وعن ابن مسعود رضي الله عنه قال: من سره أن يلقى الله تعالى غدًا مسلمًا، فليحافظ على هؤلاء الصلوات، حيث ينادى بهن، فإن الله شرع لنبيكم صلى الله عليه وسلم سنن الهدى، وإنهن من سنن الهدى، ولو أنكم صليتم في بيوتكم كما يصلي هذا المتخلف في بيته لتركتم سنة نبيكم، ولو تركتم سنة نبيكم لضللتم، ولقد رأيتنا وما يتخلف عنها إلا منافق معلوم النفاق، ولقد كان الرجل يؤتى به، يهادى بين الرجلين حتى يقام في الصف. ((رواه مسلم وفي رواية له قال: إن رسول الله صلى الله عليه وسلم علمنا سنن الهدى، وإن من الهدى الصلاة في المسجد الذي يؤذن فيه)).
İbni Mesud (Allah Ondan razı olsun) şöyle dediği rivayet edilmiştir. Her kim Allah'ın huzuruna müslüman olarak çıkmak sevindirecekse namazlarını ezan okunan yerde yani camiler ve mescidlerde devam etsin. Şüphesiz ki Allah peygamberiniz için hidayet yollarını açıklamıştır. Bu namazlarda hidayet yollarındandır. Şayet sizde cemaati terk edip namazı evinde kılan şu adam gibi namazları kılacak olursanız peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz.
Eğer peygamberinizin sünnetini bırakırsanız sapıklığa düşersiniz. Benim gördüğüm kadarıyla cemaatleri ancak münafıklığı belli olanlar geri kalırdı. Aramızda öyle kimseler olurdu ki kendi başına yürüyemeyecek durumda olan kişi iki kişinin arasında sallanarak namaza getirilir ve safa yerleştirilirdi. Müslim’den bir rivayete göre İbni Mesud şöyle demiştir. Şüphesiz ki Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) bize hidayet yollarını öğretmiştir. İçinde ezan okunan mescidlerde namaz kılmak da hidayet yollarındandır. (Müslim, Mesacid 256-257)
Rivayet eden: Müslim (No. 654a, 654b), Nesâî (No. 849), İbn Mâce (No. 777) ve Ahmed b. Hanbel (No. 3440, 3740, 3782, 4125). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1069).