İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim45. kitap

Eğer sen gerçekten söylediğin gibiysen, sanki onlara sıcak kül yedirmektesin. Sen bu hal üzere devam ettiğin müddetçe, senin yanında muhakkak Allah tarafından onlara karşı bir yardımcı bulunmaya devam edecektir

باب صِلَةِ الرَّحِمِ وَتَحْرِيمِ قَطِيعَتِهَا ‏‏

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 2558a

Râvi:Ebû Hureyre

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ الْعَلاَءَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ

لِي قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ وَيُسِيئُونَ إِلَىَّ وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ وَيَجْهَلُونَ عَلَىَّ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ لَئِنْ كُنْتَ كَمَا قُلْتَ فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ وَلاَ يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ عَلَيْهِمْ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ ‏"

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre:

Bir adam şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Benim bir takım akrabalarım var ki, ben akrabalık bağımı sürdürdüğüm halde onlar benimle akrabalık bağlarını kesip koparıyorlar. Ben onlara iyilik yaptığım halde, onlar bana kötü davranıyorlar. Ben onlara anlayışlı yumuşak davrandığım halde, onlar bana kaba ve cahilce davranıyorlar. Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Eğer sen gerçekten söylediğin gibiysen, sanki onlara sıcak kül yedirmektesin. Sen bu hal üzere devam ettiğin müddetçe, senin yanında muhakkak Allah tarafından onlara karşı bir yardımcı bulunmaya devam edecektir.»

Rivayet eden: Müslim (No. 2558a) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7651, 8975, 9894).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Bir adam, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, kendilerine iyi davrandığı bazı yakınlarının ve akrabalarının olduğunu, onların ise kendisine tam tersi davrandıklarından şikâyet etti. O, onlarla bağını sürdürdüğü ve onları ziyaret ettiği halde, onlar bağlarını koparmışlar; onlara iyilik ve sadakatle iyi davrandığı halde, onlar ona haksızlık etmişler ve zalimce davranmışlar; onlara karşı yumuşak huylu ve affedici olduğu halde, onlar ona karşı çirkin söz ve fiillerle cahilce hareket etmişlerdi. Bunun üzerine adam, bütün bunlara rağmen onlarla ilişkisini sürdürmeye devam edip etmemesi gerektiğini sormuştur.

Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: Eğer anlattığın gibi ise, sen onları utandırıyor ve kendi nefislerinde küçültüyorsun. Sanki onlara sıcak kül yediriyor gibisin.” Bu benzetme, senin onlara çokça iyilik yapmana rağmen onların çirkin davranışlarının kendi vicdanlarında oluşturduğu eziklik ve utancı ifade etmektedir. Sen, onlara iyilik yapmaya devam ettiğin ve onlar da sana kötülük etmeyi sürdürdükleri müddetçe, Allah tarafından sana yardım eden ve onların eziyetini senden uzaklaştıran bir destekçi seninle beraber olmaya devam edecektir.

Hadisten çıkan dersler

  • Kötülüğe iyilikle karşılık vermek, kötülük yapan kimsenin hakka dönmesine vesile olabilecek bir davranıştır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Sen kötülüğü en güzel şekilde sav. Bir de bakarsın ki, o zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki candan bir dost oluverir.”
  • Allah’ın emrine uymak, kişi buna bağlı olarak bir zarar görse bile, Mümin kul için Allah’ın yardımına mazhar olmasının bir sebebidir.
  • Akrabalık bağlarını koparmak dünyada acı ve azap, ahirette ise günah ve hesaptır.
  • Bir Müslüman, yaptığı salih amellerde yalnızca Allah'ın rızasını gözetmeli (sevabını O'ndan beklemeli); insanların verdiği eziyetler ve vefasızlıkları (akrabalık bağlarını koparmaları) onu güzel alışkanlıklarından alıkoymamalıdır.
  • Akrabalık bağlarını sürdüren kimse, kendisiyle bağlarını koparmayan akrabasına aynısıyla karşılık veren değil, gerçek akrabalık bağlarını sürdüren kimse, akrabalık bağları koptuğu zaman bu bağları tekrar birleştiren kimsedir.

Arapça açıklama

اشتَكَى رَجُلٌ للنبيِّ صلى الله عليه وسلم بأنّ له قرابةً ورَحِمًا يَتَعامَل معهم بالحُسنى وهم يُعامِلونه بضد ذلك؛ فيَصِلُهم ويأتِيْهم وهم يَقْطَعونه، ويُحسن إليهم بالبر والوفاء ويُسيئون إليه بالجَوْر والجَفَاء، ويَحلم ويعفو عنهم ويَجهلون عليه بالقبيح من القول والفعل، فهل يَستَمِرُّ بالصِّلَة لهم مع ما ذُكِر؟

فقال له النبيُّ صلى الله عليه وسلم: إنْ كان كما ذَكَرتَ فإنك تُخزِيهم وتَحْقِرُهم في أنفسهم، وكأنك تُطعِمُهم الرَّمَاد الحارّ؛ لكثرة إحسانك وقبيح فِعلِهم عند أنفسهم، ولا يزال معك من عند الله مُعين لك عليهم، ودافِع عنك أذاهم ما دُمْتَ على ما ذَكرتَ من إحسانك إليهم، وظَلُّوا هم على إساءتهم إليك.

