Humeyd b. Abdirrahman'dan rivayet edildiğine göre o, Muâviye b. Ebî Sufyân -radıyallahu anhuma-'yı, hac yaptığı yıl minber üzerinde hutbe okurken işitmiştir. Muâviye -radıyallahu anh-, bu arada bir muhafız askerinin elinde bulunan bir tutam saç demetini el uzatıp aldı da şöyle dedi: Ey Medine…
قُصَّةً مِنْ شَعَرٍ وَكَانَتْ فِي يَدَىْ حَرَسِيٍّ فَقَالَ يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ، أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ مِثْلِ هَذِهِ، وَيَقُولُ " إِنَّمَا هَلَكَتْ بَنُو…
Ebu Abdurrahman Muaviye b. Ebî Sufyan -radiyallahu anh-'den rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «(Benden) bir şeyi ısrarla istemeyin. Allah'a yemin olsun ki, biriniz benden bir şey ister de o istediğini benden ben hoşnut olmasam da alır ve böylece…
Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir ilim halkasında oturan sahabelerin yanına geldi de onlara: «Burada niçin oturuyorsunuz?» diye sordu. Bize İslâmiyet’i nasip ederek büyük bir lütufta bulunması sebebiyle Allah’ı zikretmek ve O'na hamdetmek için oturuyoruz, diye cevap verdiler…
Muâviye b. Ebî Sufyân -radıyallahu anh-'dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Göz makatın bağıdır. Göz uyuyunca bağ çözülmüş demektir.»