Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4826
«Allah Azze ve Celle şöyle buyurmuştur: Âdemoğlu zamana söverek bana eziyet ediyor. Hâlbuki zamanı yöneten benim. Emir (her türlü tasarruf) benim elimdedir, geceyi ve gündüzü ben çeviririm (birbirine dönüştürürüm)»
يُؤْذِينِي ابْنُ آدَمَ، يَسُبُّ الدَّهْرَ وَأَنَا الدَّهْرُ، بِيَدِي الأَمْرُ، أُقَلِّبُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ "
Râvi: Ebû Hureyre + 8 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1240
"Müslümanın, Müslüman üstündeki hakkı beştir: Selamını almak, hasta ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek ve hapşırınca (Elhamdulillah dediğinde) yerhamukallah (Allah sana rahmet etsin) demektir."
حَقُّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ خَمْسٌ رَدُّ السَّلاَمِ، وَعِيَادَةُ الْمَرِيضِ، وَاتِّبَاعُ الْجَنَائِزِ، وَإِجَابَةُ الدَّعْوَةِ، وَتَشْمِيتُ الْعَاطِسِ "
Râvi: Ebû Hureyre + 10 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 48b
Ebû Şureyh Huveylid b. Amr el-Huzâî -radıyallahu anh-'ın Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: «Allah’a ve Ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin, ikramda bulunsun.» Sahabeler: Ey Allah'ın Rasûlü! Misafirin (caizesi) ikramı nedir? diye sordular. O…
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ جَائِزَتَهُ " . قَالُوا وَمَا جَائِزَتُهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " يَوْمُهُ وَلَيْلَتُهُ وَالضِّيَافَةُ ثَلاَثَةُ أَيَّامٍ فَمَا كَانَ وَرَاءَ ذَلِكَ فَهُوَ صَدَقَةٌ عَلَيْهِ - وَقَالَ - مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ…
Râvi: Abu Shurayh al-Ka‘bî + 16 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 34
«Dört özellik vardır ki, kimde bunlar bulunursa o kimse tam bir münafık olur. Kimde de bu özelliklerden biri bulunursa, onu terk edinceye kadar onda münafıklıktan bir özellik bulunmuş olur: Konuştuğunda yalan söyler, anlaşma yaptığında hıyanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz, tartıştığında haddi aşar (haksızlık eder).»
أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا، وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ وَإِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ، وَإِذَا خَاصَمَ فَجَرَ "
Râvi: Abdullah ibn Amr + 14 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6077
«Bir Müslümanın, din kardeşini üç geceden (yani üç günden) fazla terk edip onunla küs durması helal değildir. İki Müslüman karşılaşırlar, biri bir tarafa, öteki öbür tarafa döner. Hâlbuki o ikisinin en hayırlısı önce selam verendir.»
لاَ يَحِلُّ لِرَجُلٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِ لَيَالٍ، يَلْتَقِيَانِ فَيُعْرِضُ هَذَا وَيُعْرِضُ هَذَا، وَخَيْرُهُمَا الَّذِي يَبْدَأُ بِالسَّلاَمِ "
Râvi: Ebû Eyyûb el-Ensârî + 14 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2992
Ebu Musâ el-Eşarî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir seferde Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. Yüksek bir yere çıktığımız zaman, lâ ilahe illallah diyor, tekbir getiriyorduk ve (bu esnada) seslerimiz yükseliyordu. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve…
يَا أَيُّهَا النَّاسُ، ارْبَعُوا عَلَى أَنْفُسِكُمْ، فَإِنَّكُمْ لاَ تَدْعُونَ أَصَمَّ وَلاَ غَائِبًا، إِنَّهُ مَعَكُمْ، إِنَّهُ سَمِيعٌ قَرِيبٌ، تَبَارَكَ اسْمُهُ وَتَعَالَى جَدُّهُ "
Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 24 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Bulûğu'l-Merâm 1509
Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:''Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''
وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ -رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم -{ مَنْ تَسَمَّعَ حَدِيثَ قَوْمٍ, وَهُمْ لَهُ كَارِهُونَ, صُبَّ فِي أُذُنَيْهِ اَلْآنُكُ يَوْمَ اَلْقِيَامَةِ } يَعْنِي: اَلرَّصَاصَ. أَخْرَجَهُ اَلْبُخَارِيُّ. 1 . 1 - صحيح. رواه…
Râvi: İbn Abbâs + 22 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 1343a
Abdullah b. Sercis -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yolculuğa çıkarken, “Yolculuğun güçlüklerinden, üzücü manzaralarla karşılaşmaktan, iyiyken kötü olmaktan, mazlumun bedduasından ve dönüşte mal ve çoluk çoçuğu kötü hallerde bulmaktan Allah’a sığınırdı.
إِذَا سَافَرَ يَتَعَوَّذُ مِنْ وَعْثَاءِ السَّفَرِ وَكَآبَةِ الْمُنْقَلَبِ وَالْحَوْرِ بَعْدَ الْكَوْرِ وَدَعْوَةِ الْمَظْلُومِ وَسُوءِ الْمَنْظَرِ فِي الأَهْلِ وَالْمَالِ.
Râvi: Abdullah ibn Sarjis + 14 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2175a
Safiyye binti Huyey –radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- itikafta idi. Akşam vakti yanına uğradım. Bir müddet konuştuktan sonra gitmek üzere ayağa kalktım. O da beni yolculamak üzere benimle birlikte kalktı. Safiye’nin yaşadığı yer Usâme b. Zeyd’in…
الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنَ الإِنْسَانِ مَجْرَى الدَّمِ وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَرًّا " . أَوْ قَالَ " شَيْئًا "
Râvi: Safiyya + 15 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 39
Bir adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, İslam'ın en hayırlısı hangisidir? diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Yemek yedirmen ve tanıdık tanımadık herkese selam vermendir.» diye cevap verdi.
