8. Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bahşedensin.
Âl-i İmrân Suresi 8. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
8. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Bu ilimde derinleşmiş olan akıl sahipleri şöyle derler: Rabbimiz bizi doğru yola ilettikten ve sapmış olan kimselerin meylettiği şeylerden selamette kıldıktan sonra kalplerimizi meylettirerek haktan saptırma! Bize, kendisi ile kalplerimizin hidayet bulacağı o geniş rahmetinden ver ve bizi bu hidayet ile sapmaktan muhafaza eyle! Muhakkak ki sen çok veren ve çokça bağışlayansın.
8. “Rabbimiz, Bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra kalplerimizi saptırma” haktan batıla doğru meylettirme, çevirme; “bize katından” kendisi vasıtası ile hallerimizin ıslah olacağı “bir rahmet bağışla. Şüphesiz Vehhâb olan yalnız Sensin!” yani lütfu ve bağışı pek çok olan Sensin. İşte bu âyet-i kerime müteşabih buyruklar ile ilgili izlenmesi gereken yola bir örnek olarak gösterilebilir. Şöyle ki Yüce Allah, ilimde derinleşmiş olan kimselerin kendisinden, kendilerine hidâyet verdikten sonra kalplerini saptırmamasını istediklerini bildirmektedir. Başka bir takım âyet-i kerimelerde ise sapık … Devamını oku
Allah Teâlâ, peygamberler gönderip kendisi ile hakka iletip, batıldan sakındırdığı kitaplar indirerek hüccet ikame etmiş ve böylece insanlardan özrü ortadan kaldırmıştır.
Allah Teâlâ'nın ilminin kemali ve ilmi ile kullarını kuşatmış, gizli ve açık gökte ve yerde hiçbir şey ona gizli kalmamıştır.
İman ehlinin ve ilimde derinleşmiş olan kimselerin esas ilkelerinden biri de Kur'an'ın müteşabih ayetlerini muhkem ayetleri ile tefsir etmeleridir.
Özellikle fitne ve hevâlar zamanında Allah Teâlâ'ya dua ederek, hak üzere sebat etmek ve işlerde doğruluk için istekte bulunmak.
8. ayetin diğer mealleri
Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra, kalplerimizi eğriltme. Bize katından rahmet bahşet! Şüphesiz sen, bol bol bağışlayansın.
(Onlar şöyle yakarırlar:) Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize kendi katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağış sahibi olan yalnız sensin.
Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû ve secdede şu duayı çokça okurdu: «Ey kalpleri evirip, çeviren (Allah'ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.» Ey Allah’ın Rasûlü! dedim. Sana ve getirdiğin şeriata iman ettik, bu durumda hâlâ bizim hakkımızda korkuyor musun? Rasûlullah -sallallahu…