İçeriğe geç

Sünen-i Tirmizî36. kitap

«Kendisine bir fakirlik dokunup bunu insanlara arz ederse, o kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz. Kim de ihtiyacını Allah'a arz ederse de Allah'ın ona hemen veya bir müddet sonra bir rızık göndermesi yakındır.»

باب مَا جَاءَ فِي الْهَمِّ فِي الدُّنْيَا وَحُبِّهَا

Farklı hükümler 5 âlimin hükmü Sünen-i Tirmizî 2326

Râvi:Abdullah b. Mes'ûd

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ بَشِيرٍ أَبِي إِسْمَاعِيلَ، عَنْ سَيَّارٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏

"‏ مَنْ نَزَلَتْ بِهِ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ وَمَنْ نَزَلَتْ بِهِ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِاللَّهِ فَيُوشِكُ اللَّهُ لَهُ بِرِزْقٍ عَاجِلٍ أَوْ آجِلٍ ‏"

İbn Mesud -radıyallahu anh-'den merfu olarak rivayet olunan bir hadiste Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kendisine bir fakirlik dokunup bunu insanlara arz ederse, o kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz. Kim de ihtiyacını Allah'a arz ederse de Allah'ın ona hemen veya bir müddet sonra bir rızık göndermesi yakındır.»

Rivayet eden: Tirmizî (No. 2326), Ebû Dâvûd (No. 1645) ve Ahmed b. Hanbel (No. 3675).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

İbn Mesud -radıyallahu anh- Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu haber veriyor: "Kendisine bir fakirlik dokunan" Yani çetin bir sıkıntı ve ihtiyaç. Bu kelime daha çok fakirlik ve darlık anlamlarında kullanılır. "Bunu insanlara götürürse"; yani insanlara arz eder, şikayet diliyle ortaya koyar ve onlardan başındaki bu darlığı gidermelerini talep ederse. Böyle davranan kimsenin sonucu ise şöyle olur: "Bu kimsenin fakirliği ortadan kalkmaz." İhtiyaç duyduğu şey gerçekleşmez, darlığı ortadan kalkmaz. Bir sıkıntısı ortadan kalksa bile başına başka bir sıkıntı hemen geliverir. "Bunu Allah'a götüren kimseye"; yani Allah'a güvenip, tevekkül edene "Pek yakında" çok kısa zamanda acil olarak ona zenginlik verir. Yani yeteceği şeyi verir. Bazı yazma nushalarda bi'l-ğinâ lafzı bulunmaktadır. El-Mesabîh adlı eseri şerh eden alimler şöyle demişlerdir. "bi'l-ğinâ lafzı maksur olan kesradır. Manası bolluk olan bu kelime manayı tahrif etmektedir. Çünkü rivayette içinde bulunduğu hale yetecek/kafi olacak bir durum gelir denilmiştir." "Acil ölüm"; bunun manası darda olan bu kimse, zengin bir akrabasının ölümü ile miras alır, şeklinde verilmiştir. Hadisin bu bölümü yüce Allah'ın şu ayetinden alınmış olabilir: "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Onu beklemediği yerden rızıklandırır." (Talâk Suresi, 2-3) "Ya da bir bolluk verir geç olarak." Yani yüce Allah kuluna kendisini zengin kılacak servet bahşeder."

Arapça açıklama

أخبر ابن مسعود رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "من أصابته فاقة" أي: حاجة شديدة، وأكثر استعمالها في الفقر وضيق المعيشة.

"فأنزلها بالناس" أي: عرضها عليهم، وأظهرها بطريق الشكاية لهم، وطلب إزالة فاقته منهم.

فالنتيجة: "لم تسد فاقته" أي: لم تقض حاجته، ولم تزل فاقته، وكلما تسد حاجة أصابته أخرى أشد منها

وأما "من أنزلها بالله" بأن اعتمد على مولاه فإنه "يوشك الله" أن يُعجِّل "له برزق عاجل" قريب بأن يعطيه مالا ويجعله غنيا "أو آجل" في الآخرة.

  • الحث على سؤال الله -عز وجل-، والالتجاء إليه عند الشدائد وهموم الحاجات، فهو الذي يقضيها.
  • الحض على الصبر على العيش الشديد وعدم الشكوى للناس.
  • ترغيب الإنسان الذي ينزل به مكروه أن يكل كشفه إلى خالقه -سبحانه وتعالى-.
  • تنفير العبد من الاعتماد على غير الله في تحقيق سؤله أو دفع كربه.
  • من اعتمد على غير الله ضل، ومن اعتز بغير الله ذل، ومن فوض أمره إلى الله وصل.

