Rüzgâra sövmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgâr gördüğünüz zaman şöyle deyin: Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde olanların hayrını ve emrolunduğu şeyin hayrını isteriz. Bu rüzgârın şerrinden, içinde olanların şerrinden ve emrolunduğu şeyin şerrinden de sana sığınırız
Ubey b. Kâ‘b -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Rüzgâra sövmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgâr gördüğünüz zaman şöyle deyin: Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde olanların hayrını ve emrolunduğu şeyin hayrını isteriz. Bu rüzgârın şerrinden, içinde olanların şerrinden ve emrolunduğu şeyin şerrinden de sana sığınırız.»
Rivayet eden: Tirmizî (No. 2252) ve Ahmed b. Hanbel (No. 20214).
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, rüzgâra lanet etmeyi ve sövmeyi yasaklamıştır. Çünkü o, yaratıcısının emrini yerine getirmektedir. Hem rahmet, hem de azap taşır. Ona sövmek, onu yaratan Allah’a karşı uygunsuz bir söz söylemeye ve Allah’ın takdirine hoşnutsuzluk göstermeye varan bir davranıştır. Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bize, rüzgârın yaratıcısı olan Allah’a yönelmeyi; rüzgârın hayrını, içinde bulunan hayrı ve gönderiliş gayesindeki hayrı istemeyi öğütlemiştir. Meselâ yağmur getirmesi, bitkilerin döllenmesine vesile olması ve benzeri faydaları talep etmek gibi. Yine rüzgârın şerrinden, içinde bulunan şerden ve gönderildiği şerden Allah’a sığınmayı da öğretmiştir. Meselâ ekin ve ağaçları tahrip etmesi, hayvanların helâkine sebep olması, binaları yıkması ve benzeri zararlar gibi. Bu şekilde Allah’tan istemek ve O’na sığınmak, kulun Allah’a olan kulluğunu gerçekleştirmesinin bir göstergesidir.
Hadisten çıkan dersler
Rüzgâra sövmek yasaklanmıştır. Çünkü o, kontrol edilen bir yaratılmıştır. Dolayısıyla bu sövgü, onu yaratana ve kontrol edene gider. Bu durumda, tevhit inancında bir kusur olur.
Hadiste; Allah'a yönelerek, yarattıklarının şerrinden O'na sığınmak ifade edilmiştir.
Rüzgâr bazen hayırla emrolunmuş olur, bazen de şerle emrolunmuş olur.
İbn Bâz -rahimehullah- şöyle demiştir: Rüzgâra sövmek günahlardan biridir. Çünkü rüzgâr, idare edilen ve Allah’ın emriyle hayır veya şer için gönderilen bir mahlûktur. Bu sebeple ona sövmek caiz değildir. ‘Allah rüzgâra lanet etsin’, ‘Allah kahretsin bu rüzgârı’, ‘Allah bu rüzgârı bereketlendirmesin’ ve benzeri sözler söylenmez. Aksine Mümin, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bize öğrettiği şekilde davranmalıdır.
Rüzgâra sövmenin ve onu kötülemenin haram oluşuna kıyasla; sıcaklık, soğukluk, güneş, toz ve bunlara benzer, Allah’ın yaratması ve takdiriyle meydana gelen şeylere sövmek de aynı hükme girer.
Arapça açıklama
نَهَى صلى الله عليه وسلم عن شَتْم أو لَعْن الريح، فإنها مأمورة من خالقها، تأتي بالرحمة وبالعذاب، وسَبُّها سَبٌّ لله خالقِها، وتَسَخُّط على قضائه، ثم أَرْشَد صلى الله عليه وسلم إلى الرجوع إلى الله خالقها بسؤاله من خيرها وخير ما فيها وخير ما أُرسلت كإتيانها بالمطر ونقل اللِّقَاح ونحوه، والاستعاذة بالله من شرها وشر ما فيها وشر ما أرسلت به كإتلاف النبات والشجر وهلاك الماشية وهدم الأبنية، ونحوه، وفي سؤال الله ذلك تحقيق للعبودية لله.
النهي عن سب الريح؛ لأنها خَلْقٌ مُدَبَّرٌ، فيَرْجِعُ السَّبُّ إلى خالقها ومُدَبِّرِها، وهو نقص في التوحيد.
الرجوع إلى الله والاستعاذة به من شر ما خلق.
الريح تكون مأمورة بالخير، وتكون مأمورة بالشر.
قال ابن باز: سب الريح من جملة المعاصي؛ لأنها مخلوق مدبر ترسل بالخير والشر؛ فلا يجوز سبُّها، ولا يقال: لعن الله الريح، أو قاتل الله الريح، أو لا بارك الله في هذه الريح، أو ما أشبه ذلك، بل يعمل المؤمن ما أرشد إليه النبي صلى الله عليه وسلم.
يقاس على الريح في تحريم الشَّتْم والسب ما يتعلق بالحر والبرد والشمس والغبار وغير ذلك مما هو من خَلْق الله وتصريفه.
"لا تسبوا الريح، فإذا رأيتم ما تكرهون، فقولوا: اللهم إنا نسألك من خير هذه الريح وخير ما فيها وخير ما أُمرت به، ونعوذ بك من شر هذه الريح وشر ما فيها وشر ما أُمرت به"
Ebu Hureyre –radıyallahu anh – anlatıyor: Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki: ‘’Bu rüzgâr Allah’ın rahmetindendir. Rahmeti de, azabı getirir. Onu görünce sakın ona sövmeyin. Allah’tan rüzgârın hayır getirmesini dileyin, şer getirmesinden Allah’a sığının.’’
Aişe -radıyallahu anha- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, rüzgar şiddetli estiğinde şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Senden bu rüzgarın, onun içinde bulunanın ve onunla gönderilenin hayrını isterim. Bu rüzgarın şerrinden, içinde bulunanın ve onunla gönderilenin şerrinden sana sığınırım.»