İçeriğe geç

Riyâzü's-Sâlihîn0. kitap

«Cennetle cehennem bir birleriyle münakaşa ettiler. Cehennem, bana zorbalar ve kibirlenenler giriyor, dedi. Cennet de; bana zayıf ve miskinler giriyor.» dedi.

- باب تحريم الكبر والإعجاب

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 614

Râvi:Ebû Saîd el-Hudrî

وعن أبى سعيد رضي الله عنه، عن النبى صلى الله عليه وسلم قال‏:‏ “احتجت الجنة والنار، فقالت النار‏:‏ في الجبارون والمتكبرون، وقالت الجنة‏:‏ في ضعفاء الناس ومساكينهم‏.‏ فقضى الله بينهما‏:‏ إنك الجنة رحمتي، أرحم بك من أشاء، وإنك النار عذابي أعذب بك من أشاء ولكليكما علي ملؤها” ‏(‏‏(‏رواه مسلم‏)‏‏)‏‏.‏

Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle buyrulmuştur: "Cennetle cehennem aralarında münakaşa ettiler. Cehennem dedi ki; bana zorbalar ve kibirlenenler giriyor. Cennet de; bana zayıf ve miskinler giriyor, dedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ, aralarında şöyle hükmetti. “Sen ey cennet! Benim rahmetimsin. Seninle ben (kullarımdan) dilediğime rahmet ederim." buyurdu. Cehenneme de; "Sen benim azabımsın. Seninle ben (kullarımdan) dilediğime azap ederim. Ben her ikinizi de mutlaka dolduracağım."

Rivayet eden: Ahmed b. Hanbel (No. 11330). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 614).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Hadisin anlamı: Cennet ve cehennem münakaşa edip birbirlerine karşı delil getirdiler. Her birinin kendine göre delili vardı. Bu, akılların anlayabilesi zor olan bir konu olsa da kendisine iman edilmesi gereken gaybî meselelerdendir. Cennet ve cehennem birbirlerine karşı deliller getirdiler. Cehennem kendisine sertlik ve katılık sahibi zorbaların ve insanları küçük gören kibirli kimselerin girdiğini söyleyerek delil getirdi. Bu kibirli kimseler hakkı kabul etmezler. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Kibir; haktan hoşnut olmamak ve insanları küçük görmektir." Zorbalar ve kibirliler cehennem ehlidir. Bundan Allah’a sığınırız. Bir kimse, insanlara karşı güzel ahlak sahibi kimse olsa dahi hakkı kabul etmemesi ve hakka karşı kibirlenmesi (büyüklenmesi) sebebi ile ateş ehli kimse olabilir. İnsanlara karşı yumuşaklığı ve güzel muamelesi ona bir fayda vermez. İnsanlara karşı yumuşak bir tarafı olsa dahi o, zorbalık ve kibir sahibi kimsedir. Çünkü o, hakka karşı büyüklenmiştir. Cennet ise, kendisinde insanların zayıflarının ve fakirlerinin olduğunu haber vermiştir. Ve çoğunlukla bu kimseler, hakkı kabul eder ve hakka boyun eğerler. Kibir ve zorbalık ehli kimseler ise çoğunlukla hakkı kabul etmez ve ona boyun eğmezler. Bunun üzerine Allah ikisi arasında hükmetti ve cennete; “Sen benim rahmetimsin. Seninle ben (kullarımdan) dilediğime rahmet ederim." diye buyurdu. Cehenneme de; “Sen benim azabımsın. Seninle ben (kullarımdan) dilediğime azap ederim. Sonra Allah -azze ve celle- şöyle buyurdu: “Sizden her birinizi doldurmak bana düşer, buyurdu.” Yani Allah Azze ve Celle, cennet ve cehennemi doldurmayı kendi üzerine bir vacip kıldı. Allah Subhanehu’nun fazlı ve rahmeti azabından geniştir. Muhakkak ki Allah, kıyamet günü cehenneme koyacaklarını koyduktan sonra cehennem: Daha yok mu? diyecek. Yani bana daha fazla kimseyi verin, artırın, diyecek. Bunun üzerine Allah, ayağını bir rivayete göre de bacağını cehennemin üzerine koyar ve Rab -Azze ve Celle-’nin ayağını cehennemin üzerine koyması sebebi ile cehennem bir tarafı diğer tarafının içine geçmiş bir şekilde büzülür, dürülür. Bunun üzerine cehennem; yeter artık, yeter artık, der. İşte bu cehennemin dolmasıdır. Cennet ise geniştir. Genişliği gökler ve yer kadardır. Oraya cennet ehli girer, fakat cennet ehli girdikten sonra orada fazladan yer kalır. Allah cennet için toplumlar yaratır ve fazlı ve rahmeti ile onları cennete girdirir. Çünkü Allah, orayı dolduracağını vadetmiştir.