Klasik şerh

Mübârekfûrî — Tuhfetü'l-Ahvezî

قَوْلُهُ : ( عَنْ بَشِيرِ أَبِي إِسْمَاعِيلَ ) هُوَ اِبْنُ سَلْمَانَ الْكِنْدِيُّ الْكُوفِيُّ وَالِدُ الْحَكَمِ ثِقَةٌ يُغَرِّبُ مِنْ السَّادِسَةِ ( عَنْ سَيَّارٍ ) هُوَ أَبُو حَمْزَةَ قَالَ فِي التَّقْرِيبِ سَيَّارُ أَبُو حَمْزَةَ الْكُوفِيُّ مَقْبُولٌ مِنْ الْخَامِسَةِ وَوَقَعَ فِي الْإِسْنَادِ عَنْ سَيَّارِ أَبِي الْحَكَمِ عَنْ طَارِقٍ وَالصَّوَابُ عَنْ سَيَّارِ أَبِي حَمْزَةَ وَقَالَ فِي تَهْذِيبِ التَّهْذِيبِ فِي تَرْجَمَةِ سَيَّارُ أَبِي الْحَكَمِ مَا لَفْظُهُ : وَرَوَى أَبُو دَاوُدَ وَالتِّرْمِذِيُّ حَدِيثَ بَشِيرِ اِبْنِ إِسْمَاعِيلَ حَدَّثَنَا سَيَّارُ أَبُو الْحَكَمِ عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ عَنْ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ : " مَنْ أَصَا…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 5 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح بلفظ: "بموت عاجل أو غنى عاجل" Hadis No. 2326
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. HasenHasan Hadis No. 2326
Ahmed Muhammed Şâkirv. 1377 h. SahihSahih Hadis No. 2326
Beşşâr Avvâd Ma'rûf SahihHasan Sahih Hadis No. 2326
Tirmizîv. 279 h. Sahihحسن صحيح غريب Hadis سنن الترمذي No. 2326
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (4)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (838)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (1637)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (6566)
  • Senedi sahihMünzirî إسناده صحيح أو حسن أو ما قاربهما — الترغيب والترهيب (2/47)

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 533

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim sıkıntıya düşer de halini insanlara açarsa sıkıntıdan kurtulamaz. Fakat her kim düştüğü sıkıntıdan dolayı ihtiyacını Allah’a arzedip havale ederse Allah’ın er veya geç bir…

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏من أصابته فاقة فأنزلها بالناس لم تسد فاقته، ومن أنزلها بالله، فيوشك الله له برزق عاجل أو آجل‏"‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال‏:‏ حديث…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd

Ayrıca rivayet edenler… (6)
  • الزهد لنعيم بن حماد (138)مَنْ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ ، فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ ، لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ ، وَمَنْ أَنْزَلَهَا بِاللَّهِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَوْشَكَ اللَّهُ لَهُ بِالْغِنَى ، إِمَّا مَوْتًا عَاجِلا أَوْ غِنًى آجِلًا
  • السنن الكبرى للبيهقي (7270)مَنْ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ ، وَمَنْ أَنْزَلَهَا بِاللَّهِ أَوْشَكَ اللَّهُ لَهُ بِالْغِنَى إِمَّا بِمَوْتٍ عَاجِلٍ ، أَوْ غِنًى عَاجِلٍ
  • الكني والأسماء للدولابي (666)مَنْ نَزَلَتْ بِهِ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ ، وَمَنْ نَزَلَتْ بِهِ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِاللَّهِ يُوشِكُ اللَّهُ بِرِزْقٍ وَاسِعٍ أَوْ أَجَلٍ عَاجِلٍ
  • المستدرك على الصحيحين (1414)مَنْ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ يَسُدَّ فَاقَتَهُ ، وَمَنْ أَنْزَلَهَا بِاللَّهِ أَوْشَكَ اللَّهُ لَهُ بِالْغِنَى إِمَّا بِمَوْتٍ آجِلٍ أَوْ غِنًى عَاجِلٍ
  • تلخيص المتشابه في الرسم (843)مَنْ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ ، وَمَنْ أَنْزَلَهَا بِاللَّهِ أَوْشَكَ اللَّهُ لَهُ بِالْغِنَى إِمَّا أَجَلٌ عَاجِلٌ ، وَإِمَّا غِنًى عَاجِلٌ
  • شرح السنة (4025)مَنْ أَصَابَتْهُ فَاقَةٌ ، فَأَنْزَلَهَا بِالنَّاسِ ، لَمْ تُسَدَّ فَاقَتُهُ ، وَمَنْ أَنْزَلَهَا بِاللَّهِ ، أَوْشَكَ اللَّهُ لَهُ بِالْغِنَى إِمَّا مَوْتًا عَاجِلا ، أَوْ غِنًى عَاجِلا

Aynı konuda

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