Âl-i İmrân Suresi’nin 148. ayeti (3:148) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 68. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 148. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
148. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah da onlara yardım ederek ve onları kudretli kılarak karşılığını verdi. Ahirette de onlardan razı olarak, Naim cennetlerinde devamlı nimetiyle mükâfatını verdi. Allah, ibadet ve sosyal ilişkilerinde ihsan sahibi olanları sever.
148. “Allah da onlara” yardım, zafer ve ganimet gibi “dünya mükafatını ve âhiret mükafatının da güzelliğini verdi.” Bu ise Rablerinin rızasını ve ebedi nimetleri elde etmektir. Bu ebedi nimetler her türlü olumsuzluktan uzaktır. Bu mükafatın tek sebebi de onların Allah’a karşı amellerini ihsan ile güzelce yapmalarıdır. Allah da onları en güzel şekilde mükâfaatlandırmıştır. Bundan dolayı Yüce Allah: “Allah, iyilik edenleri” yaratıcıya ibadetlerini ve yaratılmışlara muamelelerini güzelce yapanları “sever.” İşte düşmanlarla cihad esnasında sözü geçen bu mü’minlerin yaptıklarının bir benzerini yapmak da iyilik (ihsan) kapsamı içerisindedir. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
İmtihan, mücahitlerin, sadıkların ve sabredenlerin diğerlerinden ayrıldığı ilahi bir kanundur.
Allah yolunda cihat ve yüce Allah'a davet etmek, değer ve kıymeti ne kadar büyük olursa olsun bir kimseye bağlı olarak yapılmaz.
İnsanların ömür ve ecelleri Allah Teâlâ'nın katında sabittir. Hayata olan hırs onu arttıramayacağı gibi cesaret ve atılganlık da onu azaltamaz.
İnsanların amaç ve niyetleri farklıdır. Onlardan bazıları Allah'ın sevabını umar, bazısı da dünyayı ister. Herkese niyeti ve ameline göre karşılığı verilecektir.
148. ayetin diğer mealleri
Allah da onlara dünya nimetini ve ahiret karşılığının en güzelini verdi. Allah iyilik edenleri sever.
Allah da onlara dünya nimetini ve (daha da önemlisi,) ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah, iyi davrananları sever.
Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever.