Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ziyâretime geldi. Ona: Yâ Rasûlallah! Gördüğün gibi çok rahatsızım. Ben zengin bir adamım. Bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum.Peygamber:“Hayır”, dedi. Yarısını dağıtayım mı? Dedim. Yine:“Hayır”, dedi. Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Rasûlallah? Diye sordum. “Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın” buyurdu. Sa`d b. Ebû Vakkâs sözüne devamla dedi ki: Yâ Rasûlallah! Arkadaşlarım gidipte ben kalacak mıyım? (burada ölecek miyim?) diye sordum. “Hayır, sen burada kalmayacaksın. Allah rızâsı için güzel işler yaparak yükseleceksin. Allah’tan öyle umuyorum ki, daha nice yıllar yaşayarak kimi insanlar (mü’minler) senden fayda, kimileri de (kâfirler) zarar görecektir. Allahım! Ashâbımın (Mekke’den Medine’ye) hicretini tamamla! Onları geri döndürüp hicretlerini yarım bırakma! Acınacak durumda olan Sa`d b. Havle’dir” buyurdu.Bu sözleriyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sa`d b. Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti.
باب الدُّعَاءِ بِرَفْعِ الْوَبَاءِ وَالْوَجَعِ
Sahih
Sahîh-i Buhârî hadisi
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 6373
Sa`d İbni Ebû Vakkâs -radıyallahu anh- şöyle dedi: Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ziyâretime geldi. Ona: Yâ Rasûlallah! Gördüğün gibi çok rahatsızım. Ben zengin bir adamım. Bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum.Peygamber:“Hayır”, dedi. Yarısını dağıtayım mı? Dedim. Yine:“Hayır”, dedi. Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Rasûlallah? Diye sordum. “Üçte birini dağıt! Hatta o bile çok. Mirasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın” buyurdu. Sa`d b. Ebû Vakkâs sözüne devamla dedi ki: Yâ Rasûlallah! Arkadaşlarım gidipte ben kalacak mıyım? (burada ölecek miyim?) diye sordum. “Hayır, sen burada kalmayacaksın. Allah rızâsı için güzel işler yaparak yükseleceksin. Allah’tan öyle umuyorum ki, daha nice yıllar yaşayarak kimi insanlar (mü’minler) senden fayda, kimileri de (kâfirler) zarar görecektir. Allahım! Ashâbımın (Mekke’den Medine’ye) hicretini tamamla! Onları geri döndürüp hicretlerini yarım bırakma! Acınacak durumda olan Sa`d b. Havle’dir” buyurdu.Bu sözleriyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sa`d b. Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti.
Rivayet eden: Buhârî (No. 6373, 56, 1295, 2742, 3936, 4409, 5354, 5668), Müslim (No. 1628a, 1628b), Ebû Dâvûd (No. 2864), Tirmizî (No. 2116), Nesâî (No. 3626, 3627, 3628, 3630), İbn Mâce (No. 2708), İmâm Mâlik (No. 1461), Ahmed b. Hanbel (No. 1398, 1399, 1401, 1404, 1406, 1442, 1464) ve Dârimî (No. 3065).
