İçeriğe geç

Ankebût Suresi 14. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ١٤

29:14 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 397. sayfa Mekki sure

29:14 ayetinin metni

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ ۝١٤

Okunuşu

walaqad arsalnā nūḥan ilā qawmihi falabitha fīhim alfa sanatin illā khamsīna ʿāman fa-akhadhahumu l-ṭūfānu wahum ẓālimūna

Meal

Andolsun biz, Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 14. ayeti (29:14) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 397. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 14. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

14. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Muhakkak biz Nuh’u bir peygamber olarak kavmine gönderdik. O da dokuz yüz elli sene boyunca, onları Allah’ı birlemeye davet ederek aralarında yaşadı. Onlarsa onu yalanladılar ve küfürlerine devam ettiler. Allah'a karşı küfürleri ve peygamberlerini yalanlamalarından ötürü içinde bulundukları zulümleri sebebiyle tufan onları yakalayıverdi ve boğularak helak oldular.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

14. Yüce Allah, peygamberleri yalanlayan ümmetleri cezalandırmasına dair hüküm ve hikmetini bildirmekte, kulu ve rasûlü Nûh aleyhisselam’ı kavmine, kendilerini tevhide, yalnızca Yüce Allah’a ibadet etmeye, O’na ortak koşulan eşlerden ve putlardan uzak kalmaya davet etmek üzere gönderdiğini haber vermektedir. “O, onların arasında” davetçi bir peygamber olarak “elli yıl eksik olmak üzere bin yıl kaldı.” Bu zaman zarfında onları davete ara vermedi. Onlara öğüt vermeyi bırakmadı. Gece gündüz, gizli açık onları davet edip durdu. Fakat onlar, doğru yola gelmediler, hidâyet bulmadılar. Aksine küfür … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 7-14. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 397. sayfası).

  • Yüce Allah, salih amellerle günahları örter.
  • Anne-babaya iyilik yapmanın farz olduğu vurgulanmıştır.
  • Yüce Allah’a iman, onun yolunda başa gelen eziyetlere sabretmeyi gerektirir.
  • Her kim kötü bir çığır açarsa, açtığı bu çığırın günahı ve bu günahı işleyenlerin günahlarından hiç bir şey eksilmeden tüm günahları bu kimsenin boynuna yüklenir.

14. ayetin diğer mealleri

Nuh’u kavmine göndermiştik. Onların arasında bin seneden elli sene eksik yaşadı. Sonunda, zalimlik ederlerken onları yakaladık.

Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik de o bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

Andolsun ki Nuh'u kendi kavmine gönderdik de, o dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Sonunda, onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

14. ayet kelime kelime

  1. وَلَقَدْ walaqad ve andolsun
  2. أَرْسَلْنَا arsalnā biz gönderdik
  3. نُوحًا nūḥan Nuh'u
  4. إِلَىٰ ilā kavmine
  5. قَوْمِهِۦ qawmihi
  6. فَلَبِثَ falabitha kaldı
  7. فِيهِمْ fīhim onların arasında
  8. أَلْفَ alfa bin
  9. سَنَةٍ sanatin seneden
  10. إِلَّا illā eksik
  11. خَمْسِينَ khamsīna elli
  12. عَامًا ʿāman yıl
  13. فَأَخَذَهُمُ fa-akhadhahumu sonunda yakaladı
  14. ٱلطُّوفَانُ l-ṭūfānu Tufan
  15. وَهُمْ wahum haksızlık edenleri
  16. ظَٰلِمُونَ ẓālimūna

14. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:25

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ إِنِّى لَكُمْ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    Andolsun, biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Onlara şöyle dedi: ''Ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım.''

  • Mü’minûn 23:23

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Hiç sakınmaz mısınız?"

  • Nûh 71:1

    إِنَّآ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦٓ أَنْ أَنذِرْ قَوْمَكَ مِن قَبْلِ أَن يَأْتِيَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine; “Kendilerine elem dolu bir azap gelmeden önce kavmini uyar!” diye gönderdik.

  • A’râf 7:59

    لَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَٰهٍ غَيْرُهُۥٓ إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    Şüphesiz biz Nûh’u kavmine peygamber olarak gönderdik. Kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu ben, sizin için büyük günün azabından korkuyorum."

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası