Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi.
Ankebût Suresi’nin 14. ayeti (29:14) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 397. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Ankebût Suresi 14. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
14. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Muhakkak biz Nuh’u bir peygamber olarak kavmine gönderdik. O da dokuz yüz elli sene boyunca, onları Allah’ı birlemeye davet ederek aralarında yaşadı. Onlarsa onu yalanladılar ve küfürlerine devam ettiler. Allah'a karşı küfürleri ve peygamberlerini yalanlamalarından ötürü içinde bulundukları zulümleri sebebiyle tufan onları yakalayıverdi ve boğularak helak oldular.
14. Yüce Allah, peygamberleri yalanlayan ümmetleri cezalandırmasına dair hüküm ve hikmetini bildirmekte, kulu ve rasûlü Nûh aleyhisselam’ı kavmine, kendilerini tevhide, yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmeye, O’na ortak koşulan eşlerden ve putlardan uzak kalmaya davet etmek üzere gönderdiğini haber vermektedir. “O, onların arasında” davetçi bir peygamber olarak “elli yıl eksik olmak üzere bin yıl kaldı.” Bu zaman zarfında onları davete ara vermedi. Onlara öğüt vermeyi bırakmadı. Gece gündüz, gizli açık onları davet edip durdu. Fakat onlar, doğru yola gelmediler, hidâyet bulmadılar. Aksine küfür … Devamını oku
Anne-babaya iyilik yapmanın farz olduğu vurgulanmıştır.
Yüce Allah’a iman, onun yolunda başa gelen eziyetlere sabretmeyi gerektirir.
Her kim kötü bir çığır açarsa, açtığı bu çığırın günahı ve bu günahı işleyenlerin günahlarından hiç bir şey eksilmeden tüm günahları bu kimsenin boynuna yüklenir.
14. ayetin diğer mealleri
Nuh’u kavmine göndermiştik. Onların arasında bin seneden elli sene eksik yaşadı. Sonunda, zalimlik ederlerken onları yakaladık.
Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.
14. ayet kelime kelime
وَلَقَدْwalaqadve andolsun
أَرْسَلْنَاarsalnābiz gönderdik
نُوحًاnūḥanNuh'u
إِلَىٰilākavmine
قَوْمِهِۦqawmihi
فَلَبِثَfalabithakaldı
فِيهِمْfīhimonların arasında
أَلْفَalfabin
سَنَةٍsanatinseneden
إِلَّاillāeksik
خَمْسِينَkhamsīnaelli
عَامًاʿāmanyıl
فَأَخَذَهُمُfa-akhadhahumusonunda yakaladı
ٱلطُّوفَانُl-ṭūfānuTufan
وَهُمْwahumhaksızlık edenleri
ظَٰلِمُونَẓālimūna
14. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"
Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkuyorum."