وعن أبي إسحاق سعد بن أبي وقاص مالك بن أهيب بن عبد مناف بن زهرة بن كلاب بن مرة بن كعب بن لؤى القرش الزهرى رضي الله عنه، أحد العشرة المشهود لهم بالجنة، رضي الله عنهم، قال:
" جاءنى رسول الله صلى الله عليه وسلم يعودنى عام حجة الوداع من وجع اشتد بى فقلت: يارسول الله إني قد بلغ بى من الوجع ما ترى، وأنا ذو مال ولا يرثنى إلا ابنة لي، أفاتصدق بثلثى ما لي؟ قال: لا، قلت: فالشطر يارسول الله؟ فقال: لا، قلت: فالثلث يا رسول الله؟ قال الثلث والثلث كثير- أو كبير- إنك أن تذر ورثتك أغنياء خير من أن تذرهم عالة يتكففون الناس، وإنك لن تنفق نفقة تبتغى بها وجه الله إلا أجرت عليها حتى ما تجعل في فيّ امرأتك قال: فقلت: يارسول الله أخلف بعد أصحابي؟ قال: إنك لن تخلف فتعمل عملا تبتغي بهوجه الله إلا ازددت به درجة ورفعةً، ولعلك أن تخلف حتى ينتفع بك أقوام ويضرّ بك آخرون. اللهم امض لآصحابى هجرتهم، ولا تردهم على أعقابهم، لكن البائس سعد بن خولة"
Cennetle müjdelenen on sahabiden biri olan Ebû İshâk Sa’d ibn Ebû Vakkâs (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi: Veda haccı yılında çektiğim şiddetli bir hastalık dolayısıyle Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ziyaretime geldi. Ben: Ya Rasûlallah hastalığımın ne kadar arttığını görüyorsun. Ben zengin bir kimseyim, bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini dağıtayım mı? dedim. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): “Hayır, öyle yapma” dedi. Yarısını dağıtayım mı? dedim. Yine “Hayır” dedi. Ya üçte birine ne dersin? deyince. “Üçte birini dağıtabilirsin, hatta o bile çok dedi. Mirasçılarını zengin bırakman onları muhtaç bırakıp ta insanlara el avuç açacak bir halde bırakmaktan hayırlıdır. Allah rızasını düşünerek yaptığın harcamalara; hatta eşinin ağzına koyduğun lokmaya kadar yaptığın tüm harcamalardan mutlaka sevap kazanırsın” buyurdular. Bunun üzerine ben: Ya Rasûlallah siz ve arkadaşlarım Mekke’den Medine’ye hicret ederlerken ben burada kalıp ölecek miyim? diye sordum, cevaben : “Hayır sen burada kalmayacaksın. Allah rızası için güzel işler yaparak dereceni yükselteceksin. Allah’tan öyle umarım ki daha çok yaşayacak, mü’minlere fayda, kafirlere de zarar vereceksin. Ya Rabbî ashabımın hicretini tamamla ve onları gerisin geriye çevirme. Acınacak durumda olan Sa’d ibn Havle’dir” buyurdu. Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Sa’d ibn Havle’nin Mekke’de ölmesine üzülüyordu. (Buhârî, Cenâiz 36; Müslim Vesâyâ )
Rivayet eden: Buhârî (No. 56, 1295, 2742, 3936, 4409, 5354, 5668, 6373), Müslim (No. 1628a, 1628b), Ebû Dâvûd (No. 2864), Tirmizî (No. 2116), Nesâî (No. 3626, 3627, 3628, 3630), İbn Mâce (No. 2708), İmâm Mâlik (No. 1461), Ahmed b. Hanbel (No. 1398, 1399, 1401, 1404, 1406, 1442, 1464) ve Dârimî (No. 3065). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 6).