İçeriğe geç

Sünen-i Ebû Dâvûd15. kitap

Gerçek şu ki, ateşle azap etmek, ateşin yaratıcısından başka hiç kimse için uygun ve meşru değildir

باب فِي كَرَاهِيَةِ حَرْقِ الْعَدُوِّ بِالنَّارِ

Farklı hükümler 5 âlimin hükmü Sünen-i Ebû Dâvûd 2675

Râvi:Abdullah b. Mes'ûd

حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ، مَحْبُوبُ بْنُ مُوسَى أَخْبَرَنَا أَبُو إِسْحَاقَ الْفَزَارِيُّ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ الشَّيْبَانِيِّ، عَنِ ابْنِ سَعْدٍ، - قَالَ غَيْرُ أَبِي صَالِحٍ عَنِ الْحَسَنِ بْنِ سَعْدٍ، - عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَانْطَلَقَ لِحَاجَتِهِ فَرَأَيْنَا حُمَّرَةً مَعَهَا فَرْخَانِ فَأَخَذْنَا فَرْخَيْهَا فَجَاءَتِ الْحُمَّرَةُ فَجَعَلَتْ تَفْرُشُ فَجَاءَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مَنْ فَجَعَ هَذِهِ بِوَلَدِهَا رُدُّوا وَلَدَهَا إِلَيْهَا ‏"‏ ‏.‏ وَرَأَى قَرْيَةَ نَمْلٍ قَدْ حَرَّقْنَاهَا فَقَالَ ‏"‏ مَنْ حَرَّقَ هَذِهِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا نَحْنُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏

إِنَّهُ لاَ يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إِلاَّ رَبُّ النَّارِ ‏"

İbn Mesûd -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Bir yolculukta Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdik. O, (tuvalet) ihtiyacını gidermek üzere yanımızdan ayrıldı. Bu sırada biz iki yavrusu olan küçük bir kaya kuşu gördük, yavruları aldık. Kuşcağız yavrularını kurtarmak için çırpınmaya başladı. Tam bu sırada Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve: «Bu kuşu yavrularını almak suretiyle kim tedirgin etti? Verin ona yavrularını!» diye buyurdu. Bir kere de yaktığımız karınca yuvasını gördü ve: «Karıncaları kim yaktı?» diye sordu. "Biz yaktık.’’ deyince şöyle buyurdu: «Gerçek şu ki, ateşle azap etmek, ateşin yaratıcısından başka hiç kimse için uygun ve meşru değildir.»

Rivayet eden: Ebû Dâvûd (No. 2675, 5268).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Abdullah b. Mesûd -radıyallahu anh- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte bir yolculukta olduklarını anlatmıştır. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- tuvalet ihtiyacını gidermek üzere yanlarından ayrıldı. Bu sırada sahâbîler, yanında iki yavrusu bulunan hümre kuşunu gördüler ve yavrularını aldılar. Bunun üzerine hümre kuşu, iki yavrusunu kaybetmenin korku ve üzüntüsüyle kanatlarını açıp çırpmaya başladı. Derken Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi ve şöyle buyurdu: Yavrularını ondan alarak onu üzen ve korkutan kimdir? Ardından, yavruların ona iade edilmesini emretti. Sonra ateşle yakılmış bir karınca yuvası gördü ve Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: Bunu kim yaktı? diye buyurdu. Ashabından bazıları: Biz, yaptık dedi. Bunun üzerine onlara şöyle buyurdu: "Yaratıcısı olan Allah'tan başka hiç kimsenin diri olana ateşle işkence etmesi caiz değildir."

Hadisten çıkan dersler

  • Tuvalet ihtiyacı gidermek için kendini gizlemenin meşrudur.
  • Hayvanlara yavrularını alarak işkence yapılması yasaklanmıştır.
  • Karınca ve böceklerin ateşle yakılması yasaklanmıştır.
  • Hayvanlara karşı şefkat ve merhametin teşvik edilmesi ve İslam'ın bu konudaki önceliği ifade edilmiştir.
  • Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in hayvanlara karşı merhameti ifade edilmiştir.
  • Ateşle işkence etmek, yalnızca Allah -Azze ve Celle-'nin kendisine özel bir şeydir.

