Âl-i İmrân Suresi’nin 21. ayeti (3:21) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 52. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 21. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
21. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'ın, kendilerine indirdiği hüccetlerini inkâr edenler, peygamberlerini ancak zulüm ve düşmanlık ile haksız yere öldürürler. İnsanlardan adaleti emredenleri öldürürler. Onlar iyiliği emredip kötülükten sakındıranlardır. O katil kâfirleri elem verici bir azap ile müjdele!
21-22. Yani Allah’ın âyetlerini inkar etmek, Allah’ın peygamberlerini yalanlamak, bütün insanlar üzerinde gerçekten en büyük hakka sahip olan ve insanlara, bütün din ve akılların ittifakla kabul ettiği bir değer olan adaleti emreden peygamberleri ve hidâyet önderlerini öldürmek gibi şerleri kendilerinde toplayanlar, işte bu büyük cinâyeti işleyenler “dünyada da âhirette de amelleri heder olmuş kimselerdir.” Bundan dolayı da can yakıcı azabı hak etmişlerdir. Allah’ın azabına karşı bunlara yardımcı olacak ve onları Allah’ın azabından kurtaracak bir kimse de yoktur.
Günahlara kefaret olan ve ateşin azabından koruyan en büyük husus, Allah Teâlâ'ya iman etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olmaktır.
En yüce şehadet ve hakikat; Allah Teâlâ'nın ilahlığı ve O'nun bu ilahlıktaki birliğidir. Bundan dolayı Allah, kendi nefsi için şahitlikte bulunmuştur. Aynı şekilde melekleri ve yarattıklarından ilim sahipleri de buna şahitlik etmişlerdir.
Haddi aşmak ve akli etmek; çekişmeye girmenin ve haktan uzaklaşmanın en büyük sebeplerindendir.
21. ayetin diğer mealleri
Allah’ın ayetlerini inkâr edenlere, peygamberleri haksız yere öldürenlere, insanlardan adaleti emredenleri öldürenlere, işte onlara, acıklı bir azap müjdesi ver.
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler, haksız yere peygamberlerin canlarına kıyanlar ve adaleti emreden insanları öldürenler (yok mu), onları acı bir azâp ile müjdele!
Allah'ın âyetlerini inkâr edenler ve haksız yere peygamberleri öldürenler, insanlar içinde adaleti emredenlerin canına kıyanlar yok mu? Bunlarıacıklı bir azapla müjdele!
Hani, “Ey Mûsâ! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O hâlde bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan versin” demiştiniz. O da size: “İyi olanı düşük olanla değiştirmek mi istiyorsunuz? Öyle ise inin şehre! İstedikleriniz orada var." demişti. Böylece zillet ve yoksulluk onları kapladı. Onlar, Allah’ın gazabına uğradılar. Bunun sebebi; onların, Allah’ın ayetlerini inkâr ediyor, peygamberleri de haksız yere öldürüyor olmaları idi. Bunların hepsi isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.
Onlar (Yahudiler) nerede bulunsalar, Allah'ın ipine (ahdine) ve insanların ipine (emanına) sığınanlar müstesna, onlara alçaklık damgası vurulmuştur. Allah'tan bir gazaba uğramışlardır ve onlara miskinlik damgası vurulmuştur. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerinin inkâr ediyorlar ve haksız yere peygamberlerini öldürüyorlardı. Bu da, onların isyan etmiş ve haddi aşmış bulunmalarındandır.