«Sizden önceki ümmetlerden bir zat (kabirde) hesaba çekildi; ama hayır namına hiç bir şeyi bulunmadı. Yalnız insanlarla düşüp kalkardı; zengindi. Hizmetkârlarına fakiri (borcundan) affetmelerini emreylerdi. Allah -Azze ve Celle-: Biz buna ondan daha layığız; onu affedin! buyurdu.»
باب فَضْلِ إِنْظَارِ الْمُعْسِرِ
Sahih
Sahîh-i Müslim hadisi
Kudsî hadisSahîh-i Müslim 1561
«Sizden önceki ümmetlerden bir zat (kabirde) hesaba çekildi; ama hayır namına hiç bir şeyi bulunmadı. Yalnız insanlarla düşüp kalkardı; zengindi. Hizmetkârlarına fakiri (borcundan) affetmelerini emreylerdi. Allah -Azze ve Celle-: Biz buna ondan daha layığız; onu affedin! buyurdu.»
Rivayet eden: Müslim (No. 1561), Tirmizî (No. 1307) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16464).
«Adam hesaba çekildi» yani Allah Teâlâ, onu yapmış olduğu ameller üzerine hesaba çekti. «Sizden öncekilerden» yani önceki ümmetlerden. «Onun hayırlı hiçbir ameli bulunmadı» yani Allah Teâlâ’ya yakınlaştıran salih amellerden bulunamadı. «Fakat insanlarla düşüp kalkardı; zengindi. Onlara borç verirdi ve hizmetkârlarına fakirin borcunu affetmelerini emreylerdi.» Borçları tahsil etme esnasında hizmetkarlarına zor durumda olan ve ödemeye güç yetiremeyen fakir borçlulara müsamaha göstermelerini yahut onların borcunu affetmelerini emrederdi. «Allah -Azze ve Celle-: Biz buna ondan daha layığız; onu affedin!» buyurdu. Yani onu, insanlara olan ihsan/iyilik, gösterdiği kolaylık ve yumuşaklık sebebi ile Allah onu mükâfatlandırıp bağışladı.
Arapça açıklama
"حُوسِب رجُل" أي حاسبه الله تعالى على أعماله التي قدمها.
"ممن كان قَبْلَكُمْ" من الأمم السابقة، "فلم يُوجد له من الخَيْر شَيء" أي: من الأعمال الصالحة المقربة إلى الله تعالى .
"إلا أنه كان يُخَالط الناس وكان مُوسِرًا" أي يتعامل معهم بالبيوع والمداينة وكان غنياً.
"وكان يأمُر غِلْمَانَه أن يَتَجَاوَزُوا عن المُعْسِر" أي: يأمر غلمانه عند تحصيل الديون التي عند الناس، أن يتسامحوا مع المُعسر الفقير المديون الذي ليس عنده القدرة على القضاء بأن ينظروه إلى الميسرة، أو يَحطوا عنه من الدَّين.
"قال الله عز وجل : نحن أحق بذلك منه؛ تَجَاوزُوا عنه" أي: عفا الله عنه، مكافأة له على إحسانه بالناس، والرفق بهم، والتيسير عليهم.
فيه أن التسامح مع المَدِين المُعْسِر وتفريج كُرْبته من أفضل الأعمال.
الحث على مخالطة الناس والتعامل معهم.
شَرعُ من قبلنا شَرْعٌ لنا إذا لم يخالف شرعِنا.
الجزاء من جنس العمل.
الحث على التسامح مع المدين إما بالإنظار أو العفو الكلي.
وعن أبي مسعود البدري رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : "حوسب رجل ممن كان قبلكم فلم يوجد له من الخير شيء إلا أنه كان يخالط الناس، وكان موسرًا وكان يأمر غلمانه أن يتجاوزوا عن المعسر قال الله عز…
Huzeyfe,-radıyallahu anhu- göre Nebi -sallallahu -aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ'nın huzuruna kendisine yüce Allah’ın çokça mal mülk verdiği bir kul getirilir. Ona: "Dünyada ne iş yaptın?" diye sorar. (O gün) Kullar Allah’tan hiçbir sözü gizlemezler! Adam: "Ey Rabbim! Bana malını…