Arapça açıklama

معنى هذا الحديث: أن الجنة والنار تحاجتا فيما بينهما، كل واحدة تدلي بحجتها، وهذا من الأمور الغيبية التي يجب علينا أن نؤمن بها حتى وإن استبعدتها العقول

فالجنة احتجت على النار، والنار احتجت على الجنة، النار احتجت بأن فيها الجبارين والمتكبرين، الجبارون أصحاب الغلظة والقسوة، والمتكبرون أصحاب الترفع والعلو، والذين يغمطون الناس ويردون الحق، كما قال النبي صلى الله عليه وسلم في الكبر: (إنه بطر الحق وغمط الناس).

فأهل الجبروت وأهل الكبرياء هم أهل النار والعياذ بالله، وربما يكون صاحب النار لين الجانب للناس، حسن الأخلاق، لكنه جبار بالنسبة للحق، مستكبر عن الحق، فلا ينفعه لينه وعطفه على الناس، بل هو موصوف بالجبروت والكبرياء ولو كان لين الجانب للناس؛ لأنه تجبر واستكبر عن الحق.

أما الجنة فقالت: إن فيها ضعفاء الناس وفقراء الناس. فهم في الغالب الذين يلينون للحق وينقادون له، وأما أهل الكبرياء والجبروت؛ ففي الغالب أنهم لا ينقادون.

فقضى الله عز وجل بينهما فقال للجنَّة : ( إنك الجنة رحمتي أرحم بك من أشاء ) وقال للنار: ( إنك النار عذابي أعذب بك من أشاء )

ثم قال عز وجل: ( ولكليكما عليَّ ملؤها ) تكفل عز وجل وأوجب على نفسه أن يملأ الجنة ويملأ النار، وفضل الله سبحانه وتعالى ورحمته أوسع من غضبه، فإنه إذا كان يوم القيامة ألقى من يلقى في النار، وهي تقول : هل من مزيد، يعني أعطوني. أعطوني. زيدوا. فيضع الله عليها رجله، وفي لفظ عليها : قدمه، فينزوي بعضها على بعض، ينضم بعضها إلى بعض من أثر وضع الرب عز وجل عليها قدمه، وتقول: قط قط، يعني: كفاية كفاية، وهذا ملؤها.

أما الجنة فإن الجنة واسعة، عرضها السَّمَوَاتِ والأرض يدخلها أهلها ويبقى فيها فضل زائد على أهلها، فينشئ الله تعالى لها أقواماً فيدخلهم الجنة بفضله ورحمته؛ لأن الله تكفل لها بملئها.

  • بشارة المؤمنين المستضعفين بالجنة، ووعيد المتكبرين والجبارين بالنار.
  • أن الله تعالى شاء أن يترك الناس أحراراً يختار كل واحد منهم العمل الذي يريده بعد أن يبين لهم طريق الحق من الباطل، وقد علم سبحانه أن فريقاً سيختار طريق الشر ويكون مصيره النار فيملؤها ، وأن فريقاً سيختار بإرادته طريق الخير فيكون مصيره الجنة فيملؤها .
  • هذا الحديث على ظاهره، فقد جعل الله في الجنة والنار تمييزاً تدركان به؛ فتحاجتا وكان لهما قولاً.
  • التواضع لله وخفض الجناح للمؤمنين سبب في رحمة الله ودخول الجنة.
  • الجنة دار رحمة الله يرحم بها من يشاء من أوليائه، والنار دار عذابه يعذب بها من يشاء من أعدائه.
  • جواز المناظرة، وأنها مشروعة لإظهار الحق وإزهاق الباطل.
  • أن الفقراء والضعفاء هم أهل الجنة؛ لأنهم في الغالب هم الذين ينقادون للحق، وأن الجبارين المتكبرين هم أهل النار والعياذ بالله؛ لأنهم مستكبرون على الحق .

