İçeriğe geç

Ahkâf Suresi 22. Ayet

سورة الأحقاف، الآية ٢٢

46:22 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 505. sayfa Mekki sure

46:22 ayetinin metni

قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِتَأْفِكَنَا عَنْ ءَالِهَتِنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ ۝٢٢

Okunuşu

qālū aji'tanā litafikanā ʿan ālihatinā fatinā bimā taʿidunā in kunta mina l-ṣādiqīna

Meal

Onlar da: "Bizi, ilahlarımızdan döndürmek için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen bizi tehdit ettiğin şeyi haydi bize getir." demişlerdi.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ahkâf Suresi’nin 22. ayeti (46:22) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 505. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ahkâf Suresi 22. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

22. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Kavmi ona şöyle dedi: "Sen, bizi ilahlarımıza ibadet etmekten uzaklaştırmak için mi geldin? Bunu asla yapamazsın! Eğer iddia ettiğin şeyde doğru söyleyenlerden isen, kendisi ile korkuttuğun azabı bize getir."

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

22. “Dediler ki: Sen bizi ilâhlarımızdan vazgeçirmek için mi geldin?” Yani senin tek maksadın, kendileri sebebiyle bizi kıskandığın ilâhlarımızdan yüz çevirmemizi sağlamaktır. Yoksa senin hak diye getirdiğin bir şey yoktur. “O halde (iddialarında) doğru söyliyorsan bizi kendisi ile tehdit ettiğin” azabı “getir (de görelim)!” Bu ise cehalet ve inadın en ileri derecesidir.

Ahkâf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ahkâf suresinin 21-28. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 505. sayfası).

  • Allah'ın kendilerine bildirdikleri dışında peygamberlerin gayb hakkında bir bilgileri yoktur.
  • Hûd kavminin kendilerine gelen azabı yağmur bulutu zannederek aldanmaları beyan edilmiştir ki onlar; o azap kendilerine gelmeden önce tövbe etmemişlerdir.
  • Âd kavmi, Kureyş'ten daha güçlü ve kuvvetli olmasına rağmen Allah Teâlâ onları helak etmiştir.
  • Akıllı kimse başkasına bakarak ibret alır. Cahil ise kendi kendine akıl verir.

22. ayetin diğer mealleri

Onlar da: Bizi ilahlarımızdan ayırmak için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen haydi bize getir, bizi tehdit ettiğin şeyi, demişlerdi.

«Sen bizi ilahlarımızdan çevirmek için mi bize geldin? Hadi, doğru söyleyenlerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi başımıza getir.» dediler.

Onlar: "Sen bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen o bize vaad edip durduğun azabı haydi getir." dediler.

22. ayet kelime kelime

  1. قَالُوٓا۟ qālū dediler ki ق و ل
  2. أَجِئْتَنَا aji'tanā sen geldin mi? ج ي أ
  3. لِتَأْفِكَنَا litafikanā bizi çevirmek için أ ف ك
  4. عَنْ ʿan tanrılarımızdan
  5. ءَالِهَتِنَا ālihatinā أ ل ه
  6. فَأْتِنَا fatinā o halde bize getir أ ت ي
  7. بِمَا bimā şeyi
  8. تَعِدُنَآ taʿidunā bizi tehdidettiğin و ع د
  9. إِن in eğer
  10. كُنتَ kunta isen ك و ن
  11. مِنَ mina doğrulardan
  12. ٱلصَّٰدِقِينَ l-ṣādiqīna ص د ق

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

22. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Şûrâ 42:18

    يَسْتَعْجِلُ بِهَا ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِهَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مُشْفِقُونَ مِنْهَا وَيَعْلَمُونَ أَنَّهَا ٱلْحَقُّ أَلَآ إِنَّ ٱلَّذِينَ يُمَارُونَ فِى ٱلسَّاعَةِ لَفِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    Ona iman etmeyenler, onun çabucak gelmesini istiyorlar. İman edenler ise ondan korkarlar ve onun hak olduğunu bilirler. Bilin ki kıyamet hakkında tartışanlar uzak/derin bir sapıklık içindedirler.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • A’râf 7:70

    قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ ٱللَّهَ وَحْدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    "Bize, bir tek ilaha ibadet etmemiz ve atalarımızın ibadet ettiklerini bırakmamız için mi geldin? Eğer doğru söylüyorsan, bizi tehdit ettiğin azabı getir bakalım!" dediler.

  • Hûd 11:32

    قَالُوا۟ يَٰنُوحُ قَدْ جَٰدَلْتَنَا فَأَكْثَرْتَ جِدَٰلَنَا فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Dediler ki: “Ey Nûh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi kendisiyle bizi tehdit ettiğin azabı getir.”

  • Şuarâ 26:31

    قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Firavun: “Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu!” dedi.

  • A’râf 7:77

    فَعَقَرُوا۟ ٱلنَّاقَةَ وَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا۟ يَٰصَٰلِحُ ٱئْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    Böylece o dişi deveyi boğazlayarak Rablerinin emrine başkaldırdılar ve şöyle dediler: “Ey Salih, eğer sen gönderilmiş peygamberlerden isen bizi tehdit edip durduğunu getir!” dediler.

  • Hicr 15:7

    لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    “Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!”

  • Şuarâ 26:187

    فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    "Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten parçalar indir."

Ahkâf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