تُطْعِمُ الطَّعَامَ وَتَقْرَأُ السَّلاَمَ عَلَى مَنْ عَرَفْتَ وَمَنْ لَمْ تَعْرِفْ "
Râvi: Abdullah ibn Amr + 11 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 406a
Bir gün Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yanımıza gelmişti. Kendisine: "Yâ Rasûlallah! Allah sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik, sana nasıl salavat getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle söyleyin diye buyurdu: «Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd. Ve…
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ "
Râvi: Ka‘b ibn Ujra + 17 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 2990
Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-'dan merfu olarak rivayet edildiğine göre, "Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- Kur'an ile düşman topraklarına yolculuk yapmayı yasaklamıştır."
أَنْ يُسَافَرَ بِالْقُرْآنِ إِلَى أَرْضِ الْعَدُوِّ.
Râvi: Abdullah b. Ömer + 16 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 5409
Ebu Hureyre –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- hiçbir yemeği hiçbir zaman ayıplamamış, yermemiştir. O eğer iştahı varsa yemeği yerdi, hoşlanmazsa bırakır yemezdi, demiştir.
مَا عَابَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم طَعَامًا قَطُّ، إِنِ اشْتَهَاهُ أَكَلَهُ، وَإِنْ كَرِهَهُ تَرَكَهُ.
Râvi: Ebû Hureyre + 15 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 5446
Cebele b. Suhaym şöyle dedi: İbn Zübeyr ile birlikte idik. O sene kıtlık oldu. Bize hurma dağıtılmıştı. Hurmayı yerken Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- yanımızdan geçer ve bize şöyle derdi: Hurmayı çifter çifter yemeyiniz. Zira Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bize hurmayı çifter çifter yemeyi yasakladı…
الْقِرَانِ. ثُمَّ يَقُولُ إِلاَّ أَنْ يَسْتَأْذِنَ الرَّجُلُ أَخَاهُ.
Râvi: Abdullah b. Ömer + 10 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 6234
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Küçük olan büyüğe, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.» Başka bir rivâyette «Binekte olan yürüyene» ifadesi yer almaktadır.
" يُسَلِّمُ الصَّغِيرُ عَلَى الْكَبِيرِ، وَالْمَارُّ عَلَى الْقَاعِدِ، وَالْقَلِيلُ عَلَى الْكَثِيرِ "
Râvi: Ebû Hureyre + 18 başka rivayet Şerhli
Sahih
Mişkâtü'l-Mesâbîh 4294
Câbir -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Kabların ağzını örtün. Su kırbalarının ağzını bağlayın. Kapıları kapatın ve kandilleri söndürün. Çünkü şeytan bağı çözemez, kapıyı açamaz ve kapağı kaldıramaz. Eğer sizden birisi (kabların üzerini) kapayacak bir şey bulamazsa…
عَنْ جَابِرٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِذَا كَانَ جِنْحُ اللَّيْلِ أَوْ أَمْسَيْتُمْ فَكُفُّوا صِبْيَانَكُمْ فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَنْتَشِرُ حِينَئِذٍ فَإِذَا ذَهَبَ سَاعَةً مِنَ اللَّيْلِ فَخَلَّوهُمْ وَأَغْلِقُوا الْأَبْوَابَ وَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ…
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 14 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2015
İbn Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Uyuduğunuz zaman ateşi evlerinizde bırakmayın!»
لاَ تَتْرُكُوا النَّارَ فِي بُيُوتِكُمْ حِينَ تَنَامُونَ "
Râvi: Abdullah b. Ömer + 10 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2022a
Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in himayesinde yetişen bir çocuktum. Yemek yerken, elim yemek tabağının her yanına giderdi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şöyle dedi: «Oğlum, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden ye!” Bundan sonra benim yemek yeme tarzım hep bu…
سَمِّ اللَّهَ وَكُلْ بِيَمِينِكَ وَكُلْ مِمَّا يَلِيكَ "
Râvi: Umar ibn Abu Salama + 15 başka rivayet Şerhli
Sahih
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2031a
İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Sizden birisi yemek yediği zaman elini yalamadıkça veya yalatmadıkça onu silmesin.»
إِذَا أَكَلَ أَحَدُكُمْ طَعَامًا فَلاَ يَمْسَحْ يَدَهُ حَتَّى يَلْعَقَهَا أَوْ يُلْعِقَهَا "
Râvi: İbn Abbâs + 12 başka rivayet Şerhli
Sahih
Sahîh-i Müslim 2033b
Cabir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- dedi ki: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- parmakların yalanmasını ve yemek kabının sıyrılmasını emretti ve şöyle buyurdu: “Muhakkak ki sizler, bereketin hangisinde olduğunu bilmezsiniz.” Başka bir rivayette ise; ”Birinizin lokması düştüğü zaman hemen onu alsın ve onda bulunan toz, toprak ve…
إِذَا وَقَعَتْ لُقْمَةُ أَحَدِكُمْ فَلْيَأْخُذْهَا فَلْيُمِطْ مَا كَانَ بِهَا مِنْ أَذًى وَلْيَأْكُلْهَا وَلاَ يَدَعْهَا لِلشَّيْطَانِ وَلاَ يَمْسَحْ يَدَهُ بِالْمِنْدِيلِ حَتَّى يَلْعَقَ أَصَابِعَهُ فَإِنَّهُ لاَ يَدْرِي فِي أَىِّ طَعَامِهِ الْبَرَكَةُ "
Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 22 başka rivayet Şerhli