İçeriğe geç

Ankebût Suresi 10. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ١٠

29:10 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 397. sayfa Mekki sure

29:10 ayetinin metni

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝١٠

Okunuşu

wamina l-nāsi man yaqūlu āmannā bil-lahi fa-idhā ūdhiya fī l-lahi jaʿala fit'nata l-nāsi kaʿadhābi l-lahi wala-in jāa naṣrun min rabbika layaqūlunna innā kunnā maʿakum awalaysa l-lahu bi-aʿlama bimā fī ṣudūri l-ʿālamīna

Meal

İnsanlardan öyleleri vardır ki; “Allah’a iman ettik.” derler. Ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanlardan gördükleri baskı ve işkenceyi Allah’ın azabı gibi tutar. Andolsun, Rabbinden bir yardım gelecek olsa mutlaka; “Biz de sizinle beraberdik.” derler. Allah, herkesin kalbinde olanı en iyi bilen değil midir?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 10. ayeti (29:10) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 397. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 10. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İnsanlardan bazıları da; "Allah'a iman ettik." derler. Fakat kâfirler ona imanı sebebiyle eziyet edecek olsa, kendisine yaptıkları bu eziyeti Allah’ın azabı gibi görür ve kâfirlere uyarak imanlarından dönerler. -Ey Peygamber!- Eğer Rabbinden sana bir zafer hasıl olsa şöyle derler: "Ey Müminler! Şüphesiz biz iman üzerine sizinle beraberdik." Allah insanların kalplerinde bulunanı en iyi bilen değil midir? Kalplerindeki iman ve küfür olan şeyler ona gizli kalmaz. Nasıl oluyor da Allah kalplerinde olan şeyleri daha iyi bildiği halde kalplerinde olanı Allah'a haber veriyorlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 10–11. ayetler

10. Yüce Allah, iman iddiasında bulunan kimseler içindeki doğrularla yalancıların ayırt edilmesi için imtihanın kaçınılmaz olduğunu söz konusu ettikten sonra şimdi de insanlardan bir kesimin imtihan ve sıkıntılara sabır gösteremediğini, sarsıcı bazı olaylar karşısında sebat gösteremediğini beyan etmek üzere şöyle buyurmaktadır: “İnsanlardan bir kısmı: “Allah’a iman ettik” derler. Ama Allah yolunda” dininden dönmeleri ve tekrar batılla kucaklaşmaları için dayak, malın alınması ve ayıplanmak gibi “bir eziyete uğradıklarında insanların eziyetini Allah’ın azabı gibi görür (de sabırsızlık … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 7-14. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 397. sayfası).

  • Yüce Allah, salih amellerle günahları örter.
  • Anne-babaya iyilik yapmanın farz olduğu vurgulanmıştır.
  • Yüce Allah’a iman, onun yolunda başa gelen eziyetlere sabretmeyi gerektirir.
  • Her kim kötü bir çığır açarsa, açtığı bu çığırın günahı ve bu günahı işleyenlerin günahlarından hiç bir şey eksilmeden tüm günahları bu kimsenin boynuna yüklenir.

10. ayetin diğer mealleri

İnsanlardan “Allah’a iman ettik” deyip, O’nun uğrunda bir eza gördükleri zaman, insanların eziyetini Allah’ın azabıyla bir tutanlar vardır. Rabbinden bir yardım gelecek olursa, hemen “Biz sizinle beraberdik” derler. Allah, herkesin kalbinde ne olduğunu en iyi bilen değil mi?

İnsanlardan kimi vardır ki: «Allah’a inandık» der, fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka, «Doğrusu biz de sizinle beraberdik» derler. İyi de, Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?

İnsanlardan kimi vardır ki, "Allah'a inandık" der; fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka, "Doğrusu biz de sizinle beraberdik" derler. Acaba Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?

10. ayet kelime kelime

  1. وَمِنَ wamina ve
  2. ٱلنَّاسِ l-nāsi insanlardan
  3. مَن man kimisi
  4. يَقُولُ yaqūlu der
  5. ءَامَنَّا āmannā inandık
  6. بِٱللَّهِ bil-lahi Allah'a
  7. فَإِذَآ fa-idhā fakat
  8. أُوذِىَ ūdhiya eziyet edilince
  9. فِى fī uğrunda
  10. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  11. جَعَلَ jaʿala sayar
  12. فِتْنَةَ fit'nata işkencesini
  13. ٱلنَّاسِ l-nāsi insanların
  14. كَعَذَابِ kaʿadhābi azabı gibi
  15. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  16. وَلَئِن wala-in ama
  17. جَآءَ jāa gelse
  18. نَصْرٌ naṣrun bir yardım
  19. مِّن min Rabbinden
  20. رَّبِّكَ rabbika
  21. لَيَقُولُنَّ layaqūlunna andolsun derler ki
  22. إِنَّا innā elbette biz de
  23. كُنَّا kunnā sizinle beraberdik
  24. مَعَكُمْ maʿakum
  25. أَوَلَيْسَ awalaysa değil midir?
  26. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  27. بِأَعْلَمَ bi-aʿlama daha iyi bilen
  28. بِمَا bimā bulunanı
  29. فِى fī göğüslerinde
  30. صُدُورِ ṣudūri
  31. ٱلْعَٰلَمِينَ l-ʿālamīna alemlerin

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Hac 22:11

    وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:8

    وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَبِٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَمَا هُم بِمُؤْمِنِينَ

    İnsanlardan bir kısmı da iman etmediği halde; "Allah’a ve ahiret gününe iman ettik" derler.

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