Sa`d İbni Ebû Vakkâs -radıyallahu anh- şöyle dedi: Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dolayısıyla Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ziyâretime geldi.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- adeti gereği ashabını dolaşıp ve tesellide bulunmak için onu dolaştı.Sa'd Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e malından çoğunu tasadduk etmesi gerektiğine inanmasının sebeplerini zikretti.Ona: Yâ Rasûlallah! Gördüğün gibi onun sebebiyle ölmekten korktuğum hastalıktan dolayı çok rahatsızım. Ben çok malı olan bir adamım.Fakirlikten ve zayi olmalarından korktuğum bir kızımdan başka mirasçım da yok.Bundan sonra salih amelim olarak takdim edeceğim malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı? diye sordum.Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:“Hayır”, dedi. Yarısını dağıtayım mı? Dedim. Yine:“Hayır”, dedi. Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Rasûlallah? Diye sordum.O da çok olmasına rağmen üçte biri ile tasaddukta bulunmanda bir engel yok buyurdu.Üçte birden daha az olan dörtte bir ve beşte bire inmek daha faziletlidir.Sonra da Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ona sadakanın malın en çoğundan en azına inmesinin hikmetini iki şeyde açıkladı:1- Eğer ölürse varislerini iyiliğinden ve malından faydalanacak şekilde zengin olarak bırakması onları başkalarına gidip insanların yardımlarıyla yaşamasından daha evladır.2- Yaşayıp malını şeri yollarda infak eder,ecrini Allah'tan bekler ve buna karşılık ecir alır.Üzerine en çok farz olan nafakalardan biri eşine yedirdiği nafakadır.Sonra da Sa'd b. Ebû Vakkâs Allah Teâlâ için hicret edip terk ettiği Mekke'de ölüp bu sebeple de hicret sevabından azalacağından korktu.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ona hicret ettiği yerde zorla bırakılmayacağını haber verdi.Sonra da o beldede Allah'ın sevabını umarak amel ederse ancak onun derecesi artar.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ona hastalığından kurtulacağının ve şifa bulacağının,Allah'ın onunla müminlere fayda vereciğinin ve kafirlere de zarar vereceğinin müjdesini verdi.Sadıku'l Masduk (sözü doğru ve sözü tasdiklenen)'un haber verdiği gibi hastalından kurtuldu şifa buldu.Perslerle yapılan savaşta en büyük komutan oldu.Allah onunla İslama ve müslümanlara fayda verdi.Fetihler gerçekleştirdi ve onunla Allah şirke ve müşriklere vurdu.Sonra da Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah'ın ashabının hepsine derecelerini vermesi,onlardan kabul buyurması,onları dinlerinden geri döndürmemesi ve hicret ettikleri beldeye geri döndürmemesi için dua etti.Allah Teâlâ ondan bu duayı kabul etti.Hamd ve minnet onadır.Onun ile İslamı izzetli kılan Allah'a hamd olsun.Sonra da Sa'd b. Havle'yi zikretti.O Mekke'den hizret eden muhacirlerden olup Allah Teâlâ ona orada ölmeyi takdir etti ve orada vefat etti.Bu sözleriyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sa`d b. Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti.Muhacirin terk edip hicret ettiği yerde vefat etmesini hoş görmezlerdi.
Arapça açıklama
مرض سعد بن أبي وقاص -رضى الله عنه- في حجة الوداع مرضًا شديدًا خاف من شدته الموت، فعاده النبي صلى الله عليه وسلم كعادته في تفقد أصحابه ومواساته إياهم، فذكر سعد للنبي صلى الله عليه وسلم من الدواعي، ما يعتقد أنها تسوغ له التصدق بالكثير من ماله، فقال: يا رسول الله، إنني قد اشتد بي الوجع الذي أخاف منه الموت، وإني صاحب مال كثير، وإنه ليس من الورثة الضعفاء الذين أخشى عليهم العيلة والضياع إلا ابنة واحدة، فبعد هذا هل أتصدق بثلثي مالي، لأقدمه لصالح عملي؟ فقال النبي صلى الله عليه وسلم : لا. قال: فالشطر يا رسول الله؟ قال: لا. قال: فالثلث؟ فقال: لا مانع من التصدق بالثلث مع أنه كثير. فالنزول إلى ما دونه من الربع والخمس أفضل. ثم بين له النبي صلى الله عليه وسلم الحكمة في النزول في الصدقة من أكثر المال إلى أقله بأمرين:
1- وهو أنه إن مات وقد ترك ورثته أغنياء منتفعين ببره وماله فذلك خير من أن يخرجه منهم إلى غيرهم، ويدعهم يعيشون على إحسان الناس.
2- وإما أن يبقى ويجد ماله، فينفقه في طرقه الشرعية، ويحتسب الأجر عند الله فيؤجر على ذلك، حتى في أوجب النفقات عليه وهو ما يطعمه زوجه.
