وعنه أن امرأة سوداء كانت تقم المسجد، أو شابا، ففقدها، رسول الله صلى الله عليه وسلم، فسأل عنها أو عنه، فقالوا: مات. قال: " أفلا كنتم آذنتموني" فكأنهم صغروا أمرها، أو أمره، فقال: " دلوني على قبره" فدلوه فصلى عليه، ثم قال: " إن هذه القبور مملوءة ظلمة على أهلها، وإن الله تعالى ينورها لهم بصلاتي عليهم" ((متفق عليه)). (23)
Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre siyah bir kadın veya siyah bir genç Mescidi süpürüp temizlik işlerini yapardı. Bir ara Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) o kadını veya genci göremeyince onun nerede olduğunu sordu. Öldü dediler. Bunun üzerine Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Bana haber verseydiniz ya”, buyurdu. Ashab sanki bu garib kimseye önem vermemişlerdi. Fakat Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Bana onun mezarını gösterin”, buyurdu. Mezarını gösterdiler. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun cenaze namazını kıldıktan sonra şöyle buyurdu: “Şu kabirler karanlıklarla doludur. Üzerine kılacağım namazdan dolayı Allah onların kabirlerini aydınlatır.” (Buhari, Salat 72, Müslim, Cenaiz 71)
Rivayet eden: Müslim (No. 956) ve Ahmed b. Hanbel (No. 8676). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 256).