Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, şehirlinin köylünün malına simsarlık etmesini yasakladı. «Müşteri kızıştırmayınız. Bir kimse kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın. Din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünür göndermesin.»
- باب تحريم بيع الحاضر للبادي وتلقي الركبان والبيع على بيع أخيه والخطبة على خطبته إلا أن يأذن أو يرد
وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال: نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم أن يبيع حاضر لباد، ولا تناجشوا ولا يبيع الرجل على بيع أخيه، ولا يخطب على خطبة أخيه، ولا تسأل المرأة طلاق أختها لتكفأ ما في إنائها.
وفي رواية قال: نهى رسول الله صلى الله عليه وسلم عن التلقي وأن يبتاع المهاجر للأعرابي، وأن تشترط المرأة طلاق أختها، وأن يستام الرجل على سوم أخيه، ونهى عن النجش والتصرية" ((متفق عليه)).
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’dan merfû olarak şöyle rivayet edilmiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, şehirlinin köylünün malına simsarlık etmesini yasakladı. «Müşteri kızıştırmayınız. Bir kimse kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın. Din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünür göndermesin. Bir kadın, din kardeşi bir kadının çanağındaki nimeti kendi kabına doldurmak için onun boşanmasını istemesin.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 2140), Tirmizî (No. 1134) ve Nesâî (No. 3239). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1778).
Hanif olan şeriat, Müslüman toplumun fertleri arasında meydana gelecek düşmanlık ve kini ortadan kaldırmak hususunda çaba sarf etmektedir. Bu çaba, şu delilde birazdan zikredeceğimiz üzere açıkça ortaya çıkmaktadır: Şeriat, ticari malın fiyatının satın alma kastı dışında artırılmasını yasaklamıştır. Bu şekildeki bir satışta satıcının faydası için fiyatın artırılması ve müşterinin zararına olacak şekilde fiyatın yükseltilmesi vardır ki şeriat bunu yasaklamıştır. Böyle bir satış müşterilere yalan söyleme ve onları aldatma içermektedir. Aynı şekilde bu, tuzak kurma ve aldatma ile fiyatı artırma içermektedir. Şehirlinin, köylünün malını satmasını da yasaklamıştır. Bunda da şehirlinin köylünün malının fiyatını tekelinde tutması vardır. Böyle bir satışta müşterilerin istifade edeceği bir fayda kalmıyordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İnsanları (kendi) hallerine bırakınız. Allah onları birbirleri ile rızıklandırır.» Malı, sahibi sattığı zaman o malda müşteriler için fayda vardır. Şehirlinin, köylünün malını satmasındaki yasaklılık da mukim olan kimseler için bir kısıtlama vardır. Aynı şekilde kişiye, kardeşinin dünürlüğü üzerine dünürlük etmeyi, ilk dünür olan kimsenin evlenme talebinden vazgeçtiğini bilinceye kadar haram kılmıştır. Başkasının nikâh sözleşmesinin üstüne bir sözleşme talebinde bulunmak, kin ve düşmanlığa sebep olur. Kadının, kocasının diğer eşinin rızkının kesilmesi ve aralarına kötülük meydana gelmesi için kocası ile kocasının diğer eşi arasına fitne sokarak onu boşamasını istemesi de haram kılınmıştır. Böyle olduğu takdirde koca ile diğer eşinin arısı açılır. Bu haramdır. Zira aralarında düşmanlık ve kinin peydah olmasına ve boşanmış kadının rızkının kesilmesine yol açtığı için büyük bir bozgun içermektedir. Bu durum kadının, eşinin diğer hanımının kabındaki hayrın sona ermesini istemesi şeklinde kinaye ile anlatılmıştır. Bundan kasıt, nikah ve nikahın gerektirdiği nafaka, elbise ve eşler arasındaki diğer haklarıdır.
Arapça açıklama
يحرص الشرع الحنيف على إزالة كل ما يسبب العداوة والبغضاء بين أبناء المجتمع المسلم، ويظهر هذا جليًّا من خلال هذا النص، ففيه النهي عن الزيادة في السلعة لغير قصد الشراء، وإنما لنفع البائع بزيادة الثمن، أو ضرر المشتري بإغلاء السلعة عليه، ونهى عنه لما يترتب عليه من الكذب والتغرير بالمشترين، ورفع ثمن السلع عن طريق المكر والخداع.
وكذلك نهى أن يبيع الحاضر للبادي سلعته لأنه يكون محيطًا بسعرها؛ فلا ينقص منه شيئًا ينتفع به المشترون. والنبي صلى الله عليه وسلم يقول: "دعوا الناس، يرزق الله بعضهم من بعض"، وإذا باعها صاحبها بما يكفيه حصل فيها شيء من السعة على المشترين.
تحريم خطبة النكاح على خطبة أخيه، حتى يعلم أن الخاطب رُد عن طلبه، ولم يُجَبْ، لما تسبب الخِطْبة على خِطبةْ الغير من العداوة والبغضاء، والتعرض لقطع الرزق.
تحريم سؤال المرأة زوجها أن يطلق ضرتها، أو توغير صدره عليها، أو الفتنة بينهما، ليحصل بينهما الشر، فيفارقها، فهذا حرام، لما يحتوى عليه من المفاسد الكبيرة، من توريث العداوات، وجلب الإحن ، وقطع رزق المطلقة، الذي كنى عنه بِكَفْءِ ما في إنائها من الخير الذي سببه النكاح وما يوجبه من نفقة وكسوة وغيرها من الحقوق الزوجية.
الرد على من زعم أن الدين الإسلامي ينظم العبادة فقط، وهي: المعاملة مع الله -تعالى-، فإن الدِّين الإسلامي ينظم العبادة والمعاملة وكل شؤون الحياة، ولا غرابة فإن أطول آية في كتاب الله تعالى آية الدَّيْن وكلها في معاملة الخلق.
إثبات الأخوة في الدين، أما الأخوة الإنسانية فغير مقصودة شرعًا، وليس بين الناس أخوة إنسانية، لكن بينهم جنسية إنسانية، يعني: أن الكافر من جنس المسلم في الإنسانية، لكن ليس أخاه، ألم تروا إلى نوح قال:" رب إن ابني من أهلي وإن وعدك الحق وأنت أحكم الحاكمين. قال يا نوح إنه ليس من أهلك"(هود: 45-46)، والأخوة نوعان: الأول: أخوة في الدين الثاني: أخوة في النسب.
عدم جواز بيع الحاضر للبادي ، والنجش، وبيع الرجل على بيع أخيه.
تحريم خطبة الرجل على خطبة أخيه حتى يأذن أو يترك.
تحريم سؤال المرأة الرجل أن يطلق ضرتها وهي زوجته الأخرى.
Abdulah b. Abbâs -radıyallahu anhuma- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mal getirenleri yolda karşılamayı ve şehirlinin, bedevi (köylü) için satış yapmasını yasakladı. Dedi ki: "Ben, İbn Abbas’a; şehirli, bedevi için satış yapmasın!” sözünün ne olduğunu sordum. Dedi ki: “Ona…
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmaktadır: «Binekli gelenleri pazar yeri dışında satış için karşılamayın. Birbirinizin satışı üzerine satış yapmayın. Satın almak istemediği halde alacakmış gibi gözüküp, malın…