Râvi:Abdullah b. Ömer
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا جَبَلَةُ بْنُ سُحَيْمٍ، قَالَ أَصَابَنَا عَامُ سَنَةٍ مَعَ ابْنِ الزُّبَيْرِ فَرَزَقَنَا تَمْرًا، فَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ يَمُرُّ بِنَا وَنَحْنُ نَأْكُلُ وَيَقُولُ لاَ تُقَارِنُوا فَإِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ
الْقِرَانِ. ثُمَّ يَقُولُ إِلاَّ أَنْ يَسْتَأْذِنَ الرَّجُلُ أَخَاهُ.
Cebele b. Suhaym şöyle dedi: İbn Zübeyr ile birlikte idik. O sene kıtlık oldu. Bize hurma dağıtılmıştı. Hurmayı yerken Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- yanımızdan geçer ve bize şöyle derdi: Hurmayı çifter çifter yemeyiniz. Zira Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bize hurmayı çifter çifter yemeyi yasakladı. İbn Ömer sözlerine devamla: Arkadaşından izin istemesi müstesnadır, dedi.
Rivayet eden: Buhârî (No. 5446, 2455, 2490), Müslim (No. 2045a), Ahmed b. Hanbel (No. 4794, 4819, 5178, 5274, 5540) ve Dârimî (No. 1970).