Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1822
Fırat nehri altın bir dağ üzerinden açılmadıkça kıyamet kopmaz. Onun üzerine insanlar savaşırlar. Her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülür.
وعنه رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : " لا تقوم الساعة حتى يحسر الفرات عن جبل من ذهب يقتتل عليه، فيقتل من كل مائة تسعة وتسعون، فيقول كل رجل منه: لعلي أن أكون أنا أنجو". وفي رواية: "يوشك أن يحسر الفرات عن كنز من ذهب، فمن حضره فلا يأخذ منه شيئاً" ((متفق…
Râvi: Ebû Hureyre + 15 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4402
İbn Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- aramızda iken Vedâ haccı’ndan söz ediyorduk, ama Vedâ haccı’nın ne olduğunu bilmiyorduk. Nihayet, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah’a hamd ve senada bulundu, sonra da deccâldan bahsederek onun hakkında uzunca bilgi verdi…
مَا بَعَثَ اللَّهُ مِنْ نَبِيٍّ إِلاَّ أَنْذَرَ أُمَّتَهُ، أَنْذَرَهُ نُوحٌ وَالنَّبِيُّونَ مِنْ بَعْدِهِ، وَإِنَّهُ يَخْرُجُ فِيكُمْ، فَمَا خَفِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ شَأْنِهِ فَلَيْسَ يَخْفَى عَلَيْكُمْ أَنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ عَلَى مَا يَخْفَى عَلَيْكُمْ ثَلاَثًا، إِنَّ رَبَّكُمْ لَيْسَ بِأَعْوَرَ…
Râvi: Abdullah b. Ömer + 14 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1817
Enes -radıyallahu anh-’den merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bütün peygamberler, ümmetlerini yalancı kör deccalın tehlikesine karşı uyarmışlardır. Şunu bilin ki, onun bir gözü kördür; ama sizin Azîz ve Celîl olan Rabbiniz tek gözlü değildir. Deccalın iki gözünün arasına…
"ما من نبي إلا وقد أنذر أمته الأعور الكذاب، ألا إنه أعور، وإن ربكم عز وجل ليس بأعور، مكتوب بين عينيه ك ف ر"
Râvi: Enes b. Mâlik + 10 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 143a
Huzeyfe -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bizlere iki olay anlattı ki ben onlardan birini gördüm. Diğerini de beklemekteyim.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle anlattı: Emanet, salih kimselerin gönüllerinin derinliğine indi. Sonra onlar Kur’an’ı ve sünneti öğrendiler.''Sonra Rasûlullah -sallallahu…
يَنَامُ الرَّجُلُ النَّوْمَةَ فَتُقْبَضُ الأَمَانَةُ مِنْ قَلْبِهِ فَيَظَلُّ أَثَرُهَا مِثْلَ الْوَكْتِ ثُمَّ يَنَامُ النَّوْمَةَ فَتُقْبَضُ الأَمَانَةُ مِنْ قَلْبِهِ فَيَظَلُّ أَثَرُهَا مِثْلَ الْمَجْلِ كَجَمْرٍ دَحْرَجْتَهُ عَلَى رِجْلِكَ فَنَفِطَ فَتَرَاهُ مُنْتَبِرًا وَلَيْسَ فِيهِ شَىْءٌ -…
Râvi: Huzeyfe + 9 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2880c
«Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı.» deyip şehadet parmağıyla, başparmağını halka şeklinde yaptı. Zeyneb bint Cahş -radıyallahu anhâ- şöyle demiştir: Ben: Ey Allah'ın…
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَيْلٌ لِلْعَرَبِ مِنْ شَرٍّ قَدِ اقْتَرَبَ فُتِحَ الْيَوْمَ مِنْ رَدْمِ يَأْجُوجَ وَمَأْجُوجَ مِثْلُ هَذِهِ " . وَحَلَّقَ بِإِصْبَعِهِ الإِبْهَامِ وَالَّتِي تَلِيهَا . قَالَتْ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنَهْلِكُ وَفِينَا الصَّالِحُونَ قَالَ " نَعَمْ إِذَا…
Râvi: Zaynab bint Jahsh + 11 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2928
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Gözleri küçük, yüzleri kırmızı, burunları yassı, sanki yüzleri çekiçle dövülmüş kalkan gibidir. ,Sizler, ayakkabıları kıldan bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmaz.»
لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا التُّرْكَ صِغَارَ الأَعْيُنِ، حُمْرَ الْوُجُوهِ، ذُلْفَ الأُنُوفِ، كَأَنَّ وُجُوهَهُمُ الْمَجَانُّ الْمُطَرَّقَةُ، وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا نِعَالُهُمُ الشَّعَرُ "
Râvi: Ebû Hureyre + 16 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 2937a
Nevvâs b. Sem’ân -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir sabah Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- deccaldan uzun uzun bahsetti. Sonunda yorulup sesini alçalttı, sonra tekrar yüksek sesle konuştu. Biz onun anlatışına bakarak deccalın Medine civarındaki hurmalıklara gelip dayandığını zannettik. Tekrar yanına gittiğimiz zaman üzüntümüzü anladı ve…
الدَّجَّالَ ذَاتَ غَدَاةٍ فَخَفَّضَ فِيهِ وَرَفَّعَ حَتَّى ظَنَنَّاهُ فِي طَائِفَةِ النَّخْلِ فَلَمَّا رُحْنَا إِلَيْهِ عَرَفَ ذَلِكَ فِينَا فَقَالَ " مَا شَأْنُكُمْ " . قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ ذَكَرْتَ الدَّجَّالَ غَدَاةً فَخَفَّضْتَ فِيهِ وَرَفَّعْتَ حَتَّى ظَنَنَّاهُ فِي طَائِفَةِ…
Râvi: Nevvâs b. Sem'ân el-Ensârî + 6 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 809a
«Kim, Kehf Suresi'nin başından on ayet ezberlerse, Deccal’in fitnesinden korunur.» Başka bir rivayette ise: «Kehf Suresi'nin sonundan...»
مَنْ حَفِظَ عَشْرَ آيَاتٍ مِنْ أَوَّلِ سُورَةِ الْكَهْفِ عُصِمَ مِنَ الدَّجَّالِ "
Râvi: Ebu'd-Derdâ + 7 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1379
عَلَى أَنْقَابِ الْمَدِينَةِ مَلاَئِكَةٌ لاَ يَدْخُلُهَا الطَّاعُونُ وَلاَ الدَّجَّالُ "
Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim l54-68
"Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kişi kabrin yanından geçip de dinden dolayı değil de, sırf uğradığı bela yüzünden kabir üzerine yuvarlanıp, ah keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça dünyanın sonu gelmeyecektir."
لاَ تَذْهَبُ الدُّنْيَا حَتَّى يَمُرَّ الرَّجُلُ عَلَى الْقَبْرِ فَيَتَمَرَّغُ عَلَيْهِ وَيَقُولُ يَا لَيْتَنِي كُنْتُ مَكَانَ صَاحِبِ هَذَا الْقَبْرِ وَلَيْسَ بِهِ الدِّينُ إِلاَّ الْبَلاَءُ "
Râvi: Ebû Hureyre + 3 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1874
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’ın merfû olarak rivayet ettiği hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "(Bir zaman gelecek ki, o zamanki) nesiller Medine'yi şu üzerinde bulunduğu hayır ve bereketlerine rağmen terk edecekler de, Medine'de rızkını arayan yırtıcı hayvanlardan, yani yırtıcı hayvan ve…
يَتْرُكُونَ الْمَدِينَةَ عَلَى خَيْرِ مَا كَانَتْ، لاَ يَغْشَاهَا إِلاَّ الْعَوَافِ ـ يُرِيدُ عَوَافِيَ السِّبَاعِ وَالطَّيْرِ ـ وَآخِرُ مَنْ يُحْشَرُ رَاعِيَانِ مِنْ مُزَيْنَةَ، يُرِيدَانِ الْمَدِينَةَ يَنْعِقَانِ بِغَنَمِهِمَا، فَيَجِدَانِهَا وَحْشًا، حَتَّى إِذَا بَلَغَا ثَنِيَّةَ الْوَدَاعِ…
Râvi: Ebû Hureyre + 3 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3338
«Hiçbir peygamberin ümmetine Deccâl hakkında söylemediği bir şeyi size haber vereyim mi? Onun bir gözü kördür. Yanında Cennet'e ve Cehennem'e benzeyen bir şey olacaktır. Onun Cennet dediği şey, Cennet değil Cehennem'dir. Nûh'un kavmini uyardığı gibi ben de sizi uyarıyorum.»
