İçeriğe geç

Sünen-i İbn Mâce0. kitap

Sünen-i İbn Mâce 18

باب تَعْظِيمِ حَدِيثِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَالتَّغْلِيظِ عَلَى مَنْ عَارَضَهُ

Sahih 3 âlimin hükmü Sünen-i İbn Mâce 18

Râvi:Ubâde b. Sâmit

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي بُرْدُ بْنُ سِنَانٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ قَبِيصَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ عُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ الأَنْصَارِيَّ النَّقِيبَ، صَاحِبَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ غَزَا مَعَ مُعَاوِيَةَ أَرْضَ الرُّومِ فَنَظَرَ إِلَى النَّاسِ وَهُمْ يَتَبَايَعُونَ كِسَرَ الذَّهَبِ بِالدَّنَانِيرِ وَكِسَرَ الْفِضَّةِ بِالدَّرَاهِمِ فَقَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّكُمْ تَأْكُلُونَ الرِّبَا سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏

"‏ لاَ تَبْتَاعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ لاَ زِيَادَةَ بَيْنَهُمَا وَلاَ نَظِرَةَ ‏"

Bu hadisin henüz Türkçe çevirisi yok: Arapça metin, kaynak ve hüküm burada gösterilir.

Çeviriyi oku: English

Rivayet eden: İbn Mâce (No. 18).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Klasik şerh

Sindî — Hâşiyetü's-Sindî alâ Süneni İbn Mâce

قَوْله ( النَّقِيب ) أَيْ نَقِيب الْأَنْصَار لَيْلَة الْعَقَبَة قَوْله ( كِسَر الذَّهَب ) بِكَسْرِ الْكَاف كَالْقِطْعَةِ لَفْظًا وَمَعْنَى وَجَمْعهَا كِسَر كَقِطَعِ وَالْمُرَاد أَنَّهُمْ يَتَبَايَعُونَهَا عَدَدًا قَوْله ( وَلَا نَظِرَة ) فَتْح فَكَسْر أَيْ اِنْتِظَار وَلَا تَأْخِير مِنْ أَحَد الطَّرَفَيْنِ فِي هَذَا أَيْ فِيمَا ذَكَرْت مِنْ الذَّهَب وَالْفِضَّة إِلَّا مَا كَانَ أَيْ النَّسِيئَة يُرِيد لَا أَرَى الرِّبَا فِيهَا إِلَّا النَّسِيئَة قَوْله ( إِمْرَة ) كَسْر الْهَمْزَة أَيْ حُكُومَة وِلَايَة قَوْله ( فَقَبَّحَ ) بِالتَّخْفِيفِ فِي الْقَامُوس قَبَّحَهُ اللَّه نَحَّاهُ مِنْ الْخَيْر فَهُوَ مَقْبُوح قَوْله ( وَأَمْثَالك ) بِالرَّفْعِ عَطْف عَلَى اِسْم لَيْسَ وَالنَّصْب عَلَى الْمَعِ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Elbânîv. 1420 h. SahihSahih Hadith Hadis No. 18
Zübeyr Ali Zeîv. 1435 h. Senedi hasenIsnaad Hasan Yalnız senet No. 18
Muhammed Fuâd Abdülbâkîv. 1388 h. SahihSahih Hadis No. 18

Diğer rivayetler

Ayrıca rivayet edenler… (5)
  • الإبانة الكبرى لابن بطة (69)لا تَبَايَعُوا الذَّهَبَ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ ، لا زِيَادَةَ بَيْنَهُمَا وَلا نَظْرَةَ
  • تاريخ دمشق لابن عساكر (6246)لا تَبَايَعُوا الذَّهَبَ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ ، وَلا الْفِضَّةَ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ ، لا زِيَادَةَ بَيْنَهَما وَلا نَظِرَةً
  • فوائد تمام الرازي (772)لا تَبَايَعُوا الذَّهَبَ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ ، وَلا الْفِضَّةَ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ ، لا زِيَادَةَ بَيْنَهُمَا وَلا نَظِرَةَ
  • مسند الشاميين للطبراني (384)لا تَبْتَاعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ لا زِيَادَةَ بَيْنَهُمَا وَلا نَظِرَةَ
  • مسند الشاميين للطبراني (2097)لا تَبَايَعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ إِلا مِثْلا بِمِثْلٍ لا زِيَادَةَ بَيْنَهُمَا وَلا نَظِرَةً

