden ileri gelenler: Bu, bilgin bir sihirbaz, dediler.

Firavunun kavminden ileri gelenler dediler ki: Bu çok bilgili bir sihirbazdır.

Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.

109. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla dedi(ler) ki
  2. ٱلْمَلَأُ l-mala-u ileri gelenler
  3. مِن min kavminden
  4. قَوْمِ qawmi
  5. فِرْعَوْنَ fir'ʿawna Fir'avn
  6. إِنَّ inna muhakkak
  7. هَٰذَا hādhā bu
  8. لَسَٰحِرٌ lasāḥirun bir büyücüdür
  9. عَلِيمٌ ʿalīmun çok bilgili

109. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şuarâ 26:18

    قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

    Firavun, şöyle dedi: “Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütüp, yetiştirmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin.”

  • Neml 27:12

    وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ فِى تِسْعِ ءَايَٰتٍ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِۦٓ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ

    “Elini koynuna sok. Firavun’a ve onun kavmine gönderilen dokuz mucizeden biri olarak, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Şüphesiz onlar fasık bir kavimdir.”

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Şuarâ 26:34

    قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ

    Firavun, çevresindeki ileri gelenlere: “Şüphesiz bu, bilgin bir sihirbazdır.” dedi.

  • A’râf 7:127

    وَقَالَ ٱلْمَلَأُ مِن قَوْمِ فِرْعَوْنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوْمَهُۥ لِيُفْسِدُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبْنَآءَهُمْ وَنَسْتَحْىِۦ نِسَآءَهُمْ وَإِنَّا فَوْقَهُمْ قَٰهِرُونَ

    Firavun kavminden ileri gelen kesim: "Mûsâ’yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler, seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?" dediler. Firavun: "Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlar üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz." dedi.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