Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبَّادٍ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم
ـ يَتَعَوَّذُ مِنْ عَيْنِ الْجَانِّ وَأَعْيُنِ الإِنْسِ فَلَمَّا نَزَلَتِ الْمُعَوِّذَتَانِ أَخَذَهُمَا وَتَرَكَ مَا سِوَى ذَلِكَ .
Senedi göster حَرَكات Harekeler
A−
A+
Bu hadisin henüz Türkçe çevirisi yok: Arapça metin, kaynak ve hüküm burada gösterilir.
Çeviriyi oku: English
Rivayet eden: İbn Mâce (No. 3511 ) ve Nesâî (No. 5494 ).
Âlimlerin hükümleri
Adı geçen 3 âlim aynı hükmü vermemiştir; her biri aşağıda belirtilmiştir.
Âlim Hüküm Kapsam Eser
Elbânîv. 1420 h.
Sahih Sahih
Hadis
No. 3511
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h.
Zayıf Daif
Hadis
No. 3511
Muhammed Fuâd Abdülbâkîv. 1388 h.
Sahih Sahih
Hadis
No. 3511
Diğer rivayetler
Farklı hükümler
Sünen-i Nesâî 5494
Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî Yalnız Arapça
Ayrıca rivayet edenler… (3)
الدعوات الكبير للبيهقي (298)يَتَعَوَّذُ مِنْ عَيْنِ الْجَانِّ ، وَمِنْ عَيْنِ الْإِنْسِ ، فَلَمَّا نَزَلَتِ الْمُعَوِّذَتَانِ أَخَذَ بِهِمَا وَتَرَكَ مَا سِوَى ذَلِكَ السنن الكبرى للنسائي (7616)يَتَعَوَّذُ مِنْ عَيْنِ الْجَانِّ ، وَعَيْنِ الإِنْسِ ، فَلَمَّا نَزَلَتِ الْمُعَوِّذَتَانِ أَخَذَ بِهِمَا ، وَتَرَكَ مَا سِوَى ذَلِكَ مشكل الآثار للطحاوي (2443)يَتَعَوَّذُ مِنْ عَيْنِ الْجَانِّ ، وَعَيْنِ الإِنْسِ , فَلَمَّا نَزَلَتِ الْمُعَوِّذَتَانِ أَخَذَهُمَا , وَتَرَكَ مَا سِوَى ذَلِكَ .
Aynı konuda
Sahih
Riyâzü's-Sâlihîn 1015
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cinlerden ve göz değmesinden Allah’a sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn (Kul eûzü birabbi’l-felak ve kul eûzü birabbi’n-nâs) nâzil oldu. Ondan sonra Muavvizeteyn ile Allah’a…
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال : كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يتعوذ من الجان، وعين الإنسان، حتى نزلت المعوذتان، فلما نزلتا، أخذ بهما وترك ما سواهما . ((رواه الترمذي وقال :حديث حسن )).
Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 2 başka rivayet Şerhli
Önceki hadis No. 3510 Sonraki hadis No. 3512