أَلاَ أُحَدِّثُكُمْ حَدِيثًا عَنِ الدَّجَّالِ مَا حَدَّثَ بِهِ نَبِيٌّ قَوْمَهُ، إِنَّهُ أَعْوَرُ، وَإِنَّهُ يَجِيءُ مَعَهُ بِمِثَالِ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ، فَالَّتِي يَقُولُ إِنَّهَا الْجَنَّةُ. هِيَ النَّارُ، وَإِنِّي أُنْذِرُكُمْ كَمَا أَنْذَرَ بِهِ نُوحٌ قَوْمَهُ "
Râvi: Ebû Hureyre + 3 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1012
Ebû Musa el-Eşarî -radıyallahu anh-'tan merfu olarak rivayet edildiğine göre:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: “Muhakkak ki insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki, o vakit kişi altından sadaka ile (çarşı pazar) dolaşır da bunu kendisinden sadaka olarak kabul edecek tek kişi…
لَيَأْتِيَنَّ عَلَى النَّاسِ زَمَانٌ يَطُوفُ الرَّجُلُ فِيهِ بِالصَّدَقَةِ مِنَ الذَّهَبِ ثُمَّ لاَ يَجِدُ أَحَدًا يَأْخُذُهَا مِنْهُ وَيُرَى الرَّجُلُ الْوَاحِدُ يَتْبَعُهُ أَرْبَعُونَ امْرَأَةً يَلُذْنَ بِهِ مِنْ قِلَّةِ الرِّجَالِ وَكَثْرَةِ النِّسَاءِ "
Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Buhârî 2118
Âişe -radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak, bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.» Âişe -radıyallahu anhâ- bunun üzerine ben, “Yâ Rasûlallah, onların arasında ticaret için yola…
يَغْزُو جَيْشٌ الْكَعْبَةَ، فَإِذَا كَانُوا بِبَيْدَاءَ مِنَ الأَرْضِ يُخْسَفُ بِأَوَّلِهِمْ وَآخِرِهِمْ ". قَالَتْ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ يُخْسَفُ بِأَوَّلِهِمْ وَآخِرِهِمْ، وَفِيهِمْ أَسْوَاقُهُمْ وَمَنْ لَيْسَ مِنْهُمْ. قَالَ " يُخْسَفُ بِأَوَّلِهِمْ وَآخِرِهِمْ، ثُمَّ…
Râvi: Âişe + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 2900
Nafi’ b. Utbe -radıyallahu Anh- şöyle dedi: “Biz bir gazvede Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. Derken batı tarafından bir kavim, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. Üzerlerinde yün elbiseler vardı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e taştan yapılmış yüksek bir tepenin yanında rast…
تَغْزُونَ جَزِيرَةَ الْعَرَبِ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ فَارِسَ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ تَغْزُونَ الرُّومَ فَيَفْتَحُهَا اللَّهُ ثُمَّ تَغْزُونَ الدَّجَّالَ فَيَفْتَحُهُ اللَّهُ "
Râvi: Nâfi ibn Utba + 5 başka rivayet Şerhli
Hüküm yok
Riyâzü's-Sâlihîn 256
وعنه أن امرأة سوداء كانت تقم المسجد، أو شابا، ففقدها، رسول الله صلى الله عليه وسلم، فسأل عنها أو عنه، فقالوا: مات. قال: " أفلا كنتم آذنتموني" فكأنهم صغروا أمرها، أو أمره، فقال: " دلوني على قبره" فدلوه فصلى عليه، ثم قال: " إن هذه القبور مملوءة ظلمة على أهلها، وإن الله تعالى…
+ 3 başka rivayet
Sahih
Sahîh-i Buhârî 3176
Avf b. Mâlik -radıyalahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: Ben Tebûk Gazası'nda Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, deriden yapılmış bir çadır içinde iken O'nun huzuruna geldim. (Görüşürken bana) şöyle buyurdu: «Kıyametin kopması yaklaştığı sıra (onun alâmetlerinden olmak üzere şu) altı şeyi…
اعْدُدْ سِتًّا بَيْنَ يَدَىِ السَّاعَةِ، مَوْتِي، ثُمَّ فَتْحُ بَيْتِ الْمَقْدِسِ، ثُمَّ مُوتَانٌ يَأْخُذُ فِيكُمْ كَقُعَاصِ الْغَنَمِ، ثُمَّ اسْتِفَاضَةُ الْمَالِ حَتَّى يُعْطَى الرَّجُلُ مِائَةَ دِينَارٍ فَيَظَلُّ سَاخِطًا، ثُمَّ فِتْنَةٌ لاَ يَبْقَى بَيْتٌ مِنَ الْعَرَبِ إِلاَّ دَخَلَتْهُ، ثُمَّ…
Râvi: Avf b. Malik + 4 başka rivayet Şerhli
Sahih
Riyâzü's-Sâlihîn 1824
Ebû Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivâyet edildiğine göre: «Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır.»
"يكون خليفة ((متفق عليه)). خلفائكم في آخر الزمان يحثو المال ولا يعده"
Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 2 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2902
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Hicaz bölgesinden bir ateş çıkıp Busrâ'daki develerin boyunlarını aydınlatmadıkça kıyamet kopmaz.»
لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تَخْرُجَ نَارٌ مِنْ أَرْضِ الْحِجَازِ تُضِيءُ أَعْنَاقَ الإِبِلِ بِبُصْرَى "
Râvi: Ebû Hureyre + 2 başka rivayet Şerhli
Senedi hasen
Riyâzü's-Sâlihîn 946
"استغفروا لأخيكم وسلوا له التثبيت، فإنه الآن يسأل"
+ 3 başka rivayet