İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 156. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٥٦

3:156 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 70. sayfa Medeni sure

3:156 ayetinin metni

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَقَالُوا۟ لِإِخْوَٰنِهِمْ إِذَا ضَرَبُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ أَوْ كَانُوا۟ غُزًّى لَّوْ كَانُوا۟ عِندَنَا مَا مَاتُوا۟ وَمَا قُتِلُوا۟ لِيَجْعَلَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ حَسْرَةً فِى قُلُوبِهِمْ وَٱللَّهُ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ ۝١٥٦

Okunuşu

yāayyuhā alladhīna āmanū lā takūnū ka-alladhīna kafarū waqālū li-ikh'wānihim idhā ḍarabū fī l-arḍi aw kānū ghuzzan law kānū ʿindanā mā mātū wamā qutilū liyajʿala l-lahu dhālika ḥasratan fī qulūbihim wal-lahu yuḥ'yī wayumītu wal-lahu bimā taʿmalūna baṣīrun

Meal

Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında: “Onlar bizim yanımızda olsalardı, ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerine dayanılmaz bir üzüntü olarak koydu. Yaşatan da öldüren de Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 156. ayeti (3:156) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 70. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 156. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

156. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Rızık talebi için yolculuğa çıkan ya da savaşa çıkan, orada ölen ya da öldürülen akrabaları hakkında: "Yolculuğa ve savaşmaya çıkmadan yanımızda kalsalardı, ölmez ya da öldürülmezlerdi" diyen münafık kâfirler gibi olmayın. Allah bu inancı, pişmanlıkları ve üzüntüleri daha da artsın diye kalplerine yerleştirdi. Allah dilemesiyle tek olarak yaşatan ve öldürendir. Oturmak onun kader olarak takdir ettiğine mani değildir, çıkmak da onun kaderini hızlandırmaz. Allah, yaptıklarınızı görmektedir. Amelleriniz O'na gizli kalmaz. Size amellerinizin karşılığınızı verecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

156. Şanı Yüce Allah mü’min kullarına Rablerine, Rablerinin kaza ve kaderine iman etmeyen, münafık ve diğer türlü kâfirlere benzemelerini yasaklamaktadır. Her hususta onlara benzemelerini yasakladığı gibi özel olarak da bu konuda yasaklamıştır. Bu konu ise şudur: Onlar “yeryüzünde” ticaret maksadı ile “yolculuğa çıkan yahut gazada bulunan” sonra da ölen veya öldürülen din yahut nesep yoluyla kardeşleri olan kimseler hakkında kadere karşı çıkarak “Yanımızda olsalardı ölmezlerdi yahut öldürülmezlerdi” diyorlar. Oysa bu bir yalandır. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “De ki: Evlerinizde … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 154-157. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 70. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın ve sıfatlarının hakkındaki cehalet, batıl bir itikada ve amellerin kabul olmamasına sebep olur.
  • Kulların ecelleri belirlenip, sınırlandırılmıştır. Cesaret ve atılganlık eceli öne alamadığı gibi, hırs ve korkaklık da geciktiremez.
  • Allah'ın kullarını imtihan etmesi Allah Teâlâ'nın devam eden kanunlarındandır. Bu da iyi olanı kötü olandan ayırt etmek içindir.
  • Allah Teâlâ'nın katında en yüce ve en değerli makam, O'nun yolunda şehit olanların makamıdır.

156. ayetin diğer mealleri

Ey iman edenler! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için “yanımızda kalsalardı ölmez ve öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah, bunu, onların kalplerine pişmanlık ve dayanılmaz bir üzüntü olarak koydu. Yaşatan da öldüren de Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görmektedir.

Ey iman edenler! Sizler, inkâr edenler ve yeryüzünde sefere çıkan veya savaşan kardeşleri hakkında: «Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi» diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaati onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Canı veren de alan da Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

Ey iman edenler! Sizler inkâr edenler ve yeryüzünde sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için: "Eğer bizim yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu, onların kalplerine bir hasret (yarası) olarak koydu. Allah, diriltir ve öldürür. Allah yaptıklarınızı görmektedir.

156. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā Ey أ ي ي
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. ءَامَنُوا۟ āmanū inananlar أ م ن
  4. لَا lā olmayın
  5. تَكُونُوا۟ takūnū ك و ن
  6. كَٱلَّذِينَ ka-alladhīna kimseler (gibi)
  7. كَفَرُوا۟ kafarū inkar eden(ler) ك ف ر
  8. وَقَالُوا۟ waqālū ve diyenler (gibi) ق و ل
  9. لِإِخْوَٰنِهِمْ li-ikh'wānihim kardeşleri için أ خ و
  10. إِذَا idhā zaman
  11. ضَرَبُوا۟ ḍarabū sefere çıktıkları ض ر ب
  12. فِى fī yeryüzünde
  13. ٱلْأَرْضِ l-arḍi أ ر ض
  14. أَوْ aw ya da
  15. كَانُوا۟ kānū savaşa çıktıkları ك و ن
  16. غُزًّى ghuzzan غ ز و
  17. لَّوْ law eğer
  18. كَانُوا۟ kānū olsalardı ك و ن
  19. عِندَنَا ʿindanā bizim yanımızda ع ن د
  20. مَا mā ölmezlerdi
  21. مَاتُوا۟ mātū م و ت
  22. وَمَا wamā ve öldürülmezlerdi
  23. قُتِلُوا۟ qutilū ق ت ل
  24. لِيَجْعَلَ liyajʿala yapar ج ع ل
  25. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  26. ذَٰلِكَ dhālika bu (düşünce ve sözlerini)
  27. حَسْرَةً ḥasratan bir dert ح س ر
  28. فِى fī kalblerinde
  29. قُلُوبِهِمْ qulūbihim ق ل ب
  30. وَٱللَّهُ wal-lahu Allahtır
  31. يُحْىِۦ yuḥ'yī yaşatan ح ي ي
  32. وَيُمِيتُ wayumītu ve öldüren م و ت
  33. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  34. بِمَا bimā şeyleri
  35. تَعْمَلُونَ taʿmalūna yaptıklarınız ع م ل
  36. بَصِيرٌ baṣīrun görmektedir ب ص ر

156. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Ahzâb 33:69

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ ءَاذَوْا۟ مُوسَىٰ فَبَرَّأَهُ ٱللَّهُ مِمَّا قَالُوا۟ وَكَانَ عِندَ ٱللَّهِ وَجِيهًا

    Ey iman edenler! Mûsâ’ya eziyet edenler gibi olmayın. Nihayet Allah; onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah katında itibarlı ve değerli bir kimseydi.

  • Enfâl 8:27

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.

  • Bakara 2:104

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقُولُوا۟ رَٰعِنَا وَقُولُوا۟ ٱنظُرْنَا وَٱسْمَعُوا۟ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    Ey iman edenler! “Râinâ” (bizi gözet) demeyin! “Unzurnâ” (bize bak) deyin ve sözü dinleyin. Kâfirler için çok acı bir azap vardır.

  • Âl-i İmrân 3:130

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَأْكُلُوا۟ ٱلرِّبَوٰٓا۟ أَضْعَٰفًا مُّضَٰعَفَةً وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Ey iman edenler! Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki, kurtuluşa eresiniz.

  • Ahzâb 33:41

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikredin.

  • Tevbe 9:119

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla beraber olun.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