İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 40. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٤٠

3:40 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 55. sayfa Medeni sure

3:40 ayetinin metni

قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَقَدْ بَلَغَنِىَ ٱلْكِبَرُ وَٱمْرَأَتِى عَاقِرٌ قَالَ كَذَٰلِكَ ٱللَّهُ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ ۝٤٠

Okunuşu

qāla rabbi annā yakūnu lī ghulāmun waqad balaghaniya l-kibaru wa-im'ra-atī ʿāqirun qāla kadhālika l-lahu yafʿalu mā yashāu

Meal

"Rabbim! Ben iyice yaşlanmış, karım da kısır iken nasıl benim bir oğlum olacak?" dedi. Allah: "Öyle de olsa, Allah dilediğini yapar!" buyurdu.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 40. ayeti (3:40) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 55. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 40. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

40. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Melekler, Yahya -aleyhisselam- ile müjdelediği zaman Zekeriya -aleyhisselam- şöyle dedi: "Ey Rabbim! Ben iyice yaşlanmış, karım da kısır iken (doğuramayacak halde iken) nasıl benim bir oğlum olacak!" dedi. Allah, onun bu sözüne cevap olarak şöyle buyurdu: "Senin yaşlı olduğun ve eşinin de kısır olduğu halde Yahya'nın yaratılması; Allah'ın normal yaratmasının tersine olağan üstü yaratışı gibidir. Çünkü Allah, her şeye kadirdir, hikmeti ve ilmi ile dilediğini yapar!"

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 33–55. ayetler

33-34. Yüce Allah’ın kulları arasından seçtiği kimseler vardır. O üstün faziletlerle, yüce sıfatlarla, faydalı bilgilerle, salih amellerle ve çeşitli özelliklerle onlara ihsan ve lütufta bulunur, onları beğenip seçer. Yüce Allah bu buyruklarda bu büyük aileleri, bunların arasındaki kemal sıfatlarını elde etmiş üstün ve kâmil erkeklerin bazılarını söz konusu etmektedir. Faziletin ve hayrın bu üstün şahsiyetlerin zürriyetlerinde müteselsilen devam ettiğini, onların erkek ve kadınlarını da kapsamına aldığını ortaya koymaktadır. İşte bu Yüce Allah’ın en üstün lütuflarından, cömertlik ve kereminin … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 38-45. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 55. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın veli kullarına olan inayeti; Allah Subhânehu ve Teâlâ veli kullarını kötülüklerden uzak tutup, onların dualarına icabet etmesiyle gerçekleşir.
  • Yüce Allah Meryem -aleyhisselam-'ı seçerek, dünya kadınlarına üstün kılarak, eksikliklerden temizleyip, mübarek kılarak faziletli kılmıştır.
  • Allah'ın kulu üzerindeki nimetleri büyüdükçe kulun, üzerine yapması gerekenler de bir o kadar büyük olur. Öyle ki; kendisine bahşedilen bu nimetlerin şükrünü kunut, rükû, secde ve diğer ibadetleri yerine getirerek yapar.
  • Üzerinde ihtilaf edilip, hakkında açık bir delil olmayan veya buna dair bir işaret /ip ucu bulunmayan hususlarda kura çekmenin meşruluğu.

40. ayetin diğer mealleri

Rabbim, ben iyice yaşlanmış, karım da kısır iken nasıl benim bir oğlum olacak? dedi. Allah: Öyle de olsa, Allah dilediğini yapar! buyurdu.

Zekeriyyâ: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl çocuğum olabilir? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir; Allah dilediğini böyle yapar.

Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım ise kısırdır." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah dilediğini yapar." buyurdu.

40. ayet kelime kelime

  1. قَالَ qāla dedi ki ق و ل
  2. رَبِّ rabbi Rabbim ر ب ب
  3. أَنَّىٰ annā nasıl?
  4. يَكُونُ yakūnu olur ك و ن
  5. لِى lī benim
  6. غُلَٰمٌ ghulāmun oğlum غ ل م
  7. وَقَدْ waqad halbuki
  8. بَلَغَنِىَ balaghaniya bana gelip çatmış ب ل غ
  9. ٱلْكِبَرُ l-kibaru ihtiyarlık ك ب ر
  10. وَٱمْرَأَتِى wa-im'ra-atī ve karım da م ر أ
  11. عَاقِرٌ ʿāqirun kısırken ع ق ر
  12. قَالَ qāla (Allah) dedi ق و ل
  13. كَذَٰلِكَ kadhālika öyle (ama)
  14. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  15. يَفْعَلُ yafʿalu yapar ف ع ل
  16. مَا mā şeyi
  17. يَشَآءُ yashāu dilediği ش ي أ

40. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Meryem 19:8

    قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

    “Rabbim! Hanımım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki?”dedi.

  • Meryem 19:20

    قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا

    Meryem: “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.

  • Âl-i İmrân 3:47

    قَالَتْ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى وَلَدٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ قَالَ كَذَٰلِكِ ٱللَّهُ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    Meryem, şöyle dedi: "Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken nasıl çocuğum olabilir?" (Melek şöyle cevap verdi:) "İşte böyle! Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasını isterse ona “ol” der ve o da hemen oluverir."

  • Hac 22:18

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يَسْجُدُ لَهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ وَٱلنُّجُومُ وَٱلْجِبَالُ وَٱلشَّجَرُ وَٱلدَّوَآبُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ ٱلنَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ ٱلْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ ٱللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَآءُ

    Göklerde ve yerde olanlar, Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allah’a secde ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa onu değerli kılacak yoktur. Allah, dilediğini yapar.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

17 Ekim 2026 Cumartesi 6 جمادى الأولى 1448 هـ