İçeriğe geç

Ahkâf Suresi 10. Ayet

سورة الأحقاف، الآية ١٠

46:10 26. cüz 51. hizb Mushaf’ta 503. sayfa Mekki sure

46:10 ayetinin metni

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن كَانَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ وَكَفَرْتُم بِهِۦ وَشَهِدَ شَاهِدٌ مِّنۢ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ عَلَىٰ مِثْلِهِۦ فَـَٔامَنَ وَٱسْتَكْبَرْتُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ ۝١٠

Okunuşu

qul ara-aytum in kāna min ʿindi l-lahi wakafartum bihi washahida shāhidun min banī is'rāīla ʿalā mith'lihi faāmana wa-is'takbartum inna l-laha lā yahdī l-qawma l-ẓālimīna

Meal

De ki: “Söyleyin bakalım; eğer (bu Kur'an) Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, İsrailoğulları'ndan bir şahit de bunun bir benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de (iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman bu büyük zulüm ve küfür değil midir?) Şüphesiz Allah, zalim topluma hidayet etmez."

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ahkâf Suresi’nin 10. ayeti (46:10) Mekki bir surededir; 26. cüzde, Mushaf’ın 503. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Ahkâf Suresi 10. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

10. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Yalanlayan o müşriklere de ki: "Eğer bu Kur'an; Allah katından ise, siz de onu inkâr etmişseniz, İsrailoğulları'ndan bir şahit de Tevrat'ta bunun doğruluğuna dair gelen haberlere dayanarak bunun Allah katından olduğuna şahitlik edip iman etmişse ve siz de iman etmeyerek büyüklük taslamışsanız o zaman siz zalimler değil misiniz? Şüphesiz Allah, zalim toplumu hakka hidayet etmez.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

10. Yani bana söyleyin: Şâyet bu Kur’ân, Allah tarafından gönderilmişse, Kitap ehlinden olup sahip oldukları hak bilgi sayesinde bu Kitab’ın hak olduğunu bilen ve ilâhi tevfike mazhar olan kimseler de doğruluğuna tanıklık ederek ona iman etmiş ve onunla hidâyet bulmuşsalar, bunun bir sonucu olarak peygamberlerin haberleri ile onların şerefli izleyicileri arasında bu hususta tam bir mutabakat ortaya çıkmışsa; siz de -ey ahmaklar ve cahiller!- buna rağmen büyüklük taslamışsanız bu yaptığınız, en büyük zulüm ve en ileri küfür olmaz mı? “Gerçek şu ki Allah, zalim toplumu hidâyete erdirmez.” Hakkı iyice görme imkânını bulduktan sonra, hakka karşı büyüklenmek de zulmün bir çeşididir.

Ahkâf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ahkâf suresinin 6-14. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 503. sayfası).

  • Allah'tan gayrı ibadet olunan her varlık, kâfirlerden kendilerine ibadet eden kafirleri inkâr edecektir.
  • Allah'ın kendisine bildirdikleri dışında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gaybı bilmediği beyan edilmiştir.
  • Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğini ispat eden delillerin önceki kitaplarda var olduğu beyan edilmiştir.
  • Dosdoğru olmanın ve istikamet üzere olan kimselerin mükâfatları beyan edilmiştir.

10. ayetin diğer mealleri

De ki: “Söyleyin bakalım; eğer (bu Kur'an) Allah katından ise, siz de ona küfretmişseniz, İsrailoğulların'dan bir şahit de bunun bir benzerine şahitlik edip iman etmişse ve siz de (iman etmeyerek) büyüklük taslamışsanız (o zaman bu büyük zulüm ve küfür değil midir )? Allah, zalim topluma hidayet etmez.

De ki: Hiç düşündünüz mü; şayet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şahit de bunun benzerini görüp inandığı halde siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

De ki: "Ne dersiniz, eğer bu Kur'an Allah tarafından ise ve siz de onu inkâr etmişseniz, bununla birlikte İsrailoğulları'ndan bir şahit de onun bir benzerini (Tevrat'ta görüp) inanmışken siz hala büyüklük taslarsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız)? Şüphesiz ki, Allah zalim bir topluluğu doğru yola iletmez."

