Râvi:Jâbir ibn Abdullah
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "
إِذَا وَقَعَتْ لُقْمَةُ أَحَدِكُمْ فَلْيَأْخُذْهَا فَلْيُمِطْ مَا كَانَ بِهَا مِنْ أَذًى وَلْيَأْكُلْهَا وَلاَ يَدَعْهَا لِلشَّيْطَانِ وَلاَ يَمْسَحْ يَدَهُ بِالْمِنْدِيلِ حَتَّى يَلْعَقَ أَصَابِعَهُ فَإِنَّهُ لاَ يَدْرِي فِي أَىِّ طَعَامِهِ الْبَرَكَةُ "
Cabir b. Abdullah -radıyallahu anhuma- dedi ki: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- parmakların yalanmasını ve yemek kabının sıyrılmasını emretti ve şöyle buyurdu: “Muhakkak ki sizler, bereketin hangisinde olduğunu bilmezsiniz.” Başka bir rivayette ise; ”Birinizin lokması düştüğü zaman hemen onu alsın ve onda bulunan toz, toprak ve benzeri şeyleri gidersin, sonra da onu yesin. Sakın o düşen lokmayı şeytana terk etmesin. Yemek yediği parmaklarını da yalamadıkça parmaklarını bir mendille silmesin. Şüphesiz yemek yiyen kimse bereketin, yemeğinin hangi kısmında olduğunu bilmez.” Başka bir rivayette ise; ”Muhakkak ki şeytan, sizin her birinizin yanında her bir işinde hazır bulunur. Hatta yemek yediği sırada dahi onun yanında bulunur. (O halde) sizden birinizin lokması düştüğü zaman o lokmadaki toz vb. şeyleri gidersin ve sonra da onu yesin. Sakın o lokmayı şeytana bırakmasın.
Rivayet eden: Müslim (No. 2033b, 2033d, 2059a, 2059c), Tirmizî (No. 1820b), İbn Mâce (No. 3254, 3270), Ahmed b. Hanbel (No. 13705, 13706, 13707, 13869, 13870, 14025, 14101, 14410) ve Dârimî (No. 1955).