  • مقابلة الإساءة بالإحسان مَظِنّة رجوع المسيء إلى الحق، كما قال تعالى: (ادفع بالتي هي أحسن فإذا الذي بينك وبينه عداوة كأنه ولي حميم).
  • امتثال أمْر الله ولو حصل له أذى سببٌ لعون الله للعبد المؤمن.
  • قطيعة الرحم أَلَمٌ وعذابٌ في الدنيا، وإثمٌ وحساب في الآخرة.
  • ينبغي على المسلم أنْ يَحتَسِب في عمله الصالح، ولا يقطعه أذى الناس وقطيعتُهم عن عادته الطيبة.
  • ليس الواصلُ لِرَحِمِهِ مَن يُكافِئ مَن وَصَله، ولكن الواصل حقيقة هو الذي إذا قُطِعَتْ رَحِمُه وَصَلَها.

Klasik şerh

Nevevî — Şerhu Sahîhi Müslim

قَوْله صَلَّى اللَّه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ لِلَّذِي يَصِل قَرَابَته وَيَقْطَعُونَهُ : ( لَئِنْ كُنْت كَمَا قُلْت فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمْ الْمَلّ , وَلَا يَزَال مَعَك مِنْ اللَّه تَعَالَى ظَهِير عَلَيْهِمْ مَا دُمْت عَلَى ذَلِكَ ) ( الْمَلّ ) بِفَتْحِ الْمِيم : الرَّمَاد الْحَارّ , وَ ( تُسِفُّهُمْ ) بِضَمِّ التَّاء وَكَسْر السِّين وَتَشْدِيد الْفَاء , وَ ( الظَّهِير ) الْمُعِين , وَالدَّافِع لِأَذَاهُمْ. وَقَوْله : ( أَحْلُم عَنْهُمْ ) بِضَمِّ اللَّام. ( وَيَجْهَلُونَ ) أَيْ يُسِيئُونَ , وَالْجَهْل هُنَا الْقَبِيح مِنْ الْقَوْل , وَمَعْنَاهُ كَأَنَّمَا تُطْعِمهُمْ الرَّمَاد الْحَارّ , وَهُوَ تَشْبِيه لِمَا يَلْحَقهُمْ مِنْ الْأَلَم بِمَا يَلْحَق آكِل الرَّمَاد الْحَارّ مِنْ الْأَلَم , وَلَا شَ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 318

Yine Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) dan rivayet edildiğine bir adam : -Ya Rasulullah benim akrabalarım var, ben onları ziyaret ediyorum onlar benimle alakayı kesiyorlar. Ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara anlayışlı yumuşak davranıyorum, onlar bana kaba ve…

" لَئِنْ كُنْتَ كَمَا قُلْتَ ، فَكأنَّمَا تُسِفُّهُمْ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللهِ ظَهِيرٌ عَلَيْهِمْ مَا دُمْتَ عَلَى ذلِكَ "

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 647

Ebû Hüreyre (Allah Ondan razı olsun) dan rivâyet edildiğine göre bir adam peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e: Ya Rasûlallah benim akrabalarım var, onları ziyaret ediyorum, onlar ise benimle irtibatı kesiyorlar, ben onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük yapıyorlar. Onlara anlayışlı ve…

وعن أبى هريرة رضي الله عنه أن رجلاً قال‏:‏ يا رسول الله إن لى قرابة أصلهم ويقطعونى، وأحسن إليهم ويسيئون إلى، وأحلم عنهم ويجهلون على‏!‏ فقال‏:‏ “لئن كنت كما قلت فكأنما تسفهم المل ولا يزال معك من الله تعالى ظهير عليهم ما…

Râvi: Ebû Hureyre

Ayrıca rivayet edenler… (8)
  • الأدب المفرد للبخاري (52)لِي قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونَ ، وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ ، وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ ، قَالَ : لَئِنْ كَانَ كَمَا تَقُولُ كَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ عَلَيْهِمْ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • البر والصلة لابن الجوزي (193)لِي قَرَابَةً : أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي ، وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ ، وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ ،وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ ، وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ . قَالَ : إِنْ كُنْتَ كَمَا تَقُولُ ، فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلَنْ يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ عَلَيْهِمْ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • المعجم الأوسط للطبراني (2866)لِي قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي ، وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ ، وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ ، وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ ، فَقَالَ : إِنْ كَانَ كَمَا تَقُولُ ، فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ عَلَيْهِمْ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • تصحيفات المحدثين (108)لَكَأَنَّمَا تَسْقِيهِمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • شعب الإيمان للبيهقي (7464)لِي قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي ، وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ ، وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ ، فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ : إِنْ كَانَ كَمَا تَقُولُ فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • صحيح ابن حبان (455)لِي قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي ، وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ ، وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ ، وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ ، فقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : لَئِنْ كَانَكَمَا تَقُولُ ، فَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظُهَيْرٌ ، مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • صحيح ابن حبان (456)لِيقَرَابَةً أَصِلُهُمْ ، وَيَقْطَعُونِي ، وَأُحْسِنُ إِلَيْهِمْ وَيُسِيئُونَ إِلَيَّ ، وَأَحْلُمُ عَنْهُمْ وَيَجْهَلُونَ عَلَيَّ ، فقَالَ النَّبِيُّ ﷺ : لَئِنْ كَانَ كَمَا تَقُولُ ، لَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ ، وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظُهَيْرٌ ، مَا دُمْتَ عَلَى ذَلِكَ
  • غريب الحديث للحربي (666)لِيَ قَرَابَةً أَصِلُهُمْ وَيَقْطَعُونِي , أُحْسِنُ إِلَيْهِمْ وَيَسِيئُونَ , وَأَحْلُمُ وَيَجْهَلُونَ ، قَالَ : لَئِنْ كَانَ كَمَا تَقُولُ ، لَكَأَنَّمَا تُسِفُّهُمُ الْمَلَّ , وَلا يَزَالُ مَعَكَ مِنَ اللَّهِ ظَهِيرٌ

Konular