Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ibadet, ilim veya başka hayırlı bir maksatla -günün başında ya da sonunda, herhangi bir vakitte- mescide gelen kimseyi, Allah’ın ona Cennet'te bir makam ve ikram hazırladığıyla müjdelemiştir. Kişi mescide gece veya gündüz her gelişinde bu ikram yenilenir.
Hadisten çıkan dersler
Camiye gitmenin fazileti ve orada cemaatle namaza devam etme hususundaki teşvik (büyüktür). Zira camilere gitmekten geri duran kimse, Allah Teâlâ’nın kendi evine yönelenler için hazırladığı hayırdan, faziletten, sevaptan ve ikramdan ne kadar da mahrum kalmaktadır.
İnsanlar kendi evlerine gelen kimseye ikram eder, ona yemek ikram ederler. Allah Teâlâ ise mahlûkatından çok daha ikram sahibidir. Kim O’nun evine giderse, Allah ona ikram eder; onun için Cennet'te büyük ve görkemli bir ikram (konaklama) hazırlamıştır.
Camilere gitmekten dolayı sevinç ve coşku duymak gerekir; çünkü kişi camiye -sabah ya da akşam- her gidişinde kendisi için (Cennet'te) bir ikram hazırlanır.
Arapça açıklama
بَشَّرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم مَن أتى المَسجدَ للعبادة أو العلم أو لغير ذلك مِن مقاصد الخير في أيِّ وقت؛ أولَ النهار أو آخرَه بأنَّ الله قد هَيَّأَ له مَكانًا وضِيافة في الجنة، كلّما جاء المسجد في ليل أو نهار.
فَضْل الذهاب إلى المسجد، والحَثُّ على المحافظة على صلاة الجماعة فيه، فَكَم يَفُوْتُ المُتَخَلِّف عن المساجد من الخير والفضل والأجر والضيافة التي يعدُّها الله تبارك وتعالى لقاصِدِيْ بيته.
إذا كان الناس يُكرِمُون من جاء بيوتَهم، ويُقَدِّمون له الطعام، فالله تبارك وتعالى أَكْرَمُ مِن خَلْقِه! فمَن قَصَدَ بيتَه أَكرمَه، وأَعَدّ الله له نزلًا عظيمًا وكبيرًا.
الفرح والغِبْطَة بالذهاب للمساجد؛ لأنه يُعَدّ له نُزُلٌ كلّما غَدَا أو رَاح بِعَدَد ذهابِه.