وعن أبي هريرة رضي الله عنه ، قال: كنا قعوداً مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، معنا أبو بكر وعمر، رضي الله عنهما في نفر، فقام رسول الله، صلى الله عليه وسلم، من بين أظهرنا، فأبطأ علينا، فخشينا أن يقتطع دوننا، ففزعنا، فقمنا، فكنت أول من فزع، فخرجت ابتغي رسول الله صلى الله عليه وسلم، حتى أتيت حائطاً للأنصار -وذكر الحديث بطوله إلى قوله: فقال رسول الله، صلى الله عليه وسلم، “اذهب فمن لقيت وراء هذا الحائط يشهد أن لا إله إلا الله ، مستيقناً بها قلبه فبشره بالجنة” ((رواه مسلم)).
Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Aramızda Ebubekir, Ömer ve birkaç kişi bulunduğu halde Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’le beraber oturuyorduk. Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) kalkıp aramızdan ayrıldı. Gecikince bir şey olur endişesiyle telaşa düştük. Telaşlananların ilki bendim. Kalkıp onu aramaya başladım. Nihayet ensardan birinin bahçesine geldim. Hadisi uzunca anlatan Ebu Hüreyre sonucu şöyle bağladı. Rasulullah bana şöyle dedi: “Git bu bahçenin dışında Allah’tan başka gerçek kalbiyle samimi bir biçimde şehadet getiren kime rastlarsan onu cennetle müjdele.” (Müslim, İman 52)
Rivayet eden: Müslim (No. 31). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 424).
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in etrafında oturuyorduk. Yanımızda Ebû Bekir, Ömer -radıyallahu anhuma- ve bir grup sahâbî vardı. Bir ara Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aramızdan kalkıp gitti. Uzunca bir süre dönmeyince, başına kötü bir iş gelmesinden korktuk ve telaşla…
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: كنا قعوداً حول رسول الله صلى الله عليه وسلم ، ومعنا أبو بكر وعمر رضي الله عنهما في نفر، فقام رسول الله صلى الله عليه وسلم من بين أظهرنا فأبطأ علينا، وخشينا أن يقتطع دوننا وفزعنا فقمنا…