قُصَّةً مِنْ شَعَرٍ وَكَانَتْ فِي يَدَىْ حَرَسِيٍّ فَقَالَ يَا أَهْلَ الْمَدِينَةِ، أَيْنَ عُلَمَاؤُكُمْ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَنْهَى عَنْ مِثْلِ هَذِهِ، وَيَقُولُ " إِنَّمَا هَلَكَتْ بَنُو إِسْرَائِيلَ حِينَ اتَّخَذَهَا نِسَاؤُهُمْ "
Humeyd b. Abdirrahman'dan rivayet edildiğine göre o, Muâviye b. Ebî Sufyân -radıyallahu anhuma-'yı, hac yaptığı yıl minber üzerinde hutbe okurken işitmiştir. Muâviye -radıyallahu anh-, bu arada bir muhafız askerinin elinde bulunan bir tutam saç demetini el uzatıp aldı da şöyle dedi: Ey Medine ahâlîsi! Sizin alimleriniz nerededir? Ben Nebi -sallalahu aleyhi ve sellem-'den şu elimdeki gibi saçları takınmaktan yasakladığını şöyle derken işittim: «İsrailoğulları, kadınları şu takma saçları edindikleri zaman helak olmuşlardır.»
Rivayet eden: Buhârî (No. 3468, 5932), Müslim (No. 2127a, 2127b), Ebû Dâvûd (No. 4167), Tirmizî (No. 2781), Nesâî (No. 5245), İmâm Mâlik (No. 1734) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16287).
Humeyd b. Abdirrahmân b. Avf -rahimehullah- Muaviye -radıyallahu anh-'ı hac yaptığı yıl minber üzerinde elinde bir tutam saçla hutbe verirken işittiğini haber vermiştir. Bu saç, kendisini koruyan askerlerden birinin elinde kıvrım kıvrım duruyordu ve Muaviye -radıyallahu anh- onu aldı ve sonra şöyle dedi: Ey Medine ahâlîsi! Sizin alimleriniz nerededir? Muaviye -radıyallahu anh- bu sözü, bu münkeri inkar etmekte ve değiştirip ortadan kaldırmakta gafil davranıp bu hususu ihmal ettikleri için o alimleri yadsımak babında söylemiştir. Sonra onlara Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisine şöyle söylediğini haber vermiştir: Allah Teâlâ, İsrailoğulları'nın kadınları şu takma saçları edinip kaynak yaptıklarından (saçları birbirine eklediklerinden) dolayı hepsini helak etmiştir. Çünkü onlar bu münkeri karşı çıkmayarak yasaklanan şeyi işleyen kimseler topluluğuna dahil olmuşlardır. Şerhu Muslim, Nevevî, (14/108), Fethu'l-Bar'î, (6/516)
Arapça açıklama
يخبر حُميد بن عبد الرحمن بن عوف رحمه الله أنه سمع معاوية رضي الله عنه عام حَجَّ وهو على المِنْبَر، وبيده قُصَّة من شَعْرٍ، وهي شَعْر مكْفُوف بعضه على بعض، كانت بيد أَحَد خدمه الذين يحرسونه فتناولها منه، فقال: يا أهل المدينة أين عُلَمَاؤُكُمْ؟! من باب الإنكار عليهم بإهمالهم إنكار هذا المنكر وغفلتهم عن تغييره، ثم أخبرهم رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم أخبره أن الله تعالى أهلك بني إسرائيل عندما اتخذ نساؤها هذه القصة، ووصلها بالشعر، وإنما أهلكوا جميعا؛ لإقرارهم المنكر مع ما انضم إلى ذلك من ارتكابهم ما ارتكبوه من المناهي.
جواز تناول الشيء في الخطبة؛ ليراه من لم يكن رآه عند الحاجة.
جواز اتخاذ الأمراء للحراس.
وجوب اهتمام ولاة الأمور بإنكار المنكرات، والحث على إزالتها والتَّأنيب على من قَصَّر في إنكارها ممن هو أهل لذلك.
الإنكار علنًا لا سيما إذا كان المنكر فاشيًا، فيفشي إنكاره تأكيدا؛ ليحذر منه.
النهي عن وصْلِ الشَّعْر بغيره، أو وضع شعر كامل على الرأس ولو للأصلع، وهو: ما يسمى بالباروكة.
ظهور المُنْكرات في عامة الناس وعدم إنكارها من الخاصة؛ سبب لاستحقاق الهلاك، وعموم العقاب من الله -تعالى-.
وجود المنكرات في خير القرون.
إباحة الحديث عن بني إسرائيل، وكذا غيرهم من الأمم؛ للتحذير مما وقعوا فيه.