Arapça açıklama

ذَكر عبدالله بن مسعود رضي الله عنه أنهم كانوا مع النبي صلى الله عليه وسلم في سفر، فانطلق صلى الله عليه وسلم لقضاء حاجته، فوجد أصحابه طائر الحُمّرة ومعها فرخان، فأخذوهما، فجعلت الحمرة تفرش جناحيها وتفتحهما فزعًا لفَقْد فرخيها، فجاء صلى الله عليه وسلم وقال:

من أحزنها وخوّفها بأخذ صغارها؟!

ثم أمر بردِّها إليها.

ثم رأى قرية نمل قد حُرِّقت بالنار، فقال صلى الله عليه وسلم: من حرق هذه؟

قال بعض أصحابه: نحن.

فقال لهم: إنه لا يجوز لأحد أن يُعذب حيًّا بالنار؛ إلا الله خالقها.

  • مشروعية الاستتار لقضاء الحاجة.
  • النهي عن تَعْذِيب الحيوانات بأخذ أولادها.
  • النهي عن إحراق النَّمل والحَشَرات بالنَّار.
  • الحثُّ على الرَّأفة والرحمة بالحيوان، وسبق الإسلام في ذلك.
  • رحمته صلى الله عليه وسلم بالحيوان.
  • التعذيب بالنار مما اختص به المولى عز وجل.

Klasik şerh

Azîmâbâdî — Avnü'l-Ma'bûd

( قَالَ غَيْر أَبِي صَالِح عَنْ الْحَسَن بْن سَعْد ) : أَيْ بِذِكْرِ اِسْمه وَاسْم أَبِيهِ , فَقَالَ الْحَسَن بْن سَعْد , وَأَمَّا أَبُو صَالِح فَقَالَ فِي رِوَايَته عَنْ اِبْن سَعْد بِغَيْرِ ذِكْر اِسْمه ( عَنْ أَبِيهِ ) : هُوَ عَبْد اللَّه بْن مَسْعُود رَضِيَ اللَّه عَنْهُ ( حُمَّرَة ) : بِضَمِّ الْحَاء الْمُهْمَلَة وَتَشْدِيد الْمِيم الْمَفْتُوحَة وَقَدْ يُخَفَّف طَائِر صَغِير كَالْعُصْفُورِ ( مَعَهَا فَرْخَانِ ) : تَثْنِيَة الْفَرْخ. قَالَ فِي الْقَامُوس : الْفَرْخ وَلَد الطَّائِر ( فَجَعَلَتْ تَفْرُش ) : كَذَا فِي بَعْض النُّسَخ , وَفِي بَعْضهَا تُعَرِّس , وَفِي نُسْخَة الْخَطَّابِيّ تَفْرُش أَوْ تَعْرِش. قَالَ فِي اللُّمَعَاتِ بِفَتْحِ التَّاء وَضَمّ الرَّاء مِنْ فَرَشَ الطَّائِر إِذَا…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Adı geçen 5 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih صحيح Hadis No. 2675
Şuayb el-Arnaûtv. 1438 h. HasenHasan Hadis No. 2675
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. HasenHasan Hadis No. 2675
Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîdv. 1392 h. SahihSahih Hadis No. 2675
Ebû Dâvûdv. 275 h. سكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح Hadis سنن أبي داود No. 2675
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (14)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الترغيب (2268)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح أبي داود (5268)
  • SahihElbânî صحيح — صحيح الجامع (2425)
  • Senedi sahihElbânî إسناده صحيح — السلسلة الصحيحة (487)
  • Senedi sahihElbânî إسناده صحيح — السلسلة الصحيحة (1/64)
  • Senedi sahihElbânî إسناده صحيح — هداية الرواة (3473)
  • Senedi sahihŞuayb el-Arnaût إسناده صحيح — تخريج سنن أبي داود (5268)
  • Senedi sahihŞuayb el-Arnaût إسناده صحيح — تخريج سنن أبي داود (2675)
  • Ebû Dâvûd سكت عنه [وقد قال في رسالته لأهل مكة كل ما سكت عنه فهو صالح — سنن أبي داود (5268)
  • Hasenİbn Hacer el-Askalânî حسن كما قال في المقدمة — هداية الرواة (3/406)
  • Senedi sahihNevevî إسناده صحيح — رياض الصالحين (519)
  • Münzirî لا ينزل عن درجة الحسن وقد يكون على شرط الصحيحين أو أحدهما — الترغيب والترهيب (3/214)
  • Senedi sahihİbnü'l-Mülakkın إسناده صحيح — البدر المنير (8/689)
  • Sahihزكريا الأنصاري صحيح — أسنى المطالب (3/390)

