وعن عائشة رضي الله عنها قالت: جاءتني مسكينة تحمل ابنتين لها، فأطعمتها ثلاث تمرات، فأعطت كل واحدة منهما تمرة ورفعت إلى فيها تمرة لتأكلها ، فاستطعمتها ابنتاها، فشقت التمرة التي كانت تريد أن تأكلها بينهما، فأعجبني شأنها، فذكرت الذي صنعت لرسول الله صلى الله عليه وسلم فقال:
"إن الله قد أوجب لها بها الجنة، أو أعتقها بها من النار"
Aişe (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Sırtına iki çocuğunu yüklemiş bir kadın bir şeyler istemek üzere çıkageldi. Ona üç hurma verdim. O da çocuklarına birer hurma verdi, öteki hurmayı da kendisi yemek üzere ağzına götürmüştü ki çocuklar onu da istediler. Kadın hurmayı ikiye böldü ve onlara verdi. Kadının bu davranışına hayran kaldım ve olup biteni Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’e anlattım. O da şöyle buyurdu: “Muhakkak ki Allah bu şefkat ve acıması sebebiyle o kadına cennetini vermiş veya bu sebeple onu cehennemden kurtarmıştır.” (Müslim, Birr 148)
Rivayet eden: Müslim (No. 2630) ve Ahmed b. Hanbel (No. 23470). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 269).
Dârekutnîتَفَرَّدَ بهِ عامر بن صالح الزبيري، ويكنى أبا الحارث، عن يونس بن يزيد الأيلي، عَن ابن شهاب، وقد تقدم في ترجمة عَبد الله بن أبي بكر عن عُروَة، الزهري، عَنه. — أطراف الغرائب (2/457)
Sahihİbn Bâzصحيح — مجموع تفسير الشيخ عبد العزيز بن باز (14/547)
Bana, yanında iki kızı bulunan yoksul bir kadın geldi. Ben ona üç hurma verdim. O da kızlarının her birine birer hurma verdi. Kendisi yemek üzere üçüncü hurmayı ağzına götürdüğünde, iki kızı o hurmayı da istediler. Bunun üzerine kadın, yemeyi düşündüğü hurmayı ikiye bölerek ikisine paylaştırdı. Bu…