Bureyde -radıyallahu anh-'den merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Cihada çıkan erkeklerin geride bıraktıkları hanımları, cihada çıkmayan erkeklere kendi anneleri gibi haramdır. Bunlardan bir erkek, mücahitlerden birinin ailesine bakmayı üzerine alır da hıyanet ederse kıyamet günü bu adam durdurulur, o mücahit bunun amelinden dilediğini alır.» Bureyde diyor ki, sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize döndü ve; «Ne dersiniz?» buyurdu.
Rivayet eden: Müslim (No. 1897a), Ebû Dâvûd (No. 2496), Nesâî (No. 3189, 3190, 3191) ve Ahmed b. Hanbel (No. 21899, 21926).
Asıl olan, yabancı bir kadının yabancı adamlara haram olmasıdır. Bu haramlık Allah Teâlâ yolunda cihada çıkan ve geride hanımlarını bırakan mücahitlerin hanımları söz konusu olunca daha da artmaktadır. Onları geride kalan (erkeklere) emanet ederler. Onların üzerine düşen o kadınların ırzları konusunda dikkat etmeleridir. Onlarla yalnız kalmaktan, onlara bakmaktan ve onlara yakışık almayacak ifadelerle seslenmekten sakınmalıdırlar. Çünkü onlar diğer mümin erkeklere haramlık konusunda kendi annelerinin haram olmaları gibi haramdırlar. Çünkü mücahitler, geride kalan erkeklere tıpkı kendi ailelerine bakmaları gerektiği gibi onlara da öylece bakmalarını vasiyet etmişlerdir. Nebi –sallallahu aleyhi ve sellem- onların ihtiyaçlarını giderme noktasında onlara hıyanet etmeden, onlara haram bakışlarla bakmadan ya da onlarla bir harama düşmeye uğraşmadan insanın üzerine düşeni yapması gerektiğini açıklamıştır. Yine ondan (savaşa gitmeyip geride kalan kişiden) yapılması istenilen, kadınları koruma, onlara itina gösterme, onlara hayrın ulaştırılması ve onlara eziyet verecek şeyin onlardan uzaklaştırılması konusunda eksiklik olmamasıdır. «Bunlardan bir erkek, mücahitlerden birinin ailesine bakmayı üzerine alır da hıyânet ederse kıyamet günü bu adam durdurulur, o mücahit bunun amelinden dilediğini alır.» Manası: Mücahitler, hanımlarından uzak olduklarında onların hanımlarına ilişmeye cüret edip onlara hıyanet etmeleridir. Allah Teâlâ kıyamet günü mücahidin, hainin iyiliklerinden gözü aydın olana ve razı olana kadar almasına imkân verir. Sonra da Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize döndü ve «Ne dersiniz?» buyurdu. Yani mücahidin o makamda onun iyiliklerinden alması ve bunu çokça yapması konusunda ne dersiniz? İyiliklerinden hiçbir şey kalmayıncaya kadar alır. (Şeyh) Abbad’ın Ebu Davud’un Es-Sünne isimli kitabının elektronik şerhi olan Mirkâtü’l-Mefâtih isimli kitabından (6/2461) alınmıştır.
Arapça açıklama
الأصل أن المرأة الأجنبية تحرم على غيرها من الرجال الأجانب ويزداد الأمر حُرْمَة في نساء المجاهدين الذين خرجوا للجهاد في سبيل الله تعالى وتركوا نساءهم خلفهم، وائتمنوا المقيمين عليهن.
فالواجب عليهم الحذر من أن يقعوا في أعراضهم، لا بخلوة ولا نظر ولا كلام فاحش؛ لأنهن في التحريم كَحُرمة أمهاتهم عليهم، فبين النبي صلى الله عليه وسلم أن على الإنسان أن يقوم بما يجب لهم ولا يخونه فيهم لا بأن ينظر أو يحاول أن يقع في أمر محرم، ولا في أن يُقَصِّر فيما هو مطلوب منه من الرعاية والعناية وإيصال الخير إليهم ودفع الأذى عنهم.
"ما من رَجُلٍ من القَاعِدِين يَخْلِف رجُلا من المجاهدين في أهله، فَيَخُونُهُ فيهم إلا وقَف له يوم القيامة، فيأخذ من حسناته ما شاء حتى يَرْضى" والمعنى : أن من تجرأ على نساء المجاهدين حال غيبتهم وخانهم في نسائهم، فإن الله تعالى يمكن المجاهد منه يوم القيامة؛ فيأخذ المجاهد من حسنات الخائن ما شاء حتى يرضى وتقرَّ عينه.
ثم قال صلى الله عليه وسلم : "فما ظنكم؟" أي: فما تظنون في رغبة المجاهد في أخذ حسناته والاستكثار منها في ذلك المقام؟ أي لا يبقى منها شيء إلا أخذه.
الحضُّ على التكافل بين المسلمين وحرص كل منهم على سلامة الآخرين.
التحذير من الخيانة ويشتد ذلك في حقِّ المجاهدين في سبيل الله؛ لأن المجاهدين يقومون بنصرة الدين ويدافعون عن القاعدين، فلا يجوز لقاعد أن يتعرض لنسائهم بوجه من الوجوه مستغلًا غياب الزوج.
يعاقب المعتدي على نساء المجاهدين بعرض حسناته يوم القيامة على ذلك المجاهد ليأخذ منه ما شاء.
حِيطة الإسلام على سلامة أمن المجاهدين والغائبين عن أهليهم.
فيه عِظم فضل المجاهدين وأن الشرع قد حَمى أعراضهم حال غيبتهم وتوعَّد من ينتهكها بأشد العقوبات.
وعن بريدة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "حرمة نساء المجاهدين على القاعدين كحرمة أمهاتهم، ما من رجل من القاعدين يخلف رجلا من المجاهدين في أهله، فيخونه فيهم إلا وقف له يوم القيامة، فيأخذ من…