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1610

İbni Mes’ud (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Biz Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ile birlikte bir seferde idik. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) abdest bozmaya gitmişti. Bu arada biz iki yavrusu olan bir kuş görmüştük. Kuşun yavrularını aldık. Kuşcağız yavrularını kurtarmak…

وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال‏:‏ كنا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم في سفر، فانطلق لحاجته، فرأينا حمرة معها فرخان، فأخذنا فرخيها، فجاءت الحمرة فجعلت تعرش فجاء النبي صلى الله عليه وسلم فقال‏:‏ ‏"‏من فجع هذه بولدها‏؟‏…

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd

Ayrıca rivayet edenler… (11)
  • البحر الزخار بمسند البزار (1790)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • البحر الزخار بمسند البزار 10-13 (42)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • التاريخ الكبير للبخاري (68)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • السير لأبي إسحاق الفزاري (44)وَرَأَى قَرْيَةَ نَمْلٍ حَرَّقْنَاهَا ، فَقَالَ : مَنْ حَرَّقَ هَذِهِ ؟ قُلْنَا : نَحْنُ . قَالَ : إِنَّهُ لا يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • المعجم الكبير للطبراني (2927)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13569)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13570)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13571)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (13610)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • كشف الأستار (1453)لا يُعَذِّبُ بِالنَّارِ إِلا رَبُّ النَّارِ
  • مصنف ابن أبي شيبة (32439)إنْ ظَفِرْتُمْ بِفُلَانٍ وَفُلَانٍ فَأَحْرِقُوهُمَا بِالنَّارِ , حَتَّى إذَا كَانَ الْغَدُ بَعَثَ إلَيْنَا , إنِّي كُنْتُ أَمَرْتُكُمْ بِتَحْرِيقِ هَذَيْنِ الرَّجُلَيْنِ وَرَأَيْتُ أَنَّهُ لَا يَنْبَغِي أَنْ يُعَذِّبَ بِالنَّارِ إلَّا اللَّهُ ، فَإِنْ ظَفِرْتُمْ بِهِمَا فَاقْتُلُوهُمَا

Aynı konuda

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1609

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bizi bir birlik içinde savaşa gönderirken Kureyşli iki kişinin adını vererek “Falan ve filanı ele geçirirseniz ateşte yakınız” buyurdu. Sonra yola çıkacağımız sırada: “Ben falan ve filanı ele geçirirseniz…

عن أبي هريرة رضي الله عنه قال‏:‏ بعثنا رسول الله صلى الله عليه وسلم في بعث فقال‏:‏ ‏"‏إن وجدتم فلانًا وفلانًا‏"‏ لرجلين من قريش سماهما ‏"‏فأحرقوهما بالنار‏"‏ ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم حين أردنا الخروج‏:‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 6 başka rivayet

Konular

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