İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 194. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٩٤

3:194 4. cüz 8. hizb Mushaf’ta 75. sayfa Medeni sure

3:194 ayetinin metni

رَبَّنَا وَءَاتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَىٰ رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّكَ لَا تُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ ۝١٩٤

Okunuşu

rabbanā waātinā mā waʿadttanā ʿalā rusulika walā tukh'zinā yawma l-qiyāmati innaka lā tukh'lifu l-mīʿāda

Meal

Rabbimiz! Peygamberlerinle vadettiklerini bize ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Sen şüphesiz sözünden caymazsın.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 194. ayeti (3:194) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 75. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 194. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

194. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Rabbimiz resullerinin dili ile bize vadettiğin hidayeti ve dünyadaki yardımını ver. Kıyamette cehenneme girmek ile bizi rezil rüsva etme. Şüphesiz ki sen, -Ey Rabbimiz- kerem sahibisin, vaadinden dönmezsin.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

194. Onlar, Yüce Allah'ın kendilerini imana muvaffak kıldığını ve bu imanı vesile kılarak da nimetlerinin tamamlanmasını istediklerini söz konusu ettikten sonra Allah’tan bunun müfatatını dilemişler ve O’nun, peygamberleri vasıtası ile kendilerine vaadetmiş olduğu ilâhi yardım, zafer, dünyada (kâfirlere karşı) üstünlük, âhirette de Allah’ın rızasını ve cennetini elde etme şeklindeki vaadini gerçekleştirmesini istemişlerdir. Çünkü şüphesiz Yüce Allah vaadinden dönmez. Yüce Allah da onların dualarını kabul ettiğini ve niyazlarını gerçekleştireceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır:

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 187-194. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 75. sayfası).

  • Ehlikitabın kötü âlimlerinin özelliklerinden bazısı şunlardır: İlmi gizleme, hevâ ve hevese tabi olma, yaptıkları ve gizledikleri kötü olmasına rağmen insanların onları övmesi ile mutlu olmaları.
  • Allah Teâlâ'nın yaratmış olduğu gökler, yer ve zamanın birbirini takip etmesi hakkında tefekkür etmek, Allah'ın azameti hakkındaki kesin imana ve Allah -Azze ve Celle-'ye kamil manada teslim olmaya sebebiyet verir.
  • Allah'a yapılan dua ve kalbin Allah Teâlâ'ya teslim olması, kulluğun en kamil göstergelerindendir.

194. ayetin diğer mealleri

Rabbimiz! Bizim günahlarımızı bağışla, suçlarımızı ört, iyilerle birlikte canımızı al! Rabbimiz, bizlere gönderdiğin elçilerinle vadettiğin şeyleri ver ve kıyamet günü bizi rüsva etme, sen sözünden dönmezsin.

Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vâdettiklerini de ikram et ve kıyamet gününde bizi rezil rüsva etme; şüphesiz sen vâdinden caymazsın!

"Rabbimiz! bize peygamberlerine vaad ettiğini ver, kıyamet günü bizi rezil etme. Muhakkak sen verdiğin sözden dönmezsin".

194. ayet kelime kelime

  1. رَبَّنَا rabbanā Rabbimiz ر ب ب
  2. وَءَاتِنَا waātinā ve bize ver أ ت ي
  3. مَا mā şeyi
  4. وَعَدتَّنَا waʿadttanā va'dettiğin و ع د
  5. عَلَىٰ ʿalā elçilerine
  6. رُسُلِكَ rusulika ر س ل
  7. وَلَا walā bizi rezil perişan etme'
  8. تُخْزِنَا tukh'zinā خ ز ي
  9. يَوْمَ yawma günü ي و م
  10. ٱلْقِيَٰمَةِ l-qiyāmati kıyamet ق و م
  11. إِنَّكَ innaka zira sen
  12. لَا lā caymazsın
  13. تُخْلِفُ tukh'lifu خ ل ف
  14. ٱلْمِيعَادَ l-mīʿāda verdiğin sözden و ع د

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

Daha fazlası

21 Ekim 2026 Çarşamba 10 جمادى الأولى 1448 هـ