"Kim Allah'a davet edene icabet etmezse artık o, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakıcı değildir ve onun O'ndan başka velileri de yoktur. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler."
Ahkâf Suresi’nin 32. ayeti (46:32) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 506. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Ahkâf Suresi 32. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
32. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Kim, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in davet etmiş olduğu hakka icabet etmezse yeryüzünde Allah'tan kaçamaz. Onu Allah'ın azabından kurtaracak olan dostlar da yoktur. İşte onlar haktan apaçık bir şekilde sapmış olan kimselerdir.
32. “Kim Allah’ın davetçisinin çağrısını kabul etmezse o, yeryüzünde (Allah’ı) âciz bırakacak değildir.” Çünkü Yüce Allah, her şeye güç yetirendir. Kaçan O’ndan kurtulamaz, kimse O’nu yenik düşürmeye kalkışamaz. “Onun O’ndan başka hiçbir dost ve yardımcısı da olmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.” Peygamberlerin kendilerini çağırdığı, apaçık âyetlerin/belgelerin ve tartışılmaz kesin delillerin kendilerine ulaştığı, buna rağmen onlardan yüz çevirip büyüklenenlerin sapıklığından daha büyük sapıklık olabilir mi?
-Ey Peygamber!- O halde Nûh, İbrahim, Musa ve İsa -aleyhimusselam- gibi peygamberlerden azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret. Onların (kavminin) azaba uğratılmaları hususunda acele etme! Kavminden seni yalanlayanlar; ahirette azabı gördükleri gün, azaplarının uzunluğu sebebi ile dünyada iken sanki gündüzün bir vakti kadar kaldıklarını zannederler. Muhammed -salllallahu aleyhi ve sellem-'e indirilmiş olan bu Kur'an, insanlara ve cinlere bir uyarı olarak yeter. Şüphesiz; inkâr ve masiyetler ile Allah'ın taatinden çıkmış olan topluluktan başkası azap ile helak edilmez.
Hidayete eren cinlerin hakka icabet etmede acele etmeleri, insanları bir an önce hakkı kabul etmeye teşvik eden bir mesajdır.
Hakkı kabul etmek, hakka davet etmede yarışmayı gerektirir.
Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde (Allah'ı kendisine azap etmesinden) aciz bırakacak değildir. Onun Allah’tan başka bir velisi de yoktur. İşte böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.
Allah'ın dâvetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah'ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah'tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.
Her kim Allah'ın davetçisine uymazsa bilsin ki, yeryüzünde Allah'ı aciz bırakacak değildir. Onun Allah'tan başka dostları da yoktur. İşte onlar apaçık bir sapıklık içerisindedirler.
Allah'ın kalbini İslâm'a açtığı kimse Rabbinden bir nur üzere değil midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri kaskatı olanların vay hallerine! İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.