Aynı konuda

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1584a

«Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî surette) satınız. Ve gaibi (mevcut olmayanı) mevcut olanla değiştirmeyin.» Başka bir lafızda; «Ancak elden ele olsun.» Bir diğer lafız da; «Aynı miktarda, misli misline, aynı şekilde olsun.»

Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfu olarak anlatıyor: «Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî…

لاَ تَبِيعُوا الذَّهَبَ بِالذَّهَبِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ وَلاَ تُشِفُّوا بَعْضَهَا عَلَى بَعْضٍ وَلاَ تَبِيعُوا الْوَرِقَ بِالْوَرِقِ إِلاَّ مِثْلاً بِمِثْلٍ وَلاَ تُشِفُّوا بَعْضَهَا عَلَى بَعْضٍ وَلاَ تَبِيعُوا…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1586a

Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka

«Gümüş karşılığında altını veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Buğdayı buğdayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Arpayı arpayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka. Hurmayı hurmayla veresiye değiştirmek faizdir, peşin olursa o başka.»

الْوَرِقُ بِالذَّهَبِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ رِبًا إِلاَّ هَاءَ وَهَاءَ‏"‏ ‏.‏

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 15 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1587c

Altının altınla, gümüşün gümüşle, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla, hurmanın hurmayla, tuzun tuzla (değiştirilmesi) birbiriyle aynı (ölçü veya ağırlık) olması ve elden ele verilmesi gerekir. Çeşitleri farklı ise, elden ele alıp-vermek şartıyla dilediğinizi satabilirsiniz

«Altının altınla, gümüşün gümüşle, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla, hurmanın hurmayla, tuzun tuzla (değiştirilmesi) birbiriyle aynı (ölçü veya ağırlık) olması ve elden ele verilmesi gerekir. Çeşitleri farklı ise, elden ele alıp-vermek şartıyla dilediğinizi satabilirsiniz.»

الذَّهَبُ بِالذَّهَبِ وَالْفِضَّةُ بِالْفِضَّةِ وَالْبُرُّ بِالْبُرِّ وَالشَّعِيرُ بِالشَّعِيرِ وَالتَّمْرُ بِالتَّمْرِ وَالْمِلْحُ بِالْمِلْحِ مِثْلاً بِمِثْلٍ سَوَاءً بِسَوَاءٍ يَدًا بِيَدٍ فَإِذَا اخْتَلَفَتْ هَذِهِ…

Râvi: Ubâde b. Sâmit + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1590a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gümüşün gümüşe, altının altına, başa baş olmayan satışını yasakladı. Bize altın mukabilinde dilediğimiz şekilde gümüş ve gümüş mukabilinde dilediğimiz şekilde altın satın almayı emretti.

Ebu Bekra -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edilen hadiste şöyle haber verilmektedir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gümüşün gümüşe, altının altına, başa baş olmayan satışını yasakladı. Bize altın mukabilinde dilediğimiz şekilde gümüş ve gümüş mukabilinde dilediğimiz şekilde…

عَنِ الْفِضَّةِ بِالْفِضَّةِ وَالذَّهَبِ بِالذَّهَبِ إِلاَّ سَوَاءً بِسَوَاءٍ وَأَمَرَنَا أَنْ نَشْتَرِيَ الْفِضَّةَ بِالذَّهَبِ كَيْفَ شِئْنَا وَنَشْتَرِيَ الذَّهَبَ بِالْفِضَّةِ كَيْفَ شِئْنَا ‏.‏ قَالَ فَسَأَلَهُ…

Râvi: Ebû Bekre + 4 başka rivayet Şerhli