İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 146. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٤٦

3:146 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 68. sayfa Medeni sure

3:146 ayetinin metni

وَكَأَيِّن مِّن نَّبِىٍّ قَٰتَلَ مَعَهُۥ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُوا۟ لِمَآ أَصَابَهُمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَمَا ضَعُفُوا۟ وَمَا ٱسْتَكَانُوا۟ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلصَّٰبِرِينَ ۝١٤٦

Okunuşu

waka-ayyin min nabiyyin qātala maʿahu ribbiyyūna kathīrun famā wahanū limā aṣābahum fī sabīli l-lahi wamā ḍaʿufū wamā is'takānū wal-lahu yuḥibbu l-ṣābirīna

Meal

Nice peygamberler vardır ki , onunla birlikte bir çok Allah dostları savaştılar . Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler , yılmadılar , boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 146. ayeti (3:146) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 68. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 146. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

146. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah'ın peygamberlerinden nice peygamber gelmiştir ki, ona tabi olan birçok topluluk onunla birlikte savaşmıştır. Allah yolunda savaşırken onlara isabet eden ölüm ve yaralanma sebebiyle cihat etmekten korkmamışlardır. Düşmanla savaşmaktan zaafa düşmeyip, boyun eğmemişlerdir. Bilakis sabredip sebat etmişlerdir. Allah, kendi yolunda sıkıntı ve zorluklara sabredenleri sever.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

146. Bu ayet, mü’minlere bir teselli, böylelerine uymaya ve onların yaptıkları gibi yapmaya da bir teşviktir. Bu olay, geçmişte olmuş bir şeydir ve Yüce Allah’ın sünneti/kanunu aynı şekilde cereyan etmeye devam etmektedir. Şöyle ki “Kendileri ile birlikte birçok âlimin çarpıştığı nice” pek çok “peygamber vardır!” Yani peygamberlere tâbî olan ve peygamberlerin kendilerini iman ve salih amel ile terbiye etmiş olduğu pek çok topluluk, peygamberlerle birlikte çarpışmıştır. Onlardan öldürülenler, yaralananlar ve başka musibetlere uğrayanlar olmuştur. “Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 141-148. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 68. sayfası).

  • İmtihan, mücahitlerin, sadıkların ve sabredenlerin diğerlerinden ayrıldığı ilahi bir kanundur.
  • Allah yolunda cihat ve yüce Allah'a davet etmek, değer ve kıymeti ne kadar büyük olursa olsun bir kimseye bağlı olarak yapılmaz.
  • İnsanların ömür ve ecelleri Allah Teâlâ'nın katında sabittir. Hayata olan hırs onu arttıramayacağı gibi cesaret ve atılganlık da onu azaltamaz.
  • İnsanların amaç ve niyetleri farklıdır. Onlardan bazıları Allah'ın sevabını umar, bazısı da dünyayı ister. Herkese niyeti ve ameline göre karşılığı verilecektir.

146. ayetin diğer mealleri

Nice peygamberler vardır ki onların yanında bir çok rabbani kimseler (Rabbine yönelen kimse) savaşmıştır. Allah yolunda başlarına gelen musibetler sebebiyle gevşememişler, zaaf göstermemiş ve boyun da eğmemişlerdir. Allah sabredenleri sever.

  Nice peygamberler vardı ki, beraberinde birçok Allah erleri bulunduğu halde savaştılar da, bunlar, Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşeklik ve zaaf göstermediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

Nice peygamberler vardı ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostları çarpıştılar; Allah yolunda başlarına gelenlerden yılgınlık göstermediler, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.

146. ayet kelime kelime

  1. وَكَأَيِّن waka-ayyin nice var ki
  2. مِّن min den
  3. نَّبِىٍّ nabiyyin ن ب أ
  4. قَٰتَلَ qātala çarpıştılar ق ت ل
  5. مَعَهُۥ maʿahu kendileriyle beraber
  6. رِبِّيُّونَ ribbiyyūna Rabbani (erenler) ر ب ب
  7. كَثِيرٌ kathīrun birçok ك ث ر
  8. فَمَا famā yılmadılar
  9. وَهَنُوا۟ wahanū و ه ن
  10. لِمَآ limā şeylerden
  11. أَصَابَهُمْ aṣābahum başlarında gelen ص و ب
  12. فِى fī yolunda
  13. سَبِيلِ sabīli س ب ل
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  15. وَمَا wamā zayıflık göstermediler
  16. ضَعُفُوا۟ ḍaʿufū ض ع ف
  17. وَمَا wamā boyun eğmediler
  18. ٱسْتَكَانُوا۟ is'takānū ك ي ن
  19. وَٱللَّهُ wal-lahu Allah
  20. يُحِبُّ yuḥibbu sever ح ب ب
  21. ٱلصَّٰبِرِينَ l-ṣābirīna sabredenleri ص ب ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