10. ayet kelime kelime

  1. قُلْ qul de ki ق و ل
  2. أَرَءَيْتُمْ ara-aytum hiç düşündünüz mü? ر أ ي
  3. إِن in eğer
  4. كَانَ kāna ise ك و ن
  5. مِنْ min katından
  6. عِندِ ʿindi ع ن د
  7. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  8. وَكَفَرْتُم wakafartum ve siz inkar ettiyseniz ك ف ر
  9. بِهِۦ bihi onu
  10. وَشَهِدَ washahida ve görüp ش ه د
  11. شَاهِدٌ shāhidun bir şahid ش ه د
  12. مِّنۢ min oğullarından
  13. بَنِىٓ banī ب ن ي
  14. إِسْرَٰٓءِيلَ is'rāīla İsrail
  15. عَلَىٰ ʿalā bunun benzerini
  16. مِثْلِهِۦ mith'lihi م ث ل
  17. فَـَٔامَنَ faāmana ve inandığı halde أ م ن
  18. وَٱسْتَكْبَرْتُمْ wa-is'takbartum siz tenezzül etmemişseniz ك ب ر
  19. إِنَّ inna şüphesiz
  20. ٱللَّهَ l-laha Allah
  21. لَا lā doğru yola iletmez
  22. يَهْدِى yahdī ه د ي
  23. ٱلْقَوْمَ l-qawma bir toplumu ق و م
  24. ٱلظَّٰلِمِينَ l-ẓālimīna zalimlerden ظ ل م

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 3 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

10. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Kasas 28:53

    وَإِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦٓ إِنَّهُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّنَآ إِنَّا كُنَّا مِن قَبْلِهِۦ مُسْلِمِينَ

    Onlara okunduğu zaman derler ki: "Ona iman ettik. Şüphesiz o, Rabbimizden gelen haktır. Şüphesiz biz, bundan öncede Müslümandık."

  • İsrâ 17:107–108

    قُلْ ءَامِنُوا۟ بِهِۦٓ أَوْ لَا تُؤْمِنُوٓا۟ إِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مِن قَبْلِهِۦٓ إِذَا يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ يَخِرُّونَ لِلْأَذْقَانِ سُجَّدًا …

    De ki: İster iman edin; ister iman etmeyin. Daha önce kendilerine ilim verilenlere o okunduğu zaman çeneleri üzerine yüzüstü secdeye kapanırlar. …

  • En’âm 6:53

    وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لِّيَقُولُوٓا۟ أَهَٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنۢ بَيْنِنَآ أَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِٱلشَّٰكِرِينَ

    Böylece, “Allah, aramızdan bunlara mı (hidayet vererek) ihsanda bulundu?” desinler diye onları birbiriyle sınadık. Allah, şükredenleri en iyi bilen değil midir?

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Fussilet 41:52

    قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن كَانَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ ثُمَّ كَفَرْتُم بِهِۦ مَنْ أَضَلُّ مِمَّنْ هُوَ فِى شِقَاقٍۭ بَعِيدٍ

    De ki: "Kur'an Allah katından gelmiş olup da siz de onu inkar etmişseniz, söyleyin bana, derin/uzak bir çıkmazda bulunan kimseden daha sapık kim vardır?"

  • Mâide 5:51

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَتَّخِذُوا۟ ٱلْيَهُودَ وَٱلنَّصَٰرَىٰٓ أَوْلِيَآءَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَمَن يَتَوَلَّهُم مِّنكُمْ فَإِنَّهُۥ مِنْهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Ey İman edenler! Yahudi ve Hristiyanları veli/dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları veli edinirse, o da onlardandır. Allah, zalim topluma hidayet vermez.

  • Kasas 28:50

    فَإِن لَّمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَكَ فَٱعْلَمْ أَنَّمَا يَتَّبِعُونَ أَهْوَآءَهُمْ وَمَنْ أَضَلُّ مِمَّنِ ٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ بِغَيْرِ هُدًى مِّنَ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Eğer sana cevap veremezlerse, bil ki onlar ancak arzularına tabi oluyorlar. Allah'tan bir hidayet olmaksızın kendi hevesine/arzusuna uyandan daha sapık kim olabilir? Şüphesiz Allah, zalim topluma hidayet etmez.

  • En’âm 6:144

    وَمِنَ ٱلْإِبِلِ ٱثْنَيْنِ وَمِنَ ٱلْبَقَرِ ٱثْنَيْنِ قُلْ ءَآلذَّكَرَيْنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمَّا ٱشْتَمَلَتْ عَلَيْهِ أَرْحَامُ ٱلْأُنثَيَيْنِ أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَا فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيْرِ عِلْمٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    Deveden iki ve sığırdan da iki tane. De ki: "O, iki erkeği mi, yoksa iki dişiyi mi ya da bu iki dişinin rahimlerinde bulunanları mı haram kıldı? Yoksa siz, Allah’ın bunları size emrettiğine şahit mi oldunuz?" Sırf insanları saptırmak için, bir bilgiye dayanmadığı halde Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah, zalimler topluluğuna hidayet etmez.

  • Vâkıa 56:88

    فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    Eğer o (ölen kişi), yakın kılınanlardan ise.

  • Münâfikûn 63:6

    سَوَآءٌ عَلَيْهِمْ أَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ أَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَن يَغْفِرَ ٱللَّهُ لَهُمْ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهْدِى ٱلْقَوْمَ ٱلْفَٰسِقِينَ

    Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet etmez.

Ahkâf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

14 Ekim 2026 Çarşamba 3 جمادى الأولى 1448 هـ