İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim1. kitap

Muhakkak ki senin için temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecektir

باب مَعْرِفَةِ طَرِيقِ الرُّؤْيَةِ ‏‏

Sahih Sahîh-i Müslim hadisi Sahîh-i Müslim 182c

Râvi:Ebû Hureyre

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ

أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَنْ يَقُولَ لَهُ تَمَنَّ ‏.‏ فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى فَيَقُولُ لَهُ هَلْ تَمَنَّيْتَ فَيَقُولُ نَعَمْ ‏.‏ فَيَقُولُ لَهُ فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ ‏"

Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

«Muhakkak, sizden biriniz Cennet'in en alt derecesinde bulunsanız bile, ona ( gönlünden geçenleri) temenni et denilecek. O da devamlı temenni edip duracak. Bunun üzerine ona (kalbinden geçenleri) tamamen temenni ettin mi diye sorulacak. Evet cevabını verince ona şöyle denilecek: Muhakkak ki senin için temenni ettiğin şeyler bir misli fazlasıyla sana verilecektir.»

Rivayet eden: Müslim (No. 182c) ve Ahmed b. Hanbel (No. 7821).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Cennet'e giren kimseler arasında makam ve mertebe bakımından en alt derecede olan kişiye şöyle denileceğini haber vermiştir: (Allah ona) 'Dilekte bulun' der. O da diler, diler... Öyle ki aklına gelebilecek hiçbir dilek kalmayıp hepsini sayana kadar dilemeye devam eder. Sonra (Allah) ona: 'Diledin mi (isteklerin bitti mi)?' diye sorar. Kul: 'Evet' der. Bunun üzerine Allah ona şöyle buyurur: 'Şüphesiz ki dilediğin her şey ve bir o kadarı daha senindir.'"

Hadisten çıkan dersler

  • Cennet ehlinin mertebelerinde ve makamlarındaki farklılıklar vardır.
  • Allah Subhânehû ve Teâlâ'nın cömertliğinin ne kadar büyük olduğu açıklanmıştır.
  • Cennet nimetleri belirli bir şeyle sınırlı değildir; aksine Mümin, Allah Teâlâ’nın bir lütfu, ihsanı ve ikramı olarak orada canının çektiği ve arzuladığı her şeyi bulur.

Arapça açıklama

أخبر النبيُّ صلى الله عليه وسلم أن أدنى وأقل منزلة ومرتبة لمن دخل الجنة أن يقول له: تمن، فيتمنى، ويتمنى، حتى لا يبقى له أمنية إلا وذكرها، فيقول له: هل تمنيت؟ فيقول: نعم، فيقول له: فإن لك ما تمنيت ومثله معه.

  • تفاوت منازل أهل الجنة.
  • بيان عظم كرم الله سبحانه وتعالى.
  • لا ينحصر نعيم الجنة على شيء معين، بل يجد فيها المؤمن كل ما يتمناه وتشتهيه نفسه فضلًا وجودًا وكرمًا من عند الله تعالى.

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Müslimv. 261 h. Sahihصحيح Hadis صحيح مسلم No. 182
Diğer rivayetlerle ilgili hükümler (1)
  • Senedi sahihŞuayb el-Arnaût إسناده صحيح على شرط الشيخين — تخريج المسند لشعيب (8168)

Diğer rivayetler

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1893

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Sizden cennetin en aşağı derecesinde bulunan birine Allah; ne dilersen dile diyecek. O da bütün dileklerini söyleyecek. Kendisine; Kalbinden geçenlerin hepsini diledin mi…

"‏إن أدنى مقعد أحدكم من الجنة أن يقول له‏:‏ تمن فيتمنى ويتمنى، فيقول له‏:‏ هل تمنيت‏؟‏ فيقول‏:‏ نعم، فيقول له‏:‏ فإن لك ما تمنيت ومثله معه‏"

Râvi: Ebû Hureyre

Ayrıca rivayet edenler… (6)
  • الإلماع إلى علم أصول الرواية لقاضي عياض (105)إِنَّ أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ فِي الْجَنَّةِ أَنْ يَقُولَ لَهُ تَمَنَّ ، فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى ، فَيَقُولُ لَهُ :هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيَقُولُ لَهُ : فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ
  • الإيمان لابن منده (809)إِنَّ أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَنْ يُقَالَ لَهُ : تَمَنَّ ، فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى ، فَيُقَالُ لَهُ : هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ ، فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيَقُولُ : لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلُهُ مَعَهُ
  • المسند المستخرج على صحيح مسلم لأبي نعيم (376)أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَنْ هِيَ لَهُ أَنْ يُقَالَ لَهُ : تَمَنَّ فَيَتَمَنَّى ، وَيَتَمَنَّى فَيَقُولُ لَهُ : هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ ، فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيَقُولُ لَهُ : فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ ، وَمِثْلَهُ مَعَهُ
  • شرح السنة (4308)إِنَّ أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ ، أَنْ يُقَالَ لَهُ : تَمَنَّ ، فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى ، فَيُقَالُ لَهُ : هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيُقَالُ لَهُ : فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ
  • صحيفة همام بن منبه (56)أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَنْ هُيِّئَ لَهُ أَنْ يُقَالَ لَهُ : تَمَنَّ فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى , فَيُقَالُ لَهُ : هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيَقُولُ لَهُ : فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ
  • مستخرج أبي عوانة (322)إِنَّ أَدْنَى مَقْعَدِ أَحَدِكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ أَنْ يُقَالَ لَهُ : تَمَنَّ ، فَيَتَمَنَّى وَيَتَمَنَّى أَوْ يُقَالَ لَهُ : هَلْ تَمَنَّيْتَ ؟ فَيَقُولُ : نَعَمْ ، فَيُقَالَ لَهُ : فَإِنَّ لَكَ مَا تَمَنَّيْتَ وَمِثْلَهُ مَعَهُ

Aynı konuda

Geçen âyetler

Konular