ثم خاف سعد بن أبي وقاص أن يموت بمكة التي هاجر منها وتركها لوجه الله تعالى، فينقص ذلك من ثواب هجرته، فأخبره النبي صلى الله عليه وسلم أنه لن يخلف قهرا في البلد التي هاجر منها، فيعمل فيه عملا ابتغاء ثواب الله إلا ازداد به درجة، ثم بشره صلى الله عليه وسلم بما يدل على أنه سيبرأ من مرضه، وينفع الله به المؤمنين، ويضر به الكافرين، فكان كما أخبر الصادق المصدوق، فقد بريء من مرضه، وصار القائد الأعلى في حرب الفرس، فنفع الله به الإسلام والمسلمين، وفتح الفتوح وضر به الله الشرك والمشركين، ثم دعا النبي صلى الله عليه وسلم لعموم أصحابه أن يحقق لهم درجتهم، وأن يقبلها منهم، وألا يردهم عن دينهم أو إلى البلاد التي هاجروا منها، فقبل الله منه ذلك، وله الحمد والمنة، والحمد لله الذي أعز بهم الإسلام.
ثم ذكر سعد بن خولة، وهو من المهاجرين الذين هاجروا من مكة ولكن الله قدر أن يموت فيها؛ فمات فيها، فرثى له النبي -عليه الصلاة والسلام-؛ أي: توجع له أن مات بمكة؛ وقد كانوا يكرهون للمهاجر أن يموت في الأرض التي هاجر منها.
استحباب عيادة المريض، وتتأكد لمن له حق من قريب وصديق ونحوهما.
جواز إخبار المريض بمرضه، وبيان شدته إذا لم يقصد التشكي والسخط، وينبغي ذكره للفائدة، كطبيب يعينه على تشخيص مرضه أو مسعف يتسبب له العلاج.
استشارة العلماء واستفتاؤهم في سائر أموره.
إباحة جمع المال إذا كان من طرقه المشروعة.
استحباب الوصية وأن تكون بالثلث من المال فأقل ولو ممن هو صاحب مال كثير.
الأفضل أن يكون بأقل من الثلث ، وذلك لحق الورثة.
أن إبقاء المال للورثة -مع حاجتهم إليه- أحسن من التصدق به على البعداء لكون الوارث أولى ببره من غيره.
أن النفقة على الأولاد والزوجة عبادة جليلة مع النية الحسنة.
أن من هاجر من بلد لوجه الله تعالى ولإعلاء كلمته، فلا يرجع إليها للإقامة، فإن أقام بغير قصده، فلا حرج عليه.
في الحديث معجزة النبي -صلى الله عليه وسلم- حيث أشار إلى أن سعدا سيبرأ من مرضه وينتفع به أناس، ويضر آخرون، فكان كما قال، حيث فتح بلاد فارس وعز به المسلمون، وانضر به المشركون، الذين ماتوا على شركهم.
أن الله كمل للصحابة هجرتهم من مكة إلى المدينة، بسبب عزمهم الصادق، ودعوات النبي -صلى الله عليه وسلم- المباركات.
" جاءنى رسول الله صلى الله عليه وسلم يعودنى عام حجة الوداع من وجع اشتد بى فقلت: يارسول الله إني قد بلغ بى من الوجع ما ترى، وأنا ذو مال ولا يرثنى إلا ابنة لي، أفاتصدق بثلثى ما لي؟ قال: لا، قلت: فالشطر يارسول…
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Riyâzü's-Sâlihîn 292
وعن سعد بن أبي وقاص رضي الله عنه قال: جاءني رسول الله صلى الله عليه وسلم يعودني من وجع اشتد بي، فقلت: بلغ بي ما ترى، وأنا ذو مال، ولايرثني إلا ابنتي، وذكر الحديث" ((متفق عليه)).
Hüküm yokMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Bulûğu'l-Merâm 959