Âlimlerin hükümleri

İsim verilmeyen kaynak hüküm ifadesi: صحيح

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 254

Ebu Said el Hudri (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdular: “Cennet ile cehennem münakaşa ettiler. Cehennem: Bende zorbalar ve kibirli kimseler var, dedi. Cennet ise: Bende ise ihtiyaç sahibi yoksullar ve zayıf insanlar var, dedi…

"‏ احتجت الجنة والنار فقالت النار‏:‏ في الجبارون والمتكبرون، وقالت الجنة‏:‏ في ضعفاء الناس ومساكينهم، فقضى الله بينهما‏:‏ إنك الجنة رحمتي أرحم بك من أشاء، وإنك النار أعذب بك من أشاء، ولكليكما علي ملؤها‏"

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî

Ayrıca rivayet edenler… (3)
  • التوحيد لابن منده (502)احْتَجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ فَقَالَتِ الْجَنَّةِ : . . .
  • شرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة للالكائي (1855)احْتَجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ ، فَقَالَتِ النَّارُ : فِيَّ الْجَبَّارُونَ وَالْمُتَكَبِّرُونَ ، وَقَالَتِ الْجَنَّةُ : فِيَّ ضُعَفَاءُ النَّاسِ وَمَسَاكِينُهُمْ ، قَالَ : فَقَضَى بَيْنَهُمَا : إِنَّكِ الْجَنَّةُ رَحْمَتِي أَرْحَمُ بِكِ مَنْ أَشَاءُ ، وَإِنَّكِ النَّارُ عَذَابِي أُعَذِّبُ بِكِ مَن
  • مسند أبي يعلى الموصلي (1159)احْتَجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ ، فَقَالَتِ النَّارُ : فِيَّ الْجَبَّارُونَ وَالْمُتَكَبِّرُونَ ، وَقَالَتِ الْجَنَّةُ : فِيَّ ضُعَفَاءُ النَّاسِ وَمَسَاكِينُهُمْ ، قَالَ : فَقَضَى بَيْنَهُمَا : إِنَّكَ الْجَنَّةُ رَحْمَتِي أَرْحَمُ بِكِ مَنْ أَشَاءُ ، وَإِنَّكِ النَّارُ عَذَابِي أُعَذِّبُ بِكِ مَن

Aynı konuda

Sahih Sünen-i Tirmizî 2561

«Cennet ve Cehennem birbirleriyle münakaşa ettiklerinde; Cennet dedi ki: “Bana güçsüzler ve yoksullar girer.” Cehennem de dedi ki: “Bana da zorbalar büyüklenenler girer.” Bunun üzerine Allah, Cehenneme: “Sen benim azabımsın seninle dilediğimden intikam alırım. Cennete de sen benim rahmetimsin dilediğime seninle rahmet ederim.”»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfu olarak rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Cennet ve Cehennem birbirleriyle münakaşa ettiklerinde; Cennet dedi ki: “Bana güçsüzler ve yoksullar girer.” Cehennem de dedi ki: “Bana da zorbalar büyüklenenler girer.”…

"‏ احْتَجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ فَقَالَتِ الْجَنَّةُ يَدْخُلُنِي الضُّعَفَاءُ وَالْمَسَاكِينُ ‏.‏ وَقَالَتِ النَّارُ يَدْخُلُنِي الْجَبَّارُونَ وَالْمُتَكَبِّرُونَ ‏.‏ فَقَالَ لِلنَّارِ أَنْتِ عَذَابِي أَنْتَقِمُ…

Râvi: Ebû Hureyre + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 2846d

«Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dava açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!" diye övündü. Cennet de: "(Ey Rabbim!) Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer?" dedi.

Ebu Hureyre -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: «Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dava açtılar. Cehennem: "Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!"…

تَحَاجَّتِ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ فَقَالَتِ النَّارُ أُوثِرْتُ بِالْمُتَكَبِّرِينَ وَالْمُتَجَبِّرِينَ ‏.‏ وَقَالَتِ الْجَنَّةُ فَمَا لِي لاَ يَدْخُلُنِي إِلاَّ ضُعَفَاءُ النَّاسِ وَسَقَطُهُمْ وَغِرَّتُهُمْ قَالَ اللَّهُ…

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet Şerhli

Hüküm yok Kudsî hadis Müsned 10676

حَدَّثَنَا حَسَنٌ وَرَوْحٌ قَالَا حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 1 başka rivayet Yalnız Arapça

Konular

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