İçeriğe geç

Riyâzü's-Sâlihîn17. kitap

Riyâzü's-Sâlihîn 1610

- باب تحريم التعذيب بالنار في كل حيوان حتى القملة ونحوها

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1610

Râvi:Abdullah b. Mes'ûd

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر، فانطلق لحاجته، فرأينا حمرة معها فرخان، فأخذنا فرخيها، فجاءت الحمرة فجعلت تعرش فجاء النبي صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ ‏"‏من فجع هذه بولدها‏؟‏ ردوا ولدها إليها‏"‏ ورأى قرية نمل قد حرقناها، فقال‏:‏ ‏"‏من حرق هذه‏؟‏‏"‏ قلنا‏:‏ نحن‏.‏ قال‏:‏ ‏"‏إنه لا ينبغي أن يعذِّب بالنار إلا رب النار‏"‏‏.‏
قوله‏:‏ ‏ ‏قرية نمل‏ ‏ معناه‏:‏ موضع النمل مع النمل.‏

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte bir seferde idik. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) abdest bozmaya gitmişti. Bu arada biz iki yavrusu olan bir kuş görmüştük. Kuşun yavrularını aldık. Kuşcağız yavrularını kurtarmak için acınmaya ve kanat çırpmaya başladı. Tam bu sırada Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) geldi ve: “Bu kuşun yavrularını almak suretiyle kim tedirgin etti, yavrularını ona iade ediniz” buyurdu.

Başka bir defasında da yaktığımız karınca yuvasını gördü ve “Karıncaları kim yaktı?” diye sordu. Biz yaktık deyince: “Gerçek şudur ki ateşle azab etmek ancak ateşin sahibi olan Allah'a aittir” buyurdu. (Ebu Davud, Cihad 112)

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2675, 5268). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1610).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Bu hadisin başka bir rivayetinin açıklaması var: Sünen-i Ebû Dâvûd 2675

Âlimlerin hükümleri

Bu hadis için henüz hüküm yok.

Diğer rivayetler

Farklı hükümler Sünen-i Ebû Dâvûd 2675

Gerçek şu ki, ateşle azap etmek, ateşin yaratıcısından başka hiç kimse için uygun ve meşru değildir

Bir yolculukta Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. O, (tuvalet) ihtiyacını gidermek üzere yanımızdan ayrıldı. Bu sırada biz iki yavrusu olan küçük bir kaya kuşu gördük, yavruları aldık. Kuşcağız yavrularını kurtarmak için çırpınmaya başladı. Tam bu sırada Nebî -sallallahu…

إِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إِلاَّ رَبُّ النَّارِ ‏"

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd Şerhli

Ayrıca rivayet edenler… (11)
  • البحر الزخار بمسند البزار (1790)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • البحر الزخار بمسند البزار 10-13 (42)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • التاريخ الكبير للبخاري (68)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • السير لأبي إسحاق الفزاري (44)وَرَأَى قَرْيَةَ نَمْلٍ حَرَّقْنَاهَا ، فَقَالَ : مَنْ حَرَّقَ هَذِهِ ؟ قُلْنَا : نَحْنُ . قَالَ : إِنَّهُ لا يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • المعجم الكبير للطبراني (2927)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13569)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13570)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13571)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13610)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • كشف الأستار (1453)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • مصنف ابن أبي شيبة (32439)إنْ ظَفِرْتُمْ بِفُلَانٍ وَفُلَانٍ فَأَحْرِقُوهُمَا بِالنَّارِ , حَتَّى إذَا كَانَ الْغَدُ بَعَثَ إلَيْنَا , إنِّي كُنْتُ أَمَرْتُكُمْ بِتَحْرِيقِ هَذَيْنِ الرَّجُلَيْنِ وَرَأَيْتُ أَنَّهُ لَا يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إلَّا اللَّهُ ، فَإِنْ ظَفِرْتُمْ بِهِمَا فَاقْتُلُوهُمَا

Aynı konuda

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1609

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi bir birlik içinde savaşa gönderirken Kureyşli iki kişinin adını vererek “Falan ve filanı ele geçirirseniz ateşte yakınız” buyurdu. Sonra yola çıkacağımız sırada: “Ben falan ve filanı ele geçirirseniz…

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في بعث فقال‏:‏ ‏"‏إن وجدتم فلانًا وفلانًا‏"‏ لرجلين من قريش سماهما ‏"‏فأحرقوهما بالنار‏"‏ ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم حين أردنا الخروج‏:‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 6 başka rivayet

Konular

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